Haber:C.Saffet YILMAZ
Burhaniye’de DİSK Devrimci Emekli-Sen ve Tüm Emeklilerin Sendikası’nın birlikte düzenleiklleri Emekli Yürüyüşü ve Basın açıklaması halkın ve emekten yana siyasi parti üyelerinin katılımı ile 15 Ocak günü gerçekleştirildi. Burhaniye Parkında iraraya gelen kitle,saat 12:3o’da hükümet,maliye ve çalışma bakanlığı aleyhinde sloganlar atarak Cumhuriyet Meydanı’na dek yürüdü.Burada DİSK Devrimci Emekli-Sen İlçe Başkanı Selma Canlı Püskül ve Tüm Emeklilerin Sendikası İlçe Başkanı Nadir Devrin Şahin yaptıkları basın açıklamalarında emeklilerin yaşam koşullarına vurrgu yaparlarken ,hükümetin ilk kez 2026 yılı çalışan ve emeklilerinin ücretlerini ülke yoksulluk düzeyinin altında belirlemiş olmasını kabul etmeyeceklerini ve haklarını almak için mücadelelerini sürdüreceklerini ifade ettiler.
SEMA CANLI PÜSKÜL: SARAYIN SEFALET BÜTÇESİNİ KABUL ETMİYORUZ!
“Yeni bir yıla, yeni umutlarla girmek isterdik. Ancak 2026’nın ilk haftalarında gördük ki; takvim yaprakları değişse de iktidarın emekçiye, emekliye ve yoksul halka bakışı değişmemiştir. Bu coğrafyanın “Noel Babası” yine sadece zenginlerin bacasından girmiş; sermayeye, yandaşa ve patronlara hediye dağıtırken, halkın payına yine yoksulluk, yine sefalet düşmüştür. Açlık sınırının 30 bin TL’ye, yoksulluk sınırının 100 bin TL’ye dayandığı bir ülkede, bizlere dayatılan bu sefalet tablosuna sessiz kalmak, sadece kendimize değil, çocuklarımızın geleceğine ve bu halka ihanettir!

KAYNAK YOK” YALANI ARTIK TUTMUYOR! BU BİR TERCİHTİR, BU BİR SINIFSAL SALDIRIDIR!
Bize yıllardır “Bütçede kaynak yok”, “Kemer sıkın” masallarını anlatanlara sesleniyoruz: Yalan söylüyorsunuz! Kaynak var, ama bu kaynak emekliye değil, bir avuç ranta ve faiz lobisine akıtılıyor.Rakamlar ortadadır ve bu rakamlar iktidarın utanç vesikasıdır:2026 Bütçesinden faiz lobisine ayrılan pay tam 2 Trilyon 742 Milyar TL (%14,5) iken;Bu ülkenin emektarı 16,5 milyon emeklinin aylığı ve sağlığı için ayrılan pay sadece 1 Trilyon 872 Milyar TL (%9,9)’dir!En düşük emekli aylığını Hazine desteğiyle 20 bin TL’ye tamamlamak için ayrılan kaynak ise sadece 69 Milyar TL’dir. Yani faiz lobisine aktardığınızın zekatı bile değildir!
SERMAYEYE VERGİ AFFI, EMEKLİYE SEFALET ZAMMI!
Hafızamız diri, öfkemiz tazedir. 2013-2025 yılları arasındaki 11 yılda; yandaş şirketlerin, sermaye gruplarının tam 8 Milyar 900 Milyon TL tutarındaki vergi borcunu ve cezasını bir kalemde sildiniz! Zengine gelince “Affettim” diyenler, iş emekliye gelince “Kasada para yok” diyemez!

