Türkiye Cumhuriyeti’nin acımasızca doğranan iki fidanından biridir “Halkevleri”, “Köy Enstitüleri” ile birlikte…
\r
Bugünkü konumuz “Halkevleri” olacak.
\r
Cumhuriyet döneminde ülkenin sosyal ve kültürel kalkınmasında, cumhuriyetin de getirdiği değerlerin geniş halk kitlelerine ulaşması için 19 Şubat 1932’de, başta Ankara olmak üzere 14 il merkezinde açılmıştı, “Halkevleri”…Zamanla büyük bir artış gösterdi. Amacı, toplumdaki “Parasız eğitim, parasız sağlık” isteğini yükseltmekti. Tabii ki Türk Milleti’ni çağdaş uygarlıklar düzeyine çıkaracak kültürel atılımları gerçekleştirmeyi, Atatürk Devrimleri’ni halka daha iyi anlatmayı ve eğitim seferberliği çalışmalarını yönetmeyi de hedefleri arasına almıştı.
\r
Halkevleri’nin, Mustafa Kemal Atatürk’ün “Aydınlanma Devrimi”ni üstlenmek gibi işlevi de çok önemliydi. Bu amaçla sanat ve kültür etkinliklerini kitlelere taşıyor, Anadolu insanının kültürel susamışlığına çağdaş olanaklar sunuyordu.
\r
Halkevleri’nin işlevi yalnız sanat, kültür ve spor etkinlikleriyle sınırlı değildi. Tüzüğünün 44’üncü maddesi gereğince, yardıma muhtaç, kimsesiz kadınlar, çocuklar, dermandan düşen ihtiyarlara da destek veriyordu.
\r
Halkevleri, 90 yıllık bir halk örgütüydü.
\r
Onurlu bir tarih, her mücadele döneminde kendini yenilemeyi başaran genç bir fidandı, Halkevleri…
\r
Halkevleri, tarihti, onurlu bir yürüyüşün aydınlık tarihiydi. Hiçbir baskıya boyun eğmeyen, eşitlik, özgürlük ve barış mücadelesinin tarihi.
\r
Kitaptı, kütüphaneydi, tiyatroydu, sanattı, Halkevleri…
\r
Gericiliğe, emperyalizme, faşizme karşı dimdik durmak, her kapatılışın ardından yeniden doğmaktı, Halkevleri…
\r
Ve her yeniden doğuşta da halklaşmak, halkın örgütü olmaktı, Halkevleri…
\r
Halkevleri’nin sonu ne mi oldu?
\r
Demokrat Parti’nin(DP) 14 Mayıs 1950’de iktidara gelmesinden sonra TBMM’de 8 Ağustos 1951’de kabul edilen ve 11 Ağustos 1951’de Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren 5830 sayılı yasayla Türkiye genelindeki tüm Halkevleri kapatılarak malları hazineye devredildi ve yazık oldu!
\r
BANDIRMA HALKEVİ
\r
Bandırma’da da Halkevi vardı.
\r
Şehit Mehmet Günenç Lisesi’nde öğrenci olduğum yıllarda Bandırma’da hizmet veren Halkevi çatısı altında çalıştım. Halkevi Bandırma Şubesi’nin başkanı Esin Kocabay’dı. Esin Hanım, o yıllarda Şehit Mehmet Günenç Lisesi’nde, Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeniydi. Halkevi binası, bugünkü “Sevgi Yolu”ndaydı. O dönemde başta Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere düzenlediği birçok anma programı ve etkinlikler düzenlendi. Bu etkinliklerde başta sunuculuk olmak üzere çeşitli görevler aldım. Çok anlamlı etkinliklerdi. Bu etkinliklerin düzenlenmesine o dönemin Bandırma Belediye Başkanı, rahmetli Hasan Sur da büyük destek vermişti.
\r
Bu yazıya, benim sunuculuğumda, 10 Kasım 1973’te gerçekleşen Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün anıldığı programın fotoğrafları da eklidir. Fotoğrafları “Stüdyo Atınç”ın sahibi rahmetli Atınç Ekerer çekmişti.
\r
Bandırma’da Halkevleri’nin kurucu başkanı olup, 2001 yılında kaybettiğimiz, Bandırmalı Esin Kocabay’ı saygı ve rahmetle anıyorum.
\r
Yazıma, ünlü Halk Ozanı Âşık Veysel Şatıroğlu’nun, “Halkevi” başlıklı şiiriyle son veriyorum:
\r
“Sarsılmaz Halkevi sağlam temeli
\r
Işık tutar halka yorulmaz eli
\r
Halka hizmet kuruluşu emeli
\r
Atatürk sesi var Halkevleri’nde
\r \r
Halkevleri umum halkın malıdır
\r
İlim irfan faziletle doludur
\r
Devam eden Atatürk’ün yoludur
\r
Atatürk izi var Halkevleri’nde
\r \r
Halkevleri ilim irfan yuvası
\r
Atatürk’ün sesi milletin sesi
\r
Eşitlik, hürriyet ve demokrasi
\r
Atatürk sözü var Halkevleri’nde
\r \r
Sosyal yardım kolu, Türk müzik kolu
\r
Çalışanlar için imkânlar dolu
\r
Çalışmalı, okumalı, yazmalı
\r
Atatürk sözü var Halkevleri’nde
\r \r
Asil Türk Milleti çalışır Veysel
\r
Çalışana ekmek çağırır gel, gel
\r
Asla mağdur olmaz çalışan bir el
\r
İnanç var, iman var Halkevleri’nde”
