1. Haberler
  2. Yerel
  3. “Erdek’in 250 yıl geriye götürülmesine izin vermeyeceğiz”

“Erdek’in 250 yıl geriye götürülmesine izin vermeyeceğiz”

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Eğitim İş Sendikası Balıkesir Şube yönetimince Erdek Eğitim-İş temsilciliğinin  önderliğinde okullardaki ÇEDES uygulamaları ile ilgili eylem yapıldı. Eyleme katılan Genel merkez Hukuk Sekreteri Yeliz Toy, burada katılımcılara seslendi. Erdek Kaymakamlığı oluru ile Erdek İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü tarafından, ilçedeki tüm okullarda Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum (ÇEDES) projesi kapsamında seminerler düzenleneceğinin  duyurulduğunu belirten Toy, Okullara gönderilen resmi yazıda, altı aylık bir takvimle, bu seminerlerin Erdek Müftülüğü personeli; din hizmetleri uzmanları, vaizler ve ilçe müftüsü tarafından yürütüleceği açıkça belirtildiğini söyledi.

“Okulda dersleri öğretmen verir”

Değerleri en iyi öğretmenlerin öğrettiğini ifade eden Toy, “ÇEDES bahanesiyle okulu dinci yapıların uzantılarına açmak, zaten eğitim içeriğinde yer alan ve öğretmenlerin derste öğrettiği sorumluluk, temizlik, saygı, dürüstlük, adalet, çalışkanlık, sevgi, vatanseverlik ve yardımseverlik gibi değerleri öğretme bahanesiyle okullara girmek eğitimden başka amaçlara hizmet etmektedir. Üstelik bu eğitimler, pedagojik formasyon, bilimsel eğitim ilkeleri ve çocukların gelişim özelliklerini gözeterek verilmeliyken, öğretmen yerine din görevlilerinin bu işlerde görev alması kabul edilemez.

Eğer bu değerlerin “seminer” formatında ayrıca verilmesi gerektiği düşünülüyorsa, Erdek ilçesinde görev yapan Öğretmenler  bu seminerleri verecek bilgi, birikim ve yeterliliğe sahiptir. Buna rağmen “değerler eğitimi” denildiğinde akla öğretmenler yerine Diyanet personelinin gelmesi siyasi bir amaca işaret etmektedir” dedi.

“Değer diye anlatmak istediğiniz şeyler nedir”

Konuşmasına “Milli Eğitim Bakanlığı öğretmenleri değerler eğitimi konusunda yetersiz mi görmektedir” sözleriyle devam eden Toy, devamla “Değer diye anlatmak istediğiniz şeyler nedir? Öğretmenlerin yerine din görevlilerinin anlatabileceğini düşündüğünüz değerler hangi siyasi amacınıza hizmet edecektir?” diyerek açıklamasını sürdürdü. Çedes’i kurgulayanların ve uygulayanların okullar üzerindeki emellerini çok iyi bildiklerini dile getiren Toy, “Cumhuriyete çağdaş yurttaş yetiştirmek için var olan okulları tarikatlara mürit, iktidara seçmen yetiştiren yapılara dönüştürme amacınızın farkındayız.

Çedes pedagojik ilkelere aykırı olduğu gibi hukuka da açıkça aykırıdır. Anayasa’nın 128. maddesi, kamu hizmetlerinin o alandaki uzman kamu görevlileri eliyle yürütülmesi gerektiğini açıkça düzenlemektedir. Eğitim hizmeti, eğitimcilerin işidir. Bu hizmet, öğretmenlerden alınarak müftülük personeline devredilemez. Ayrıca öğrencilerin ders saatlerinde sınıflarından çıkarılarak bu seminerlere katılmaya zorlanmaları, Anayasa ile güvence altına alınmış eğitim haklarının gaspıdır. “Gönüllülük” iddiası ise uygulamada geçersizdir” dedi.

“Hem hukuka hem de çocuk haklarına aykırı”

ÇEDES protokolünde gönüllülük esasından söz edilse de, sahadaki uygulamaların, bunun bir kamu dayatmasına dönüştüğünü gösterdiğini ifade eden Toy, “Birçok okulda velilerden izin alınmadan öğrencilerin seminerlere dahil edildiği tespit edilmiştir. Bu durum, hem hukuka hem de çocuk haklarına aykırıdır. Tek amacı Diyanet eliyle tarikatlara mürit devşirme olan ÇEDES, devlet eliyle çocuklarımızı tarikat ve cemaatlere peşkeş çekme projesidir. Erdek ilçesinde geçmişten bugüne Diyanet ve çeşitli dini yapıların yarışmaları, etkinlikleri, afişleri ve projeleriyle okulların sürekli kuşatılması; bu seminerlerle birlikte değerlendirildiğinde, sistematik ve ideolojik bir yönelimi açıkça ortaya koymaktadır” diyerek konuşmasına devam etti.

