Bu serinin ilk yazısında Milletvekillerimizden Sn Belgin Uygur’un “müjdesinden” bahsederek siyasetteki reklamın daha çok algıya yönelik olduğunu, yatırım projesine alınan yeni adliye binasının sanki açılmış gibi lanse edildiğini eleştirmiştik. Yazı sonrası binanın da yeni bir yerde değil, mevcut adliyedeki bahçeye ek bina olarak 9 kat yapılacağı bilgisi geldi. E o zaman haliyle bir soru daha sormak gerekiyor, yıllar ve yıllardır o devasa bahçeye niye ek bir bina yapılamadı, bu kadar mı zor(du)? Neyse, geneli bırakalım ikinci yazımız BBB’nin reklamları demiştik.
10 Ocak Gazeteciler Günü sebebiyle Balıkesir Basını ile bir araya gelen BBB’mız Ahmet Akın ne dedi öncelikle: “Uyarılarınız her zaman başımızın tacıdır.” O zaman “elbette basının asli görevi zaten eleştiridir, eleştirmeyen basın, gerçek basın değildir” diyerek konuya BBB’den devam edelim de ön parantez açarak Balıkesir genelinde siyaset arenasının bir iki istisna dışında eleştiriden gücendiğini, küstüğünü de bilmiyor değiliz. Kimler geldi kimler geçti siyaset sahnesinde; eleştiriye objektif bakan siyasetçiyi nadir gördük.
Velhasıl… BBB reklamları sorunlu.
Önceki dönem Yücel Yılmaz’ı da eleştiriyorduk, örneğin bir defasında “şehrin gizli kahramanları” başlığıyla belediyenin temizlik, yol gibi sahada çalışan emekçilerine teşekkür eden reklamları çıkmıştı bilboardlara. Ama kahramanları seç seçebilirsen, afişin ortasına dev bir Yücel Yılmaz fotosu.
Kuşkusuz bunların hepsinden başkanların haberi yoktur, işgüzarlık ile iş bilmezlik arasındaki detaylar ise emin olun kamuoyunun canını sıkıyor.
Sondan başlayalım. Okullar yarıyıl tatiline girdi. “İyi tatiller çocuklar” anonsuyla bilboardlarda BBB’mızın görece büyük fotosu, çocuklar konu mankeni. Bir de afişe dev gibi barkod kondurmuşlar, barkod okutup etkinlikleri görebilecekmişiz de İzmir Yolu’nda orta refüje mi çıkacak vatandaş? Hele hele BBB zaten sosyal medyada gayet başarılı bir reklam grafiği çiziyorken.
Bilinen kuraldır, aslında reklamın sadesi ve öz olanı makbuldür. Mesajı net vermesi yeterlidir. Görsellikte mümkün olduğunca kalabalıktan uzak durmak gerekir. Ama bakıyorsunuz herhangi bir bilboarda, o kadar yoğun bir reklam sosu var ki.. Mesajı geçtik bilboardın alt kısmı zaten geçit töreni gibi.. Kalpli logomuz, BBB kısaltması, Ahmet Akın ismi, yerine göre Kent Konseyi, yerine göre BTT logosu.. Gerçekten yoruyor insanı.
Yine halen gözümüze çarpan bilboardlardan birinde şöyle demişler:
“Çözüm bir adım YAKIN’da, her zaman yanında”
Türkçe açısından sorunlu, imla açısından zaten sorunlu.
Evet “Ahmet Akın herkese yakın” mottosu seçim öncesi gayet güzel giden ve işlevi olan bir çalışmaydı. Ama seçim bitti gitti. Akın, yakın ikilemesiyle Yakın Lokanta gibi tanımlamalar da uygulamaya geçti. Lakin artık isimlerden ziyade kurumun ön planda olması gerekir. Başkanın ismini her noktada ön plana çıkarmak seçimsel havadan daha kurtulunamadı mı eleştirilerini getirir ve en çok Başkan’a zarar verir… Keza bu cümleyi bilboarda koyuyorsanız yakın kelimesini normal yazın, tırnak işareti ile de ayırmayın, reklam uğruna Türkçe’ye zarar vermeyin… “Çözüm bir telefonun ucunda, BBB her zaman yakınında” dense misal, bir taşla hem Başkan çağrışımı hem BBB ön plana çıkarılmış, daha hoş olmaz mı?
Çünkü hizmetler artık Balıkesir Büyükşehir Belediyesi’nindir ve Başkanının Sayın Ahmet Akın olduğunu da zaten sadece Balıkesir değil tüm ülke bilmektedir. Bol reklam, bol afiş, bol isim ve foto ağırlığı vatandaşta can sıkar..
Yine örnekleyelim, (eğer çıkarılmadıysa) Plevne Demiryolu Caddesi’nde İzmir Yoluna bağlanan üst geçitte asansör bulunan yere baştan aşağı başkanın fotosunu asmak hangi gereklilik ve fayda?..
Ki merkez ve ilçelerde kentin giriş noktalarına konan “Merhaba Sadıç” görselleri bile Sayın Akın’ın büyük fotosu yüzünden tepkileri de getirmedi mi?..
BBB kaynaklarının kıt olduğunu, mali sıkıntıyı şehirde bilmeyen yok.
O yüzden reklam bölümleri her zaman için sıkıntılıdır ve para yoksa daha çok göze batar.
Keza yapılan hizmet kamusal hizmettir, başkanlar görev süreleri bitince devam eder, değişir, nihayetinde yinelenir… Herkes başkanların kim olduğunu bilir… 1992’den bu yana basının içindeyiz; Sami Gökdeniz, Ziya Tan, Sabri Uğur, İsmail Ok, Edip Uğur, Zekai Kafaoğlu, Yücel Yılmaz, Ahmet Akın…
Belediyecilik kamu hizmeti olduğuna göre kaynaklar kıt ise reklamlara çok para harcamamak gerek. Hele hele tabiri caizse fişek gibi çalışan bir sosyal medya reklam alanı varsa…
Lakin yine örnekleyerek gidelim, Akçay Altınoluk’a ve nice noktaya giderken orta refüjlerdeki yeşil alanlarda bulunan “Bu çevrenin düzenlemesi BBB tarafından yapılmıştır” şeklinde zaten var olan tabelaları çıkarıp amblemli cafcaflı yeni tabela yaptırıp altına Başkan ismi yazmak akıllı bir hareket midir, zaten BBB yazan tabela niye değişir, niye isim yazılır, sonra gelen başkan da tekrar değiştirirse “bu ne yav” deyip bunun adı israf, gereksiz harcama değil midir?
Açık söyleyelim, reklamın en etkilisi “sessiz” olanıdır.
Hizmetin reklama ihtiyacı yoktur.
Biz not etmiş olalım, reklamsal haller bir nev’i ters etki yaratacak potansiyel taşıyor ve azami hassasiyet istiyor, hatırlatmak istedik.
SİYASETİN ALGISAL REKLAMSAL HALLERİ-2
0
Paylaş
