TÜİK enflasyon rakamlarını açıkladı.Sadece enflasyon değil bir çok veriyi de açıkladı.Kişi başına düşen milli gelir 18040.- USD. Ekonomimiz de 3,6 büyümüş. İyi de bu büyümede emekli olanlar başta olmak üzere emekçi ve dar gelirlilere düşen paylar nereye gidiyor diye sormazlarmı size Eyyyy “ekonomi yöneticileri, hazine bakanı, çalışma bakanı”? Verilere inanan varsa beri gelsin.
Ayrıca başka bir açıklama da tarımdaki 8,8 lik küçülme , pardon EKSİ BÜYÜME. Bağlı olarak tarımdaki gerileme dar gelirlinin en önemli kalemi olan beslenmede , başka deyişle ; GIDA ARZINDA büyük sıkıntı yaşayacağının göstergesidir bu gerileme. Yani en büyük sıkıntıyı gene dar gelirli çekecek. Ekonomi ve Hazine ile çalışma bakanımız ve bazı milletvekilleri iiçin sorun yok nasıl olsa maaşlarını zamanında alabiliyor emekliler ne gam .
Ekonomi dolaylı vergilerle finanse ediliyor.Yani iş adamı da sokaktaki emekli de aynı vergiyi veriyor.Temel ihtiyaç maddelerinin birçoğundan aynı oranda ÖTV alınıyor.Emekli ve dar gelirlinin sırtında yükün büyüğü.
BU ekonomi yönetimi ile böyle giderse emeklilerin ve dar gelirlilerin yaşadığı sefalet yılları sürecek. Açıklanan enflasyon rakamları ile ilk 2 ayda 7.94 oranında arttı. 20 bin TLlık en düşük emekli aylığı 18500.TL ya geriledi.
Bayram yaklaşıyor herkesin ağzında emeklinin BAYRAM İKRAMİYESİ. Yok şu kadar artış, yok bu kadar. Pek bir şey fark etmeyeceği belli. Anlaşılan bir artış olmayacak. Zaten olsa ne yazar olmasa ne. Sonuçta verilecek miktar bir sadakadan öte bir şey değil. Bu da emeklinin düşürüldüğü sefil durumu pek değiştirmeyecek. İkramiyenin konuşulması bile emeklilerin düşürüldüğü durumun en açık göstergesi değil mi? Alay etmekten, dalga geçmekten, aşağılamaktan başka bir şey değil. Emekli ekonomisindeki tek değişmeyen şey ülke ekonomisinde olduğu gibi KARA DELİK.
Emekliler artık sosyal aktiviteleri unutmuş durumda . Maaşlar artık sadece gıda ve zorunlu harcamalara gidiyor.Özellikle gıda konusunda oluşan enflasyona da yetişemiyoruz.GIDA enflasyonunda Dünya’da 4. Avrupa’da ise 1. sıradayız.
Emeklilerin düştükleri sefalet içerisindeki yaşamın en önemli göstergelerinden biri de 2, el pazarlar. Çünkü en önemli müşterileri emekliler.EMEKLİLER YILINDA EMEKLİLER PERİŞAN.
Emeklilerin milli gelirden aldıkları pay her geçen gün gerilemekte. Sistem her geçen gün değiştirilerek alt üst edilmiş durumda. Emekliler için daha çok KAMU KAYNAĞI ayrılmalı. Avrupa ülkelerinde ortalama %12-14 oranında kaynak ayrılırken bu oran ülkemizde % 5 lerde. Bu da ekonomi yönetiminin tercihini yansıtmaktadır. 110 bin makam aracının bulunduğu ve kamu harcamalarında hiç kısıtlama yokken emekli maaşlarında bu oldukça fazla.
Yanlış ekonomik politikalar yüzünden ekonomide oluşan maliyeti emekliye ve dar gelirliye ödetiyorlar. 01.10.2008 de çıkarılan 5510 sayılı yasa ile düzenlenen aylık bağlama oranları (ABO) düzenlemesi ile sistem karmakarışık edilmiştir. Sistemi yamalı bohçaya çevirdiler. Köklü bir değişiklik yetmez. DEVRİM yapılmalıdır. En düşük emekli maaşlarının yükseltilmesi çözüm değildir. Bu yapılarak düşük maaş alan emeklilerle, yüksek miktarda prim ödeyen emeklilerin aldıkları maaşlar arasındaki makası kapatmaktır. Basından öğrendiğimize göre bu adaletsizliğin giderilmesi için bazı formüller üzerinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığında çalışmalar yapılmaktadır.Umarım yapılan çalışmalarla olumlu sonuçlar alınır ve yüksek prim ödeyen emeklilerle az sayıda prim ödeyenler arasında hakkaniyetsizlik ivedi olarak düzeltilir. Ama açıkça belirtmeliyim ki ; hiç de ümitli değilim bu konuda .
5510 sayılı yasa ile ABO konusunda adalet yerle bir edilmiştir.”Çok prim ödeyenin çok maaş alması”ları ve sosyal sigorta tekniğinin temel direğidir. Ama ne yazıktır günümüzde bu prensipler uygulanmıyor.Enflasyon oranları ve maaş bağlama formülündeki dengesizlik bu TEMEL DİREĞİ SALLIYOR. Bu konuda hakkaniyeti sağlayacak tek çözüm İNTİBAK YASASIDIR.2000 YILI ÖNCESİNDEKİ sisteme dönülmelidir.Asıl önemli ve gerekli olan şey de ENFLASYONLA GERÇEK ANLAMDA BİR MÜCADELE YAPILMALIDIR.
Sosyal Güvenlik bakanlığı tarafından yapılan çalışma haberleri de emeklilİnin gazını alma ve oyalamaktan başka bir şey değildir.
Yukarıdan beri yazdıklarımızla 2026 Emeklilerinin SEFALET YILI olacak demiştik ama bu gidişata bakarsak emeklileri sefaleti yaşayacakları yıllar bekliyor sanki. Umarım yanılırız.
Orhan Alemdaroğlu
Çağdaş Emekliler Derneği Başkanı
KENT KONSEYİ EMEKLİ MECLİSİ BAŞKANI