Toy’dan, tarikat ve cemaatler vurgusu

9 Aralık 2025 tarihinden itibaren başlatılan ve 5 Mayıs 2026’ya kadar planlanan ÇEDES uygulamalarının seminer adı altında başlatılmış olsa da okullardaki yandaş yöneticilerin, tarikat temsilcisi kişilerin yönlendirmesi ve zorlaması ile yaygın bir uygulamaya dönüşeceğinin açık olduğunu öne süren Toy, devamla “Üstelik bu çalışmada değer eğitimi bahanesiyle okullara giren kişilerin kimi tarikat ve cemaatlerin tanıtımını yaptığı, çocuklarımızı güvenli  olmayan yurt, medrese gibi yerlere davet ettikleri, ortaçağ kalıntısı bir eğitim modeline özendirdikleri de bilinmektedir. Oysa Çedes ve benzeri gerekçelerle dinci yapıların kontrolündeki yerlere yönlendirilen çocuklarımızın başına gelen acı olaylar hafızamızda henüz çok tazedir. Aladağ ‘da tarikat yurdunda diri diri yanan kız çocuklarımızın acısı, Karaman’da cemaat evinde tecavüze uğrayan çocuklarımızın acısı, yakın zamanda Bursa’da tarikat yurdunda tacize uğrayan çocuklarımızın acısı henüz taze iken Erdek’te çocuklarımızı bu yapılara yönlendirmek için insani değerleri sömüren ÇEDES’e karşı hepimiz uyanık olmalıyız” diyerek açıklamasını sürdürdü.

“Okulların manevi danışmana değil, Öğretmene ihtiyacı var”

Okulların manevi danışmana değil, öğretmene ihtiyacının olduğunu vurgulayan Toy, “Eğitimin, yalnızca öğretmenlerin yapabileceği bir uzmanlık işi olduğunu belirterek, “Öğretmenleri sürekli sınavlara tabi tutanların, eğitim alanında hiçbir pedagojik yeterliliği olmayan kişileri okullara sokma çabasını kabul etmiyoruz. Bu protokoller, eğitimi bilimsel normlardan uzaklaştırmakta ve kamusal eğitimi gericileştirmektedir. Okul yöneticilerine çağrımızdır; Eğitim faaliyetlerinin yasal çerçevede yürütülmesi sizin sorumluluğunuzdadır” diyerek açıklamasına devam etti.

Toy’dan çağrı

“Bilime, hukuka ve laikliğe aykırı bu uygulamaları reddedin” çağrısında bulunan Toy, açıklamasının sonunda, eğitim emekçilerine, velilere çağrıda bulunarak açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Kimsenin dersinizi bölmeye, öğrencinizi sınıftan çıkarmaya hakkı yoktur. Öğrencilerinize ve mesleki onurunuza sahip çıkın. Velilere çağrımızdır; Çocuklarınızın eğitim adı altında kendilerini güvende hissetmeyecekleri hiçbir uygulamayı kabul etmek zorunda değilsiniz. ÇEDES kapsamındaki bu seminerlere itiraz edin. Bu girişim; laikliğe yönelik sistematik bir saldırıdır, Öğretmenlik mesleğinin itibarsızlaştırılmasıdır, Çocukların eğitim hakkına açık bir müdahaledir. ÇEDES adı altında yürütülen bu uygulamalar, çocukların eğitimi değil; kamusal eğitimin sistematik biçimde dinselleştirilmesidir. Kamusal eğitim; eşit, tarafsız ve laik olmak zorundadır.

Bu nedenle ÇEDES protokolleri derhal iptal edilmelidir. Bu duruş yalnızca sendikal değil, çocuklarımıza karşı tarihsel bir sorumluluktur. Bundan tam iki buçuk asır önce dini yapıların elinden alınarak okula verilen eğitim görevi şimdi Çedes bahanesi ile okuldan geri alınmaktadır. Erdek’in 250 yıl geriye götürülmesine izin vermeyeceğiz. Cumhuriyetin çağdaş bireyi yetiştirme hedefine saldıran ÇEDES’e geçit vermeyeceğiz.”

“Erdek’in 250 yıl geriye götürülmesine izin vermeyeceğiz”
+ - 0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Yenihaber Gazetesi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin