MUHARREM KAYNAK
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. İZMİR SEVDASI

İZMİR SEVDASI

0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

\r

İzmir’i çok seviyorum, benim için İzmir en sade ve en güzel bir şiirdir, ama İstanbul tadı pek de hoş almayan bir şiirler çorbasıdır. Buna rağmen İstanbul’u aşureye benzetmenin daha iyi olacağına inanırım diyen bendim. 1995’de İstanbul’da basılan ve yayınlanan beşinci Şiir Kitabım “Mesaiye Kalan Güneş’in” ön sözünde bu ifadeleri aynen bulabilirsiniz. 

\r \r

Yıllar sonra İstanbul’dan, en sade ve en güzel bir şiir ve şehirdir dediğim İzmir’ e taşındım ve sevdalısı olduğum bu güzel şehrin havasını teneffüs ediyorum. İnsan sevdalısına şiir yazar, mektup yazar, türkü yakar, şarkı yapar, bende İzmir’ e yazdım. Kısmet ve nasip olursa İzmir’ e ait anılarımı, şiirlerimi ve yazılarımı bir kitap haline getirerek sizlerle paylaşacağım demiştim…  

\r \r

Sevmek öyle bir kavramdır ki, seviyorum, çok seviyorum, deli gibi seviyorum, benim kadar kimse sevemez demek veya seviyorum diye cadde ve sokaklara çıkıp avazı çıktığı kadar bağırmak, haykırmak falan değildir. 

\r \r

Sevmek; sevdiğine bir şeyler verebilmek, sunmak, armağan etmek, övmek, onu yüceltmek, onu özlemek, onu esirgemek, ona kem gözle bakana veya ona kötü söz söyleyene haddini bildirmek, onun hakkını kimselere yedirmemek, onu kıskanmak, gerektiğinde onun için birçok şeyden feragat edebilmektir. Sevmek, sevgiyi aşka dönüştürebilmektir, o sevdiğin kim veya ne ise onunla sarhoş olabilmektir.

\r \r

Ben, İzmir’ in meltem ve imbatında sarhoş olurum, fırsat ve vakit buldukça kendimi Kordon’da sahilde bulurum, dalarım beş kapının birisinden kendimi Fuar’da bulurum. Kemeraltı’na da girerim, vaktim ve param varsa hanların on dokuzunu da dolaşır alış veriş ederim. 

\r \r

Vapura binerim Karşıyaka’ya geçerim, trene veya metroya binerim İzmir’ in bir ucundan bir ucuna seyahat ederim. Kafelerde otururum, istersem çay, kahve, istersem rakı veya bira içerim. Yolda yürürken simit bile yerim, kime ne derim, kimseden çekinmem ki ben İzmir’ de hürüm.

\r \r

Dedim ya, ben İzmir’i, İzmir Efeleri’ni ve Zeybekleri’ni çok severim. İşte İzmir’in Efeler’i ve Zeybekler’i ile ilgili olarak yazdığım “ÇALSIN İZMİR ZEYBEĞİ” şiirim. Sizleri İzmir’den selamlıyorum. Sağlıcakla kalın…

\r

Muharrem KAYNAK 25 HAZİRAN 2025

\r \r

ÇALSIN İZMİR ZEYBEĞİ

\r \r

Arkadaş, bu gün gözlerin parlıyor, sanki dokuz eylül gibi 

\r

Bende gençlik günlerimi hatırladım, gel analım o günleri

\r

Biz o günleri anarken, çalsın, çalsın artık İzmir Zeybeği

\r

Hadi gel dökelim de içimizi, dökülsün mısralar dizi dizi

\r \r

Yar dinlesin beni yar, diz çöken mısralarla eğilsin başlar

\r

Giyelim mor cepkenlerimizi, birde mavi şalvar  

\r

Geliyor, geliyor mert efeler, zeybekler ve kızanlar

\r

İlk kurşunu atanlar ve İzmir’de destan yazan kahramanlar 

\r \r

Çalarken İzmir Zeybeği, gel beraber gezelim güzel İzmir’i 

\r

Konak’ta Hasan Tahsin’i analım, saat kulesi gibi ebedi

\r

Gezelim ve tozalım biraz, Kemeraltı’na girelim 

\r

Vaktimiz yeterse, hanların on dokuzuna da girelim

\r \r

   

\r

Kordon Boyunda yürüyelim, meltem vursun yüzümüze

\r

Denizden serin serin, karadan ılık ılık esen bir rüzgâr

\r

N e denizde iri bir dalga var, …ne de bir kabartı 

\r

Güzel İzmir, biz senden öğrendik meltemi ve imbatı

\r

Nefes nefes deniz soluyor, yosun kokusuyla İzmir halkı

\r \r

Akşam olunca, İkinci Kordon’a gidelim, demlenelim

\r

Bence, rakı içelim bu gece, gülelim, eğlenelim  

\r

İzmir’in kavaklarını, kırmızı buğday türküsünü de söyleriz

\r

Yörük Ali, Çakırcalı, Çakıcı Mehmet Efe gibi bizde oynarız 

\r \r

İçince, çakır keyif efelenir de ayağa kalkarsa birimiz  

\r

Sallanıp, dellenince, dur yapma falan der bir diğerimiz 

\r

Çıkınca, yürürüz, Fuar’a gireriz, beş kapının birisinden

\r

Hangisinden çıkarız bilmiyorum, ama çıkarız birisinden

\r \r

Basmane, Kahramanlar, İki çeşmelik, Tepecik 

\r

Ne olursa olsun, olan olsun, zaten bir gecelik

\r \r

Geriye gelirken, yolun sağı ve solu gazinolarla dolu 

\r

Uğrarız, Santana’ ya ve Tantana’ya … hoş geldin derlerse … 

\r

Çok oturmayız, şöyle bir bakar ve çıkarız, canımız isterse  

\r

Burası İzmir, bırak feleğin gecesini çalma, bu da böyle bir gece  

\r

Sabahlarız, gün ışırken çıkarız, baş döndüren o yerden 

\r \r

Derken, haydi karşıya, Karşıyaka’ ya gidelim dersem eğer ben

\r

Binelim bir taksiye Konak İskelesi’ ne gidelim, hey ! duydun mu … 

\r

Uyan, uyan beraber içtik biz bu rakıyı, hep sen doldurmadın mı?

\r

Sen sarhoş oldun da arkadaş, ben hiç sarhoş olmadım mı?

\r \r

Tut beni, tut, tut elimi tut, tut tutabilirsen,

\r

Tut şimdi Konak iskelesinden gemiye binen beni ..

\r

Benim sesimde güzeldir, dinlesin gemidekiler de beni…

\r

Söyle arkadaş, kaptana söyle, ne olur kırmasın bizi; 

\r

Fonda, telefonda, ya da radyoda çalsın çalsın İzmir Zeybeği’ni 

\r

Çalsın, çalsın da dinlesin herkes İzmir Efeleri’ni

\r

Efeyiz biz, hem coşar, hem de oynarız, Efeyiz biz  

\r

Muharrem KAYNAK

\r

25 HAZİRAN 2025

İZMİR SEVDASI
+ - 0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Yenihaber Gazetesi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin