MUHARREM KAYNAK
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. SÖZE BAŞLARKEN ve İZMİR İNCİLERİ

SÖZE BAŞLARKEN ve İZMİR İNCİLERİ

0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Balıkesir’den İzmir’e giderdik. Tren ile de gitsek, otobüs ile de gitsek yolculuğumuz dört saat sürerdi. Şimdi yolculuk süresi otobüs ile iki saate indi, yollar çok güzel oldu, hem de otoyol. İlk gördüğümde İzmir beni çok etkiledi, İzmir bana şiir gibi geldi, İzmir’i sevdim ve adeta İzmir’e âşık oldum. 

Her sene, 20 Ağustos – 20 Eylül tarihlerinde Kültür Park da Başbakan tarafından “İzmir Enternasyonal Fuarı” açılır ve çok güzel etkinlikler olurdu. Stantlarda sergilenen ürünler, hayvanat bahçesi, sirk gösterileri, müzikli gazinolar, dönme dolap, fırıldak ve salıncaklar… macuncu, dondurmacı, pamuk ve kağıt helvacılar, baloncu ve simitçiler, buzlu gazoz ve su satanlar. Bu sayılanların hepsinin bulunduğu İzmir fuarında geçirdiğimiz 5-6 günlük tatil bizim için yeterli olurdu. Anlattıklarım 1970-1975’li yıllar yani 50 yıl önce yaşadıklarımızdır. Şimdi de İzmir’de fuar açılıyor ama İzmir’in merkezinden çok uzaktadır. Oraya halkımız gidemiyor, şimdiki fuarda büyük sanayici şirketler ve onların stantları var.

 

Gündüzleri İzmir’in çarşı, cadde ve sokaklarında gezer yorulurduk, güneşin batmasını, akşamın gelmesini beklerdik. Akşam olunca, önceden aldığımız biletlerle konserlere gider müzik dinler ve gösteri izlerdik. Fuarda bizzat izlediğimiz sanatçılar; Zeki Müren, Müzeyyen Senar, Emel Sayın, Selami Şahin, Ajda Pekkan, Erol Evgin, Gönül Yazar, Ersan Erdura, Huysuz Virjin (Seyfi Dursunoğlu),Tanju Okan, Neşe Karaböcek, Müşerref Tezcan, Serpil Örümcer ve İmamın Karısı…

Aşağıda isimleri yazılı sanatçılar da fuar gazinolarının solist ve assolistleri olarak revaçta olanlardı.

İbrahim Tatlıses, Adnan Şenses, Muazzez Abacı, Ateş Böcekleri, Zeki Alasya –  Metin Akpınar, Öztürk Serengil, Sadri Alışık… gibi sanatçıların sahneye çıktıkları anlaşmalı gazinolar ayrı ayrı idi. Adile Naşit, Nejat Uygur, Levent Kırca ve ekiplerinin oyunları sahnelenirdi fuarın açık hava tiyatrolarında. Levent Kırca kendi tiyatrosunun kapısında müşteri çekmek için bizzat davul çalardı…

Başlıca fuar gazinoları Manolya, Luna, Çamlık, Ada, Kübana, Ekici Över, Göl gazinoları idi.

Bu gazinolarda kimler sahneye çıkmadı ki; Ahmet Sezgin, Nuri Sesigüzel, Mualla Mukadder, Ayla Dikmen, Gönül Akkor, Müşerref Tezcan, Neşe Can, Ziya Taşkent, Bülent Ersoy, Şükran Ay, Selçuk Ural, Sevda Ferdağ, Hakkı Bulut, Orhan Gencebay, Ferdi Tayfur, Ferdi Özbeğen, Sezen Aksu, Ümit Besen, Barış Manço, Selda Alkor, Selma Güneri, Semiramis Pekkan , Erol Büyükburç…

  

Delikanlılık çağıma gelince İzmir’in güzelliklerini daha iyi anladım ve öğrendim. Kordonboyu’nu ve İkinci Kordon’u, Konak Meydanı, Basmane Garı ve Kahramanlar ile İki çeşmelik, Tepecik, Çankaya’yı ve Hilton’u, Santana ile Tantana’yı, Sedef  Pastanesini, Çankaya ve Kordon’daki gazino ve gece kulüpleri ile Karşıyaka’nın diğer eğlence yerlerini, Kemeraltı’nda on dokuz han ve fuarda beş kapının var olduğunu, iskeleleri, Karşıyaka’yı, Karşıyaka’ya gidip gelen gemilerin yolculuk sefasını, İzmir’in daha başka gizli güzel yerlerini öğrendim. Her geçen güzel gün gibi, İzmir’in her şeyi çok güzeldi…

