I ) SEVGİLİ Ferman sende, ama güzel yaşamak bizde Senden ayığız bu sarhoş halimizde Sen insan kanı içersin, biz üzüm kanı İnsaf be sultanım, kötülük hangimizde? Beni özene bezene yaratan kim ? Sen Ne yapacağımı da yazmışsın önceden Demek günah işleten sensin bana Öyleyse nedir bu cennet cehennem ? Şu testi de benim gibi biriydi O da bir güzele vurgun, dertliydi Kim bilir belki de boynundaki kulp da Bir sevgilinin bembeyaz eliydi. Güneş attı göğe sabah kemendini Aydınlık padiaşahı ata bindi İçin! İçin! Diye bağırdı dört yana Sabah şarabının müezzini Ömer Hayyam ; Çeviren Sabahattin Eyupoğlu
II) İNSAN elbette senden güzel olacaktı resim yaptığın heykel senden büyük olacaktı senden yakışıklı elbette senden doğru söyleyecekti yazdığın şiir elbette senden doğru duyacaktı
söylediğin türkü sen olduğundan büyüksün sen olduğundan iyisin sen olduğundan güzel Bülent Ecevit
III) KOYUN GİBİSİN CANIM KARDEŞİM Akrep gibisin kardeşim Korkak bir karanlık içindesin akrep gibi . Serçe gibisin kardeşim, Serçenin telaşı içindesin. Midye gibisin kardeşim, Midye gibi kapalı , rahat. Ve sönmüş bir yanardağ ağzı gibi korkunçsun kardeşim, Bir değil , beş değil. Yüz milyonlarlasın maalesef, Koyun gibisin kardeşim, Gocuklu celep kaldırınca sopasını, Sürüye katılıverirsin hemen. Ve adeta mağrur, koşarsın salhaneye. Dünyanın en tuhaf mahlukusun yani, Hani şu derya içinde olup, Deryayı bilmeyen balıktan da tuhaf. Ve bu dünyada , bu zulüm, Senin sayende. Ve açsak, yorgunsak, al kan içindeyse eğer, Ve hala şarabımızı vermek için üzüm gibi eziliyorsak, Kabahat senin demeye de dilim varmıyor ama, Kabahatın çoğu senin, canım kardeşim Nazım Hikmet
