YazıYorum (Mete Kozdağ)
Açım! Toksun …
Açız! Toksunuz …
Açlar! Toklar …
Yukarıdaki söylemler hem yüksek sesle dile getiriliyor hem de tartışmaları devam ediyor.
Türk Dil Kurumu’na göre açlık kelimesi; aç olma durumu, kıtlık ve aşırı istek içinde bulunmak demek.
Açlık, nasıl dile getirilmiş? Okuyalım.
– Aç, aç ile yatınca arada dilenci doğar. Karı koca yoksul olursa bunların çocukları da yoksul olur.
– Aç, aman bilmez, çocuk zaman bilmez. Aç hiçbir mazeretle susturulamaz, çocuk da istediği şeyi hemen elde etmek ister.
– Aç, elini kora sokar. Aç insan, geçimini sağlamak için kendisini her türlü tehlikeye atar.
– Aç, tokun gözüne bakmakla doymaz. Yoksul insanla ilgilenmek ancak ona yardım etmekle olur.
– Aç yeri başka, acı yeri başka. İnsanın yüreği ne denli acıyla dolu olsa da yemek yemeyi ister.
– Aça dokuz yorgan örtmüşler, yine de uyuyamamış. Bir şeye ihtiyaç duyan kimse, ancak onun giderilmesiyle rahata kavuşturulabilir.
– Tıngır elek tıngır saç, elim hamur karnım aç. Çalışmalarımla başkalarına yarar sağlıyorum ancak bundan kendim yararlanmıyorum.
– Tok, açın halinden bilmez. Varlıklı olan, yoksulun ne denli sıkıntı içinde bulunduğunu bilmez.
– Yılan sokan uyumuş, aç kalan uyumamış. Yoksulluk ve açlık, acıların en dayanılmazıdır.
Okunuyor olmak dileğiyle, saygılar
