Tanju Özcan tutuklandı.
Vakıf kurulmuş, öğrencilere yardım isteniyormuş.
İddia; icbar, yani zorlama.
Masumiyet karinesi gereği biz savunmalara öncelik veriyoruz bu aşamada şüphesiz.
Yani diyor ki Özcan; “asla kimseyi zorlamadım, çıkar sağlamadım” vs vs.
Bolu küçük il.
Belediye olarak büyükşehir statüsünde değil.
Küçük şehir ama belediye başkanı tabiri caizse biraz sıradışı, biraz deli.
Kötü anlamda söylemiyoruz, asla yanlış anlaşılmasın, belediye başkanlarının biraz deli olması lazım.
İyi anlamda.
Sigara izmariti yok Bolu’da yerlerde, ülkenin en temiz kentlerinden biri oldu, şakır şakır basıyor cezayı sorumsuz vatandaşa (Bizim caddeler, parklar nasıl, Atma diye hareket başlatıldı güya ama icraat ne oldu bilinmez, izmarit kaynıyor her yan).
Ne demişti Ziya Paşa? Nush ile uslanmayanı etmeli tekdir, tekdir ile uslanmayanın hakkı kötektir.
Keza mülteciler konusundaki sert ama doğru çıkışlarını da biliyoruz Özcan’ın…
Yargı sürecine taşınan bu olay ise küçük il ve kişisel ilişkilerden kaynaklanan bir sorun gibi gözüküyor ilk bakışta…
Birilerini kızdırmış olabilirler, birileri terslenmiş olabilir, birileri birilerini yanlış anlamış olabilir…
Ve iddia doğruysa, hukuk açısından sıkıntılı bir durum mevcutsa, icbar gerçekse, suç unsurları oluşuyorsa, yargılama ile ceza tesisi gerektiren somut deliller yargılama ile aydınlanıyorsa kuşkusuz gereğini yapacaktır mahkeme orası ayrı konu.
Fakat bizim değindiğimiz başka bir konu olacak…
Belediye başkanlarının yardım işi, yardım talebi, yardım istemesi hep vardır, hep olmuştur ve hep de olacaktır.
Sap ile samanı ayırmak gerekir, bunların hiçbiri icbara, zora dayanmaz… Hatır gönül, ikili ilişkiler, falan filan…
Valiler de topun içindedir… Şehirle bütünleşen valiler çoğu kez bu yardım toplama aracılığına vesile olur, başkanlıklarında toplantılar yapılır…
Özcan, öğrencilere odaklanan vakıf için bu yola girdiyse o iddialar artık mahkemenin konusunda ama…
Balıkesir için bakalım…
Balıkesirspor için hatırlayalım…
Hangi başkan, Balıkesirspor için yardım talep etmedi, hangi başkan dilenci konumuna bile düşmedi ki Balıkesirspor için?.. Var mı yardım talebi olmayan başkan?..
Valiler de keza öyle, son yıllardaki durumu bilmiyoruz ama Balıkesirspor Yönetim Kurulu üyesi olarak görevde bulunduğumuz yıllarda o zamanın Valileri de az mı toplantılara öncelik etmedi, yemeklerde bir araya gelinmemişti! Hatta onların önderliğinde organize edildi pek çoğu!
Eee, kişisel garezlerle birisi kafayı takarsa valiye, kızarsa başkana…
Şak soruşturma açılır mı bugünün Türkiyesinde.
Açılır..
Sakat durumlar o zaman..
İcbar var dedi mi karşı taraf, yandı başkan ya da vali.
Oysa bunlar kent hayatında rutin işlerdir…
Balıkesirspor özelinde bakalım, nice firma ve hep aynı firmalar “illallah” dememiş midir yardım vermekten….
Eeee ne yapsın başkanlar, valiler…
Aşağı tükürseler sakal, yukarı tükürseler bıyık!
Bir de tam yazıyı bitirirken aklımıza geldi, devlet bizatihi kendisi yardıma zorlamıyor mu vatandaşı?..
Bir sürü örnek var da birini söyleyelim:
Ehliyet yenilerken Türk Polis Teşkilatını Güçlendirme Vakfı için 425 TL vakıf hizmet bedeli alıyor devlet…
Ödemezsen yenileyemiyorsun ehliyetini…
Eee nedir şimdi bu, basbayağı alenen icbar değil mi?..
Ehliyeti yenilerken zorla bağış değil mi?.. Hizmet bedeli denince zorla bağış olmuş olmuyor mu, vermiyor sana ehliyeti işte!
Ne diyeceksiniz bu duruma şimdi?
Bir başkadır benim memleketim!
KELLE KOLTUKTA; VALİLERİN DE BAŞKANLARIN DA…
0
Paylaş