Kordonboyu’nda bir arkadaş ile yürümek, saat kulesi önünde durup, 9 EYLÜL 1922 tarihinde hiç inmeyecekmiş gibi Hükümet Konağındaki göndere yeniden çekilen ve özgürce Dalgalanan Şanlı Bayrağımızı seyretmek, oralarda oturmak ve birkaç fotoğraf çekmek ve çektirmek ne güzeldir. İlk kurşunu atan Hasan Tahsin’in heykelini görünce… tarihe dalıp gitmek ve işgal günlerinde yaşanan acıların Türk’ün nice cesur ve büyük kahramanlar yetiştirdiğini hatırlamak… 

İşgali ve esareti kabul etmeyen milletimizin ATATÜRK’ün önderliğinde verdiği bağımsızlık mücadelesini adeta yaşamak. 9 Eylül Benim Kurtuluş Günümdür Aziz ATATÜRK ‘üm demek, Atatürk ve arkadaşları ile Hasan Tahsin’i anmak ve ruhlarına dualar okumak beni rahatlatırdı. Bir yere oturup bir şeyler yiyip-içmek, gezip – tozmak, çok güzeldi. Sevmiştim, derken İzmir’in meltem ve imbatına âşık oldum. İzmir geceleri de çok güzeldir, İzmir’in gündüz ve gecelerine şiirler yazdım…

“Söze Başlarken” İzmir İncileri, ya da İzmir Sevdası adı ile yayınlanacak olan şiir kitabımın önsözünden bir bölümdür. Şiirlerimi siz değerli okuyucularımla paylaşırken, İzmir Destanı ile Harmandalı Oynuyorum şiirlerimi de sizlere armağan ediyorum. Okunuyor olmak umut ve dileklerimle… Sağlıcakla kalın. 

13 TEMMUZ 2025                           
Muharrem KAYNAK
                                                                                                                                                                                                                                                 

İZMİR DESTANI                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                         

İzmirli bir efeyim, efedir benim atalarım

Şahin gibidir bakışlarım, harmandalı oynarım

Hiç çıkarmasam, hep üstümde dursa o’mor cepkenim 

İzmir’i çok seviyorum, İzmir’e doyamıyorum

İzmir’in kavakları de… , ben sonunu getiririm

Gel güzelim, İzmir Marşı’nı birlikte söyleyelim

Bir yerde bir zeybek çalsa ben hemen duygulanırım

İzmir’i çok seviyorum, İzmir’e doyamıyorum

Efelerin değerleri kutsaldır, namustur, ardır

Meşrebi geniş değildir, efenin edebi vardır 

Onda bir yürek vardır, öyle ağırdır ki yerinde

Mangal kadardır, ondaki yürek, altın değerinde

Gâvur İzmir diyenler Allah’tan çok tokat yediler

Dün vardılar, bu gün de çıkar ortaya o aymazlar

Her nedense onlar İzmir’i bir türlü sevemezler

Onlar asla bu dünyada muradına eremezler

Zeybek oynarken mert efeler, hem diz kırar, hem fındık

Düşmana kimsin diye parolayı biz burda sorduk

Hain ve zalim düşmana ilk kurşunu burda attık

Dokuz Eylül günü düşmanı burda denize döktük

Her gün seni bekliyorum güzelim, gözlerim Çeşme

Urla’dan gel, Menteş’ten gel, ne olur gel, beni üzme

Konak’ta buluşup, Kordon’a uzanalım yavaşça

El ele gezelim İkinci Kordon’da arkadaşça

Efelenip de çakır keyif meyhaneden çıkınca… 

Karşıyaka’ya, gemi ile hem gider, hem döneriz

Dönünce sabah olur, Basmane’de çorba içeriz 

Her gün gelsen, gezip tozsak, böyle geçse günlerimiz

Kadifekale’ye, Göztepe’ye gideriz ikimiz 

Beraber alışveriş de ederiz Kemeraltı’nda

Selamlaşırız Buca’lı ve Eşrefpaşa’lılarla

Narlıdere’li, Güzelyalı, Güzelbahçe’lilerle

                                                          