15 OCAK GÜNÜ PLANLANAN “SADAKA TİYATROSUNU” REDDEDİYORUZ!
AKP iktidarı, 15 Ocak 2026 Perşembe günü Plan ve Bütçe Komisyonu’nda, emekliye reva gördüğü 1.062 TL’lik utanç zammını, bir “müjde” gibi sunmaya hazırlanmaktadır. Şimdiden ilan ediyoruz: Bu 1.062 TL’lik artış bir zam değil, emeklinin aklıyla alay etmektir! Meclis’te “Dediğim dedik, çaldığım düdük” anlayışıyla el kaldırıp indirecek vekillere sesleniyoruz: O elleriniz, milyonlarca emeklinin açlığına onay vermek için kalkacaktır!.Bizler, Cumhuriyet Halk Partisi milletvekillerinin, emekli aylıklarının sefalet ücretine dönüşmesine karşı Meclis’te başlattığı nöbet eylemini, Devrimci Emekliler Sendikası olarak tüm şubelerimizde destekliyor ve selamlıyoruz. Ancak sadece Meclis’te değil, sokakta da bu ateşi harlayacağız!
BİZDEN ÇALINANLARI GERİ İSTİYORUZ
Sarayın iddia edilen günlük 58 milyon liralık harcaması, geçiş garantili köprüler, uçak inmeyen hayalet havalimanları, ballı ihaleler ve “Beşli Çete”lerin kursağına giden milyarlar halkın cebinde kalsa; bugün hiç kimse çöpten ekmek toplayacak hale gelmezdi.Çalışma Bakanı çıkmış, “Emekliye aylığını gününde ödüyoruz” diye övünüyor. Sayın Bakan! Biz sizden lütuf beklemiyoruz, sadaka istemiyoruz. Biz, yıllarca maaşımızdan peşin peşin kesilen primlerin, döktüğümüz alın terinin karşılığını istiyoruz. Halkın parasının halka dönmesini istiyoruz!En düşük emekli maaşına harçlık verir gibi 1.000 TL zam yaparak mutfaktaki bu yangını söndüremezsiniz. O yangın sizi de yakar!

TALEPLERİMİZ NETTİR, PAZARLIĞA KAPALIDIR:
En düşük emekli maaşı derhal asgari ücret seviyesine yükseltilmeli ve asgari ücret açlık sınırının altında olmamalıdır.
Tüm emeklilere acilen, kayıplarını telafi edecek seyyanen zam yapılmalıdır.
Aylık Bağlama Oranları ve katsayılar derhal 2008 öncesi sisteme döndürülmelidir.
Sağlıkta “katkı payı” adı altında yapılan soygun durdurulmalı, sağlık tamamen ücretsiz olmalıdır.
Bayram ikramiyeleri sembolik değil, en az bir asgari ücret tutarında olmalıdır.
Evi olmayan kiracı emeklilere acilen kira ve yakacak yardımı bağlanmalıdır.
Kısacası; emekliler, insan onuruna yakışır bir yaşam standardına kavuşmalıdır.”
NADİR DEVRİN ŞAHİN:. AKP YİNE ŞAŞIRTMADI
Aylar boyunca sürdürdüğümüz meşru ve haklı mücadelemizi çeşitli manevralarla sönümlendirebileceklerini düşünenler bir kez daha yanılmıştır. Emeklilerin iradesi bastırılamaz, mücadelesi ertelenemez! AKP iktidarı, emeklilerin yaşadığı derin yoksulluğu ve geçim krizini çözmek yerine, bir kez daha göz boyamayı tercih etmiştir. Sadece en düşük emekli aylığında yapılan 1.062 TL’lik artış, toplamda yüzde 18,47’lik göstermelik bir düzenleme, emeklilerin yaşadığı sefaletin üzerini örtmeye yetmemektedir. Gerçekler ortadadır: Aylığı 20.000 TL ve üzerinde olan emeklilere tek kuruş artış yapılmamıştır. Bu uygulama, emekliler arasında bilinçli bir ayrıştırma, bölme ve sessizleştirme politikasıdır. Enflasyonu bahane ederek milyonlarca emekliyi açlığa mahkûm eden bu iktidar, siyasi ve toplumsal meşruiyetini yitirmiştir. BUGÜN İÇİN TALEBİMİZ NETTİR Her emeklinin aylığına, BUGÜN İÇİN en az 20.000 TL seyyanen artış yapılmalıdır. Bu rakam bir lütuf değil; yaşamak, barınmak, beslenmek ve sağlık hizmetine erişebilmek için zorunlu asgari bir yaşam eşiğidir. Ancak emeklilerin yoksulluğa mahkûm edilmesi yalnızca bugünkü artışlarla ilgili değildir. Sorunun temelinde, emekli aylıklarını kalıcı biçimde düşüren yasal ve sistemsel düzenlemeler bulunmaktadır.
