“Açlık sınırının altındaki asgari ücret sosyal çöküştür”
“Asgari ücretle çalışanları açlığa ve ölüme mahkûm etme kararı”
Bu durumun, sadece bir ekonomik başarısızlık olmadığını, asgari ücretle çalışan milyonlarca insanın aklıyla alay edilmesi anlamına geldiğini belirten Büyükışık, “Bu bir ücret değil, asgari ücretle çalışanları yoksulluğa değil, açlığa ve ölüme mahkûm etme kararıdır. Bir ücret; barınma hakkını karşılamıyorsa, gıdaya erişimi ve sağlıklı beslenmeyi imkânsız kılıyorsa, enerjiye erişimi kısıtlıyorsa, çocukların eğitimde eşitliğini ortadan kaldırıyorsa, orada artık “asgari ücret” değil, sosyal çöküş vardır” diyerek açıklamasını sürdürdü.
“Ücretler enflasyonu artırır” söylemi gerçekleri gizleyemez”
Son günlerde kamuoyunda yeniden servis edilen “Ücretler artarsa enflasyon artar” söyleminin, gerçeklerle bağdaşmayan bir korku siyaseti ve algı yönetimi olduğunu öne süren Büyükışık, devamla “Gerçek şudur: Ücretler enflasyonu artırmamıştır. Ücretler, enflasyon karşısında korunamamıştır. Fiyatlar sürekli artarken, asgari ücret bu artışların gerisinde bırakılmıştır. Enflasyonu yaratan; asgari ücretliler, emekçiler, halk değildir. Enflasyonu yaratan, fiyatları belirleyenlerdir. Bedelini asgari ücretli ödüyor. Emekçi ödüyor. Halk ödüyor. Bu adaletsiz tabloyu kabul etmiyoruz” diye konuştu.
“Evrensel tüketici hakları açıkça ihlal ediliyor”
Açıklanan bu ücretin, Evrensel Tüketici Hakları arasında yer alan; Temel ihtiyaçların karşılanma hakkını, İnsanca yaşam hakkını açıkça ihlal ettiğini belirten Büyükışık, “İşçi temsilcilerinin olmadığı, teklif ve müzakere olmadan işverenler ve hükümetin tek taraflı kararıyla belirlendiği, uluslararası kurallara uyulmadan, hane halkının geçimi, yoksulluk sınırı değil; açlık sınırı bile gözetilmeden belirlendiği, işçilerin büyümeden yine payını alamadığı bir masanın, halkı derin yoksulluk sarmalına iten, açlığa, hatta ölüme mahkum eden asgari ücret masasının açıkladığı bu karar meşruiyetini yitirmiştir” dedi.
“Talebimiz net”
Asgari ücretin, açlık sınırının altında olamayacağını ifade eden Büyükışık, “Asgari ücret, insanca yaşamı mümkün kılacak düzeyde temel ihtiyaçların karşılanabileceği alım gücüne göre yeniden belirlenmelidir. Ücret belirleme süreci, kapalı kapılar ardında değil, toplumun tüm kesimlerinin katılımıyla yürütülmeli, tüketici örgütleri ve sendikalar masada yer almalıdır. Asgari ücret; yoksulluğu yöneten değil, yoksulluğu ortadan kaldırmayı hedefleyen bir sosyal politika aracı olmak zorundadır. Bu ülkenin emekçileri açlık sınırının altında yaşamaya mahkûm değildir. Çalıştığı halde aç kalan, çalıştığı halde barınamayan, çalıştığı halde çocuğuna eşit bir gelecek sunamayan bir toplumda, sorun kaynak değildir, sorun adalettir. TÜKODER olarak; bu adaletsizliğe karşı susmayacağız,
Gelirde, vergide ve ülkede adalet sağlanana dek, tüketicinin ve emekçinin insanca yaşam hakkını savunmaya kararlılıkla devam edeceğiz” diyerek açıklamasını sonlandırdı.




