TÜRK YÖNETİCİ TİPİNİN ÖZELLİKLERİ;
\r
Bir tıp doktoru olan işletme danışmanı Murat Toktamışoğlu’nun Media Cat yayınları arasında çıkan “Kot Pantolonlu Yönetici” adlı kitabından “Türk yönetici tipi” portresinin Ayhan Atakol Hürriyet gazetesinde aşağıdaki şekilde özetliyor: (Ataker; 17.12.2001), (Toktamışoğlu; 2001, 66-69)
\r
‘Yeniliği sevmiyoruz:
\r
- \r
- Yeniliğe dirençliyiz. Yenilikten çekiniyor, korkuyoruz.
- Amaç ve hedeflerimiz belli değil, hatta yok.
- Hızlı başlayıp sonra işi yavaşlatma eğilimindeyiz.
\r
\r
\r
\r
Eleştiriyi Sevmiyoruz:
\r
- \r
- Eleştirilmemizi sevmiyor, fakat başkalarını eleştiriyoruz.
- Sorunlara kısa vadeli çözüm bulmayı tercih ediyoruz. Uzun vadeli çözüm aramıyoruz.
\r
\r
\r
Teorik Düşünmüyoruz:
\r
- \r
- Teorik düşünmeyi sevmiyoruz. Teoriden yola çıkmadan pratik yoldan işin kolayına kaçıyoruz.
- Uzmanlıktan çok, çevredekilerin söylediklerine göre karar veriyoruz.
- Merkeziyetçi ve mevzuatçıyız.
- Çekingeniz
\r
\r
\r
\r
\r
Sadece Konuşuyoruz:
\r
- \r
- Konuşuyor fakat dinlemiyoruz.
- Anlaşılamayanın, yanlış anlaşılanın hep biz olduğumuzu ve karşımızdakilerin bizi anlamadıklarını düşünüyoruz.
- Kolay vazgeçiyoruz.
- Çekişmeyi, itişip kakışmayı seviyoruz.
- Sorgulayıcı değiliz, pasif davranıyoruz.
- Kurallara göre oynamak yerine, kuralları kendimize uydurmaya çalışıyoruz.
- İlke ve değerlere önem vermeden tutarsızlığı benimsiyoruz.
- İş birliğine çok açık değiliz.
\r
\r
\r
\r
\r
\r
\r
\r
\r
Başarıyı çekemiyoruz:
\r
- \r
- Birbirimizin ve başkalarının başarısını çekemiyoruz.
- Söylemiyor, söyleniyoruz: dedikodu yapmayı seviyoruz.
- Araçlarla amaçlarımızı birbirine karıştırıyoruz.
- “Biz” yerine “Ben”leri daha öne çıkarıyoruz.
\r
\r
\r
\r
\r
“Nasıl olur?” sorusu yerine, “neden olmaz?” sorusuna cevaplar arıyoruz.
\r
Ünvanın Arkasına Saklanıyoruz:
\r
- \r
- Bilgiyi saklıyor, paylaşamıyoruz.
- Ünvanımıza, makamımıza güç katmak yerine onun gücünün arkasına saklanıyoruz. Ünvana, pozisyona, rütbeye, diplomaya çok önem veriyoruz.
- Hatalara karşı savunmacı bir yaklaşım içinde direnç gösteriyoruz.
- Öğrenmeyi okulla sınırlı görüyoruz. Okulda öğrenmenin de öğretileni ezberleme olduğunu sanıyoruz.
- Zamanımızı organize edemiyor, organize olamıyoruz.
\r
\r
\r
\r
\r
