Balıkesir’de artan madencilik faaliyetlerinin çevreye ve yaşam alanlarına verdiği zararların gündeme taşındığı basın açıklamasında, bölgenin havasını, suyunu ve toprağını korumak için mücadele çağrısı yapıldı. Açıklamada, özellikle altın madenciliği başta olmak üzere yürütülen faaliyetlerin doğaya ve yerel ekonomiye ciddi zararlar verdiği vurgulanırken, vatandaşlardan toplanan imzalar Balıkesir Valiliğine teslim edildi.
Ali Hikmet Paşa Meydanı’nda gerçekleştirilen açıklama, Gökçeyazı Türkmen Dağı Çevre Koruma ve Dayanışma Derneği ile Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği tarafından düzenlendi. Etkinliğe Balıkesir Barosu, CHP, Kent Konseyi Çevre Meclisi ve çeşitli çevre örgütleri de destek verdi.
Açıklamada, madencilik şirketlerine verilen teşvik ve desteklerin tarım ve hayvancılık sektörüne aktarılması gerektiği vurgulanarak, “Hiçbir kamu yararı olmayan madencilik faaliyetleriyle her türlü risk ve zararlar halka çektiriliyor, dolarlar ise şirketlerin oluyor” denildi.
Balıkesir’de madencilik faaliyetleri gündemde
Basın açıklamasında Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği adına Fazilet Küçükgenç, Balıkesir’deki madencilik projeleri hakkında bilgi verdi. Küçükgenç, özellikle İvrindi ve Türkmen Dağı çevresinde yoğunlaşan altın madeni projelerine dikkat çekti.
Küçükgenç, son dönemde bölgede madencilik faaliyetlerinin hız kazandığını belirterek şunları söyledi:
“Balıkesir ilimiz, özellikle de İvrindi ilçemiz yoğun bir madencilik tehdidi altında. Türkmen Dağı’nda son bir ay içinde iki altın madeni için ÇED süreci başlatıldı. Ayrıca başka bir altın madeni için de ruhsat devri yapıldığı biliniyor. Madra Dağı’nda ise TÜMAD A.Ş.’nin mevcut altın madeni için kapasite artışı projesinin ÇED sürecinde sona gelindi ve her an ‘ÇED olumlu’ kararı verilmesi bekleniyor.”
Küçükgenç ayrıca Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü’nün (MAPEG) yeni ihale ve ruhsat süreçlerine de dikkat çekti.
“MAPEG her gün yeni maden alanlarını ihale ediyor ve yeni ruhsatlar veriyor. 7 Şubat’ta yayınlanan ihale listesinde Balıkesir’de 39 adet maden alanı bulunuyor. Bu alanların çoğu 1000 hektarın üzerinde devasa büyüklükte.”
“Dağlarımız, biyoçeşitliliğimiz yok ediliyor”
Gökçeyazı Türkmen Dağı Çevre Koruma ve Dayanışma Derneği Başkanı Dilek Yalçın ise madencilik faaliyetlerinin doğaya ve kırsal yaşam alanlarına verdiği zararları anlattı.
Yalçın, Balıkesir’in birçok ilçesinde yeni maden projelerinin planlandığını belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:
“Balıkesir’de Havran, Balya, İvrindi, Dursunbey, Bigadiç, Sındırgı, Burhaniye ve Ayvalık gibi pek çok ilçemizde faaliyete başlamış ya da başlayacak çok sayıda proje var. İktidarın uyguladığı vahşi sömürge madenciliği politikalarıyla yaşam alanlarımız, köylerimiz, tarlalarımız, meralarımız ve ormanlarımız elimizden alınıyor.”
Yalçın, madencilik faaliyetlerinin bölgenin doğal zenginliklerini tehdit ettiğini belirterek şunları söyledi:
“Dağlarımızdaki mantarlar, kekikler, bulut çiğdemleri ve tüm biyoçeşitliliğimiz yok ediliyor. Tarım alanlarının azalmasıyla gıda üretimi düşecek, fiyatlar daha da artacak ve yoksullar ekmek bulmakta zorlanacaktır.”
“Gelecek madencilikte değil tarım ve hayvancılıkta”
Açıklamada ayrıca bölgede yaşanan kuraklığa dikkat çekildi. Mevcut su kaynaklarının yetersizliğine rağmen madencilik şirketlerine tahsis edildiği ifade edildi.
Yalçın bu konuda şu uyarıda bulundu:
“Bölgemiz uzun süredir kuraklık çekiyor. Köylünün tarlasına yetmeyen su kaynakları madencilik şirketlerine tahsis ediliyor. Bu şekilde devam ederse çok yakında içecek su bulamayacak hale geleceğiz.”
Madencilik yerine tarım ve hayvancılığın desteklenmesi gerektiğini vurgulayan Yalçın, şu görüşü dile getirdi:
“Madencilik sınırlı sayıda istihdam sağlarken tarım ve hayvancılık yüz binlerce insanın geçim kaynağıdır. Madencilere verilen destekler çiftçilere verilse halkın uygun fiyatlı gıdaya erişimi kolaylaşacaktır.”
Kurum ve siyasi temsilcilerden destek
Basın açıklamasının ardından Balıkesir Baro Başkanı Av. Hakan Topaloğlu, CHP Balıkesir İl Başkanı Erden Köybaşı ve Kent Konseyi Çevre Meclisi Başkanı Metin Kuter de söz alarak çevre derneklerine destek verdiklerini açıkladı.
Baro Başkanı Topaloğlu, çevre davalarında hukuksuzluklara karşı mücadele edeceklerini belirtirken, CHP İl Başkanı Köybaşı ise hükümetin madencilik politikalarını eleştirdi.
İmzalar Valiliğe teslim edildi
Ali Hikmet Paşa Meydanı’ndaki açıklamanın ardından çevre örgütleri ve destek veren vatandaşlar yürüyüş düzenleyerek Balıkesir Valiliği’ne kadar gitti. Vatandaşlardan toplanan imzalar burada yetkililere teslim edildi.
Çevre örgütleri, Balıkesir’in doğal varlıklarını korumak için mücadelelerini sürdüreceklerini belirterek tüm vatandaşları destek vermeye çağırdı.