Güzelim, istersen taksiyle Balçova’ya gidelim 

Basmane’de trenden inelim de, metroya binelim

İste, Fuar’a girelim kapıların birisinden  

Sonra dönelim gelelim, Alsancak’tan, Bornova’dan

Övün, güzel İzmir övün, senindir bu destan senin

Adını an Yörük Ali Efe’nin, Çakırcalı’nın

İzmir Efeleri’nin türküleriyle zeybek oyna 

Ben nasıl övünmem İzmirli bir Efe olduğuma

13 TEMMUZ 2025  
Muharrem KAYNAK 

İZMİR DESTANI:16’lı hece ölçüsü ile yazılmış, 4’erli 10 Kıta’dan oluşan (40 Mısralık) bir şiirdir. İzmir’in EFE, ZEYBEK ve KIZANLARI ile onların zevkle oynadığı Zeybek ve Harmandalı’nın unutulmaması dilek ve temennilerimle. ..

HARMANDALI OYNUYORUM

Daha erken erken efem

Cepken olur bana kefen

Diz üstünde eğilirken

Harmandalı oynuyorum

Bekle İzmir sarı gelin

Yere değiyor dizlerim

Meltem diye eser yelin

Harmandalı oynuyorum

Tatlı tatlı şakır dilber

Hey! dedi mi mert efeler

Şakır şakır alkış eller

Harmandalı oynuyorum

Güneş doğunca giderim

Ben dağlarda gecelerim

Hey! İzmir’im efelerim

Harmandalı oynuyorum

Muharrem KAYNAK

13 TEMMUZ 2025

NOT: 8’li hece ölçüsü ile yazdığım bu dört dörtlük şiir 1999 yılında ses sanatçımız Süleyman AYDAN tarafından oyun havası olarak bestelenmiş ve seslendirilmiştir. Müzik Adam Şirketince kayda alınan bir kaset ve CD ile piyasaya sürülmüştür. Eser MESAM’ın kayıtları arasında yer almaktadır.

                                                                                       



SÖZE BAŞLARKEN ve İZMİR İNCİLERİ
+ - 0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

MUHARREM KAYNAK
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. SÖZE BAŞLARKEN ve İZMİR İNCİLERİ

SÖZE BAŞLARKEN ve İZMİR İNCİLERİ

0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Balıkesir’den İzmir’e giderdik. Tren ile de gitsek, otobüs ile de gitsek yolculuğumuz dört saat sürerdi. Şimdi yolculuk süresi otobüs ile iki saate indi, yollar çok güzel oldu, hem de otoyol. İlk gördüğümde İzmir beni çok etkiledi, İzmir bana şiir gibi geldi, İzmir’i sevdim ve adeta İzmir’e âşık oldum. 

\r \r

Her sene, 20 Ağustos – 20 Eylül tarihlerinde Kültür Park da Başbakan tarafından “İzmir Enternasyonal Fuarı” açılır ve çok güzel etkinlikler olurdu. Stantlarda sergilenen ürünler, hayvanat bahçesi, sirk gösterileri, müzikli gazinolar, dönme dolap, fırıldak ve salıncaklar… macuncu, dondurmacı, pamuk ve kağıt helvacılar, baloncu ve simitçiler, buzlu gazoz ve su satanlar. Bu sayılanların hepsinin bulunduğu İzmir fuarında geçirdiğimiz 5-6 günlük tatil bizim için yeterli olurdu. Anlattıklarım 1970-1975’li yıllar yani 50 yıl önce yaşadıklarımızdır. Şimdi de İzmir’de fuar açılıyor ama İzmir’in merkezinden çok uzaktadır. Oraya halkımız gidemiyor, şimdiki fuarda büyük sanayici şirketler ve onların stantları var.

\r

 

\r

Gündüzleri İzmir’in çarşı, cadde ve sokaklarında gezer yorulurduk, güneşin batmasını, akşamın gelmesini beklerdik. Akşam olunca, önceden aldığımız biletlerle konserlere gider müzik dinler ve gösteri izlerdik. Fuarda bizzat izlediğimiz sanatçılar; Zeki Müren, Müzeyyen Senar, Emel Sayın, Selami Şahin, Ajda Pekkan, Erol Evgin, Gönül Yazar, Ersan Erdura, Huysuz Virjin (Seyfi Dursunoğlu),Tanju Okan, Neşe Karaböcek, Müşerref Tezcan, Serpil Örümcer ve İmamın Karısı…

\r \r

Aşağıda isimleri yazılı sanatçılar da fuar gazinolarının solist ve assolistleri olarak revaçta olanlardı.

