ALPARSLAN AYRAL
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. DÜNYAYI GEZEN TÜRKMEN ŞAİR MESUT OĞUZ’UN ŞİİRLERİNDE SEVGİ

DÜNYAYI GEZEN TÜRKMEN ŞAİR MESUT OĞUZ’UN ŞİİRLERİNDE SEVGİ

0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Dünyanın birçok ülkesini gezmek, çeşitli kültürlerle karşılaşmak, farklı insan tipleri ve karakterlerini tanımak herkese nasip olmaz.

\r

        Mesut Oğuz, denizci olarak askerliğini tamamladıktan sonra denizden bir daha ayrılmamış. 

\r

Emekli olana kadar hayatının büyük bir kısmı karadan uzakta geçmiş.

\r

        İşçi olarak başladığı gemicilikte güverte reisliğine kadar yükselmiş.   

\r

       Ailesinden, vatanından ayrı kalsa da severek yapmış bu mesleği. 

\r

       Aylarca yapılan yolculuklarda şiirleştirmiş dünyasını.

\r

        Özlem, gurbetlik, aşk gibi  duyuları mısralaştırmış.

\r

        Sevdiklerinden uzak kaldığı bir bayramda hanımına   duyduğu özlemi samimi bir üslupla anlatıyor. Karısını gülle karşılaştırıyor ve onu parlayan bir yıldıza benzetiyor.

\r

        Karısına duyduğu sevgi, saygı ve güven Türkmen kültüründeki aile kavramını anlatması bakımından dikkat çekicidir.

\r

        Evinden ayıran deniz onu çaresizleştirmiştir.  

\r

                                    ………

\r

         Gülden güzel yârim

\r

         Gökte yıldız gibi parlayan yârim

\r

         Avradım, yârim yüz akım, can yoldaşım 

\r

         Bu Kurban Bayramı ayrı düştük neyleyim.

\r

         ….. 

\r \r

        “Hasretli Akşam “başlıklı şiirinde duygularını bir fotoğraf gerçekliğinde anlatıyor.

\r

          Gemi tasviri, uçan kuşlar, içtiği sigara dumanı, kuşların sesleri insanı doğa ile bütünleştiriyor. 

\r

        “Hasreti duman eden” imgesi şairin iç dünyasını somutlaştırıyor. Neşe içinde uçan kuşlarla kendi ruh halini karşılaştırıyor.

\r \r

         ……..

\r

         Oturdum geminin pupasına halatların üstüne

\r

         Yuvasına dönen kuşları seyrettim bu akşam

\r

         Cigaramdan çektim bir nefes, hasreti duman ettim

\r

         Neşe içinde uçan kuşların seslerini dinledim bu akşam.

\r \r

         Şair “Anadolu Kızları “başlıklı şiirinde üslubuyla Karacaoğlan’ı hatırlardır. Anadolu’nun kızlarının dertleriyle dertlenir. Onların zengin iç dünyalarını sezinler 

\r

  

\r

                                   

\r

                                    Garip Mesut oturup düşünür

\r

                                    Anadolu kızlarının halini bilir

\r

                                    Deste deste gül derleyip verir 

\r

                                    Gül yüzlüdür şu Anadolu’nun kızları

\r \r

            Şair, denizlerde aylarca süren yolculuklarında istediği zaman sevdiklerine kavuşamamanın hüznünü yaşar. Hayal dünyasında kurduğu buluşmalar gerçek olmasa da hayalî kavuşmalar onu rahatlatır. 

\r

           Bedenini sevdikleriyle bir arada olmamasını bir kader olarak görür. Bir gün mutlaka kavuşacaktır. Sevdiklerini dizeleriyle teselli eder.

\r

                                        …….

\r

                                     Uçar gönül gider sılaya

\r

                                     Beden gitmez kalır burada

\r

                                     Bekle sevdiğim belki ilkbaharda 

\r

                                     Döner gelir bu beden de sılaya

\r \r

          Mesut Oğuz, gezdiği gördüğü yerlerde edindiği birikimlerle döner doğduğu yer Yassıçalı’ya           Güre’ye iki kilometre mesafede bulunan bu yerleşim yeri ormanlar ve zeytinliklerle çevrili büyüleyici bir güzelliğe sahiptir. 

\r

            Şair emekliliğini burada geçirmektedir. 

\r

            Birikime, tecrübeye, bilgiye önem veren şair, yazar Sinan Kahyaoğlu‘na da şiir yazmıştır.

\r \r

                                 

\r

                              Sen ki Kazdağının yücesisin Sinan Hoca

\r

                              Kartal çimende yaylamak yeter bize 

\r

                              Sen ki ulu bir çınarsın

\r

                              Gölgende durmak yeter bize

\r

                              Hû dost

\r

                             ……..

\r \r

        1964 doğumlu Mesut Oğuz, sazı ve şiir tekniğini köylüsü Hüseyin Çavuş’tan öğrenmiş.  Ozanlığını herhangi bir rüyaya bağlamıyor.

\r

        Dizelerini içinden geldiği gibi söyleyen Oğuz, şiirlerinde Garip Mesut mahlasını kullanmaktadır. Şiirlerini bir defterde toplayan ve henüz yayınlanmış eseri bulunmayan Mesut Bey’e sağlık ve huzur dolu bir ömür dilerim.

DÜNYAYI GEZEN TÜRKMEN ŞAİR MESUT OĞUZ’UN ŞİİRLERİNDE SEVGİ
+ - 0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Yenihaber Gazetesi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin