YazıYorum (Mete Kozdağ)
Mutlu insan, her türlü isteği eksiksiz ve sürekli olarak yerine gelmiş, mutluluğa ermiş kişidir.
Mutluluk ise, bütün özlemlere eksiksiz ve sürekli olarak ulaşılmaktan duyulan kıvanç durumu, saadet, bahtiyarlık olarak tanımlanmakta olup, şimdiye dek sayısız değişik tanımları yapılmış görece ve göreli bir kavramdır.
Türkiye İstatistik Kurumu, TÜİK; yaşam memnuniyeti araştırmasını bireylerin genel mutluluk algısını, toplumsal değer yargılarını, temel yaşam alanlarındaki genel memnuniyetini ve kamu hizmetlerinden memnuniyetini ölçmek, memnuniyet düzeylerinin zaman içindeki değişimini takip etmek amacıyla, 2003 yılından itibaren düzenli olarak gerçekleştiriyor.
O zaman bir soru?
Mutlu muyum?
Mutlu musun?
Mutlu mu?
Mutlu muyuz?
Mutlu musunuz?
Mutlular mı?
TÜİK ‘Yaşam Memnuniyeti Araştırması’ verilerine göre ‘mutlu’ olduğunu söyleyen 18 ve üzeri yaştaki bireylerin oranı, 2024 yılında %49,6 iken 2025 yılında 3,7 puan artarak %53,3 oldu. ‘Mutsuzum’ diyen bireylerin oranı ise 2024 yılında %14,5 iken 2025 yılında 1,5 puan azalarak %13,0 olarak gerçekleşti.
Bireylerin de ortalama yaşam memnuniyet düzeyi 10 üzerinden 5,7 olduğuna göre;
Mutluyum,
Mutlusun
Mutlu,
Mutluyuz,
Mutlusunuz,
Mutlular …
Mitolojide, mutluluğa dair bir hikayeye göre; Tanrılar, insanlar mutluluğu arasın ve böylece kıymetli olsun diye saklamaya karar verirler. Biri der ki ”Göklerin en uzağına saklayalım. ”Diğeri, ”Denizin en dibine…”Öbürü, ”Ormanın en kuytusuna saklayalım,” der. Sonunda biri der ki ”içlerine saklayalım. Oraya bakmak akıllarına gelmez.
İşte her şey bundan ibaret insanın kendini tanıması kendi için bir şeyler yapması, hayalleri doğrultusunda pes etmeden ilerlemesi ve sonuç olumsuz olsa bile çabasından memnun olması.
Kendimizi, kendimiz için tanıyalım.
Ayrıca Birleşmiş Milletler tarafından 2012 yılında, 20 Mart günü ‘’Dünya Mutluluk Günü” olarak ilan edildi. Amaç; dünya üzerindeki insanların mutluluğu hatırlamaları, mutluluk üzerine düşünmeleri ve kutlamalar yapmaları.
Ona göre yani …!
Okunuyor olmak dileğiyle, saygılar.