\r

İbrahim Tatlıses, Adnan Şenses, Muazzez Abacı, Ateş Böcekleri, Zeki Alasya –  Metin Akpınar, Öztürk Serengil, Sadri Alışık… gibi sanatçıların sahneye çıktıkları anlaşmalı gazinolar ayrı ayrı idi. Adile Naşit, Nejat Uygur, Levent Kırca ve ekiplerinin oyunları sahnelenirdi fuarın açık hava tiyatrolarında. Levent Kırca kendi tiyatrosunun kapısında müşteri çekmek için bizzat davul çalardı…

\r \r

Başlıca fuar gazinoları Manolya, Luna, Çamlık, Ada, Kübana, Ekici Över, Göl gazinoları idi.

\r

Bu gazinolarda kimler sahneye çıkmadı ki; Ahmet Sezgin, Nuri Sesigüzel, Mualla Mukadder, Ayla Dikmen, Gönül Akkor, Müşerref Tezcan, Neşe Can, Ziya Taşkent, Bülent Ersoy, Şükran Ay, Selçuk Ural, Sevda Ferdağ, Hakkı Bulut, Orhan Gencebay, Ferdi Tayfur, Ferdi Özbeğen, Sezen Aksu, Ümit Besen, Barış Manço, Selda Alkor, Selma Güneri, Semiramis Pekkan , Erol Büyükburç…

\r

  

\r

Delikanlılık çağıma gelince İzmir’in güzelliklerini daha iyi anladım ve öğrendim. Kordonboyu’nu ve İkinci Kordon’u, Konak Meydanı, Basmane Garı ve Kahramanlar ile İki çeşmelik, Tepecik, Çankaya’yı ve Hilton’u, Santana ile Tantana’yı, Sedef  Pastanesini, Çankaya ve Kordon’daki gazino ve gece kulüpleri ile Karşıyaka’nın diğer eğlence yerlerini, Kemeraltı’nda on dokuz han ve fuarda beş kapının var olduğunu, iskeleleri, Karşıyaka’yı, Karşıyaka’ya gidip gelen gemilerin yolculuk sefasını, İzmir’in daha başka gizli güzel yerlerini öğrendim. Her geçen güzel gün gibi, İzmir’in her şeyi çok güzeldi…

\r \r

Kordonboyu’nda bir arkadaş ile yürümek, saat kulesi önünde durup, 9 EYLÜL 1922 tarihinde hiç inmeyecekmiş gibi Hükümet Konağındaki göndere yeniden çekilen ve özgürce Dalgalanan Şanlı Bayrağımızı seyretmek, oralarda oturmak ve birkaç fotoğraf çekmek ve çektirmek ne güzeldir. İlk kurşunu atan Hasan Tahsin’in heykelini görünce… tarihe dalıp gitmek ve işgal günlerinde yaşanan acıların Türk’ün nice cesur ve büyük kahramanlar yetiştirdiğini hatırlamak… 

\r \r

İşgali ve esareti kabul etmeyen milletimizin ATATÜRK’ün önderliğinde verdiği bağımsızlık mücadelesini adeta yaşamak. 9 Eylül Benim Kurtuluş Günümdür Aziz ATATÜRK ‘üm demek, Atatürk ve arkadaşları ile Hasan Tahsin’i anmak ve ruhlarına dualar okumak beni rahatlatırdı. Bir yere oturup bir şeyler yiyip-içmek, gezip – tozmak, çok güzeldi. Sevmiştim, derken İzmir’in meltem ve imbatına âşık oldum. İzmir geceleri de çok güzeldir, İzmir’in gündüz ve gecelerine şiirler yazdım…

\r \r

“Söze Başlarken” İzmir İncileri, ya da İzmir Sevdası adı ile yayınlanacak olan şiir kitabımın önsözünden bir bölümdür. Şiirlerimi siz değerli okuyucularımla paylaşırken, İzmir Destanı ile Harmandalı Oynuyorum şiirlerimi de sizlere armağan ediyorum. Okunuyor olmak umut ve dileklerimle… Sağlıcakla kalın.  13 TEMMUZ 2025                            Muharrem KAYNAK                                                                                                                                                                                                                                                 

\r

İZMİR DESTANI                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                         

