Büyük tesellimiz, Atamızınnyolgöstericiliğinde, çağdaş ilkeri ile kurulan Türkiye Cumhuriyeti oldu… “Yurtta barış cihanda barış” diyen başta büyük önder olmak üzere, kurucu kadro Lozan dan sonra Montrö anlaşmasını yapmayı başararak ülkemizin etrafını bir güvenşik duvarı ile kuşattılar… Katılımcı her ülkenin işine gelen Montrö anlaşması, 1956 da süresi dolduğu halde hiç bir imzacı ülkenin ciddi itiraz getirmemesi sonucu aynen devam ediyor.Bu sözleşme ile, karadenize kıyı ülkelerin tamamının barış güvenliği sağlanıyor, bizim içinse fazlafan boğazlardaki egemenliğimiz pekişiyor..Bu yüzden, Montrö çok değerlidir ve hassasiyetle korunmalıdır…
Belirli bir tonajın üstündeki gemileri karadenize sokmayan, giren gemileri 21 günden gazla bu denizde tutmayan Montrö bize gereklidir. Böyle olduğuna göre, Montrö yü korumalıyız…Montrö nüm sürmesini tehlikeye düşürecek her oluşumdan kaçınmalıyız… Montrö gündem olmadan sessizce sürüp gitmelidir, oysa İstanbul kanalı girişimi ile bir anlamda biz Montrö yü yasaklıyoruz. Adeta Montröyü bozmadan, Amerikan savaş gemilerini karadenize çıkaran bir yol yapıyoruz… Buna başta Rusya ve diğer karadeniz ülkeleri sessiz kalmazlar ve Montrö tartışılmaya başlar..
