Önce, Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Metehan Yılgör’ün yazılı açıklamasını yayınlayalım.
“Bandırma, bir zamanlar eğitime ve öğretime değer veren bir ilçe olarak biliniyordu…Bu yıl, Bandırma’da liseyi bitiren öğrencilerin yüzde 38’i, üniversite sınavına başvurmamış/girmemiş.
Bandırma İlçe Millî Eğitim Müdürü Mutlu Aslan, bu konuda kamuoyunu bilgilendirmelidir. Vatandaş olarak merak ediyorum.
Mesele Bandırma’nın geleceğidir.”
“HAYALET ÖĞRENCİLER” Mİ VAR?
Şimdi gelelim, konunun bir diğer önemli bölümüne…
Bandırma’da, bazı özel liselerde “hayalet öğrenciler” olduğu dile getiriliyor.
“Hayalet öğrenci” ne mi?
Bu özel liselere kayıtlı görülen, ailelerinin ekonomik durumları çok iyi olan, çok sayıda öğrencinin genelde okullarına gitmedikleri, okul yönetimlerinin, aldıkları önemli kayıt paraları ve özel bağışlar nedeniyle buna göz yumdukları, devamsızlık yönetmeliğine uyulmadığı öne sürülüyor.
Tabii ki, işin önemsenmesi gereken noktaları şudur:
Özel liselerde, sözüm ona eğitim-öğretim gören bu öğrenciler, liselerden yüksek not ortalamaları verilerek mezun olduktan sonra, “Başarı Ortalama Puanı(BOP)”un büyük avantajı ile binlerce öğrencinin hakkını yiyerek, önemli üniversitelere girme şansını buluyorlar. Buna paralel olarak da binlerce öğrencinin hayalleri yıkılıp, umutları kırılıyor.
Bu durum dikkate alınırsa, Bandırma’daki liselerden bu yıl mezun olan, ailelerinin ekonomik durumları kısıtlı bulunan öğrencilerin yüzde 38’inin, üniversite sınavına başvurmadıkları ya da üniversitelere giremedikleri ortaya çıkıyor.
“Hayalet öğrenciler” olayı çok önemli.
Merak ettiğim konu şu:
Bandırma İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü, Bandırma’daki özel liseleri başta “hayalet öğrenciler” olmak üzere gerçekçi bir şekilde denetliyor mu?
Bandırma’nın ve ülkenin gençlerinin geleceğini karartmaya, umutlarını kırmaya kimsenin hakkı yoktur.