\r

İzmirli bir efeyim, efedir benim atalarım

\r

Şahin gibidir bakışlarım, harmandalı oynarım

\r

Hiç çıkarmasam, hep üstümde dursa o’mor cepkenim 

\r

İzmir’i çok seviyorum, İzmir’e doyamıyorum

\r \r

İzmir’in kavakları de… , ben sonunu getiririm

\r

Gel güzelim, İzmir Marşı’nı birlikte söyleyelim

\r

Bir yerde bir zeybek çalsa ben hemen duygulanırım

\r

İzmir’i çok seviyorum, İzmir’e doyamıyorum

\r \r

Efelerin değerleri kutsaldır, namustur, ardır

\r

Meşrebi geniş değildir, efenin edebi vardır 

\r

Onda bir yürek vardır, öyle ağırdır ki yerinde

\r

Mangal kadardır, ondaki yürek, altın değerinde

\r \r

Gâvur İzmir diyenler Allah’tan çok tokat yediler

\r

Dün vardılar, bu gün de çıkar ortaya o aymazlar

\r

Her nedense onlar İzmir’i bir türlü sevemezler

\r

Onlar asla bu dünyada muradına eremezler

\r \r

Zeybek oynarken mert efeler, hem diz kırar, hem fındık

\r

Düşmana kimsin diye parolayı biz burda sorduk

\r

Hain ve zalim düşmana ilk kurşunu burda attık

\r

Dokuz Eylül günü düşmanı burda denize döktük

\r \r

Her gün seni bekliyorum güzelim, gözlerim Çeşme

\r

Urla’dan gel, Menteş’ten gel, ne olur gel, beni üzme

\r

Konak’ta buluşup, Kordon’a uzanalım yavaşça

\r

El ele gezelim İkinci Kordon’da arkadaşça

\r \r

Efelenip de çakır keyif meyhaneden çıkınca… 

\r

Karşıyaka’ya, gemi ile hem gider, hem döneriz

\r

Dönünce sabah olur, Basmane’de çorba içeriz 

\r

Her gün gelsen, gezip tozsak, böyle geçse günlerimiz

\r \r

Kadifekale’ye, Göztepe’ye gideriz ikimiz 

\r

Beraber alışveriş de ederiz Kemeraltı’nda

\r

Selamlaşırız Buca’lı ve Eşrefpaşa’lılarla

\r

Narlıdere’li, Güzelyalı, Güzelbahçe’lilerle

\r

                                                          

\r

Güzelim, istersen taksiyle Balçova’ya gidelim 

\r

Basmane’de trenden inelim de, metroya binelim

\r

İste, Fuar’a girelim kapıların birisinden  

\r

Sonra dönelim gelelim, Alsancak’tan, Bornova’dan

\r \r

Övün, güzel İzmir övün, senindir bu destan senin

\r

Adını an Yörük Ali Efe’nin, Çakırcalı’nın

\r

İzmir Efeleri’nin türküleriyle zeybek oyna 

\r

Ben nasıl övünmem İzmirli bir Efe olduğuma

\r

13 TEMMUZ 2025   Muharrem KAYNAK 

\r

İZMİR DESTANI:16’lı hece ölçüsü ile yazılmış, 4’erli 10 Kıta’dan oluşan (40 Mısralık) bir şiirdir. İzmir’in EFE, ZEYBEK ve KIZANLARI ile onların zevkle oynadığı Zeybek ve Harmandalı’nın unutulmaması dilek ve temennilerimle. ..

\r \r

HARMANDALI OYNUYORUM

\r \r

Daha erken erken efem

\r

Cepken olur bana kefen

\r

Diz üstünde eğilirken

\r

Harmandalı oynuyorum

\r \r

Bekle İzmir sarı gelin

\r

Yere değiyor dizlerim

\r

Meltem diye eser yelin

\r

Harmandalı oynuyorum

\r \r

Tatlı tatlı şakır dilber

\r

Hey! dedi mi mert efeler

\r

Şakır şakır alkış eller

\r

Harmandalı oynuyorum

\r \r

Güneş doğunca giderim

\r

Ben dağlarda gecelerim

\r

Hey! İzmir’im efelerim

\r

Harmandalı oynuyorum

\r \r

Muharrem KAYNAK

\r

13 TEMMUZ 2025

\r \r

NOT: 8’li hece ölçüsü ile yazdığım bu dört dörtlük şiir 1999 yılında ses sanatçımız Süleyman AYDAN tarafından oyun havası olarak bestelenmiş ve seslendirilmiştir. Müzik Adam Şirketince kayda alınan bir kaset ve CD ile piyasaya sürülmüştür. Eser MESAM’ın kayıtları arasında yer almaktadır.

\r

                                                                                       

SÖZE BAŞLARKEN ve İZMİR İNCİLERİ
+ - 0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Yenihaber Gazetesi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin