TRUMP 18 YAŞINDA
21 Kasım 1964 günü New York’ta çok yağmurlu bir gündü. Fakat o gün New York için çok önemli bir gündü. New York’un Brooklyn bölgesinin Bay Ridge ile Staten İsland arasında kurulan Verrazano Narrows Köprüsünün açılışı günüydü. Saat 11’de yapılacak törene, 52 limozin dolusu politikacı ve etkin kişi törene katılmak üzere gelmişti. Hepsi köprünün Brooklyn tarafındaydı.
Bu büyük kalabalığın içinde en başta Triborough Bridge ve Tunnel Authority’nin başındaki Robert Moses bulunuyordu. Otoriter bir insandı. Törene gelenler arasında on sekiz yaşındaki Donald Trump ve babası da vardı. İkisi de Moses’in hayranıydı. Bu iki önemli coğrafi noktayı birleştiren proje uzun süre sürüncemede kalmış , sonunda Moses’In gayretiyle inşaatı başlamış ve tamamlanmıştı. Açılış merasiminde , Moses’ın yanısıra New York belediye başkanı, New York eyaleti valisi ve Ceremoniyi yöneten kişi bulunuyordu. Bu suspension köprünün projesini çizen Othmar Amman, diğerleri gibi ön sıralarda değil gerilerde bir yerde oturuyordu.
1980 yılında, New York Times’tan Howard Blum tarafından kendisine bu olay sorulduğunda 80 dakikalık seremoniyi Trump şöyle anlatmıştı; ‘’ Saatlerce sürekli yağmur yağarken bütün o salaklar – jerks – biribiriyle tanıştırılıyor ve biribirini methediyordu. Bu köprüye karşıt olan siyasiler de şimdi orada idi. Bir köşede yalnız başına yağmur altında ayakta duran 85 yaşında İsveçli bir mühendis vardı. Onun adından hiç kimsenin bahsetmediğini farkettim. O köprünün planlarını çizen adamdı’’. ‘’Eğer başkalarının sana istedikleri gibi muamele yapmasına izin veriyorsan, enayisin’’ dedi ve devam etti daha sonra Blum’a ‘’Hiçbir zaman unutmayacağım. Anladım ki Ben hiçbir kimsenin enayisi olmayacağım’’. (Maggie Haberman; Confıdence Man, Mudlark, London, 2024 , shf 17,18)
Törenin ertesi günü New York Times’ta Gay Talese tören hakkında ‘’Güneş parlıyordu. Gökte bulut bile yoktu. Yağmurun bir damlası bile yoktu’’ diye yazıyordu. Köprü mühendisi Amman İsveçli değil, İsviçreli idi. İsviçre’den 1902’de New York’a göç etmişti.
Gerçekte, törende Ammann , Moses’in kürsüye çağırdığı ilk kişiydi. Ve onu ‘’Zamanımızın en değerli büyük insanını, mütevazi, gösterişsiz, çok kez böyle durumlarda dikkat çekmeyen, tanınmak istemeyen bu kişiyi, magazin dünyasının bile kim olduğunu bilmediği bu kişiye çağırıyorum’’ dedi ve devam etti ‘’ Dostlarım, şimdi en büyük köprü mühendisine, belki de zamanların en büyük mühendisine bakmanızı istiyorum. Bir İsviçreli, burada yaşadı, burada çalıştı, altmış yılını burada geçirdi’’. Ammann Mosses’ı yanında büyük alkışlarla kutlandı. Moses Ammann adından bahsetmemişti. Trump’ın tek söylediği doğru şey buydu. Haberman’a göre Trump’ın diğer söyledikleri bir fanteziden ibaretti. O gerçeği tersine çevirmişti. Kimse de bu ayrıntıları kontrol etmek gereğini duymamıştı. Trump ileriki yıllarda gerçekleri ters çevirme özelliğini sürdürdü.
Trump’ı babası , törene gelen diğerleri gibi bu projenin gerçekleşmesinde rol oynamıştı. Trump’ın o günkü amacı NewYork gayrimenkul dünyasında hatırı sayılı bir yer alabilmekti. Başka konuyla fazla ilgisi yoktu.