5510 SAYILI YASA EMEKLİLERİ YOKSULLAŞTIRMIŞTIR
Bugün emekli aylıkları, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu temelinde belirlenmektedir. Bu yasa ile birlikte: Aylık bağlama oranları düşürülmüş, Uzun yıllar prim ödeyen emekçilerin dahi emekli olduklarında düşük aylık almalarının önü açılmış, Emeklilik, bir güvence olmaktan çıkarılarak yoksulluk riski haline getirilmiştir. 5510 sayılı yasa kapsamında uygulanan aylık bağlama oranı, her 360 gün için yüzde 2 olarak belirlenmiştir. Bu oran, geçmiş dönemlere kıyasla son derece düşüktür ve ne kadar uzun süre çalışılırsa çalışılsın, emekli aylıklarının insanca yaşam düzeyine ulaşmasını engellemektedir.
GÜNCELLEME KATSAYILARI EMEKLİLERİN KAYIPLARINI TELAFİ ETMEMEKTEDİR
Emekli aylıkları, güncelleme katsayıları yoluyla artırılmakta; bu katsayılar ise enflasyon ve sınırlı büyüme verilerine dayandırılmaktadır. Bu yöntem: Gerçek yaşam maliyetlerini yansıtmamakta, Gıda, kira, enerji ve sağlık harcamalarındaki artışı karşılamamakta, Emeklilerin reel gelir kayıplarını kalıcı hale getirmektedir.
SENDİKAL ÖRGÜTLENMENİN ÖNÜNDEKİ KAPATMA ENGELLERİ KALDIRILMALIDIR
Emeklilerin yoksulluğa ve güvencesizliğe mahkûm edilmesinin bir diğer temel nedeni, sendikal örgütlenmenin sistematik biçimde engellenmesidir. Emeklilerin kurduğu sendikalar: Sürekli kapatma davalarıyla, Keyfi yargı kararlarıyla, İdari baskılarla ve hukuki belirsizliklerle karşı karşıya bırakılmaktadır. Bu durum, örgütlenme özgürlüğüne, anayasal haklara ve demokratik toplum ilkesine açıkça aykırıdır. Buradan açıkça ilan ediyoruz: Sendikaların önündeki kapatma tehditleri ve tüm fiilî–hukukî engeller derhal kaldırılmalıdır. Sendikalar kapatılma sopasıyla terbiye edilecek yapılar değil; emekçilerin ve emeklilerin meşru, demokratik mücadele araçlarıdır. Emeklilerin sendika kurma, sendikaya üye olma ve sendikal faaliyet yürütme hakkı ertelenemez, sınırlandırılamaz, yok sayılamaz. TALEPLERİMİZ AÇIKTIR Tüm Emeklilerin Sendikası olarak bir kez daha ilan ediyoruz: 20.000 TL seyyanen artış BUGÜN İÇİN derhal uygulanmalıdır. 5510 sayılı Kanun değiştirilmelidir. Aylık bağlama oranları emekçi lehine yükseltilmelidir. Güncelleme katsayıları, gerçek yaşam maliyetlerini esas almalıdır. Sendikaların kapatılmasına yol açan tüm yasal ve fiilî engeller kaldırılmalıdır. Emeklilerin sendikal hakları kesin, açık ve güvenceli bir statüye kavuşturulmalıdır. Bunlar sosyal devletin, anayasal güvencenin ve emeğin kazanımlarıdır.”.
;



