Tenedos kıralı Tenes , Truva’ya yakın bir başka ülkenin Kolonai’nın kıralı Kyknos’un , birinci karısı Prokleia’dan doğmuş olan oğlu idi. Kyknos ise Deniz tanrısı Poseidon’un oğluydu ve kutsal kan taşıyordu. Bu arada Yunan gemileri daha Tenetos’ta iken, yedi gemi ile donanmaya katılan Malislerin kıralı Philoktetes’i adamları terketti. Ayağını bir yılan sokmuş, açılan yara iyileşmemiş, etrafı dayanılmaz bir koku sarmıştı. Onu Lemnos adasında kendi haline bırakmak zorunda kalmışlardı. Fakat Philoktetes Herakles’in kutsal yayının ve kaçınılmaz oklarının koruyucusu idi. Truva’yı on yıl sonra işgal edebilmek için onun koruduğu bu yay ve oklara gereksinim duyuldu. O süre içinde o kuşlar , hayvanlar ve bitkilerle beslendi. Kutsal yay ve okları muhafaza etti. En sonunda Yunanlılar başarı ile Truva’ya ulaştılar. Truva ile bir savaşa başlamadan önce barışçı yolla Helen’i alıp geri götürmek istediler . Menealos ve Odysseus hem bunun için, hem de kaçırılan hazineyi geri almak için Truva’ya görüşmeye gittiler. Truvalılar bu teklifi kabul etmediler. Paris, kentte ileri gelen bir iki Truvalıya rüşvet vererek onların Yunanlılara karşı, daha çok direnmelerini sağladı. Hatta bazı Truvalılar, gelen iki aracının öldürülmesini önerdiler. Truvalı yaşlı bilge Antenor buna kesinlikle karşı çıktı. Menelaos ve Odysseus, Helensiz , eli boş geri döndüler. Yunanlılara karşı olanlardan Antimachos sonradan pişman oldu. Savaşta üç oğlunu da kaybetmişti. Kahinler Truva toprağına ilk ayak basanın öldürüleceğini öngördüğünden,yanaşan gemilerden sahile kimse çıkmak istemiyordu. Phylake’den kırk gemi ile gelen Protesilaos kardeşi Podarkes’le beraber karaya çıkma cesaretini gösterdi ve çıkar çikmaz birkaç Truvalıyı öldürmeyi başardı.. Fakat sonra Kıral Priam’ın büyük oğlu Hektor tarafından öldürüldü. Geride yanakları kesilmiş bir eş ve yarı inşa edilmiş bir ev bıraktı. Geride kalan genç kadın Laodameia’nın acılarına ve üzüntülerine tanrılar dayanamadı ve Protesilaos’u, çok kısa bir süre için dünyaya geri getirdiler. O geri geldiğinde Laodameia da kendini öldürdü , böylece beraberce öbür dünyaya geri dönmelerii mümkün oldu. Protesilaos’tan sonra savaş hız kazandı. Poseidon’un oğlu ve Tenes’in babası, Truva dostu Kyknos Achilles ile kıyasıya savaştı. Poseidon Kyknos’u insan silahlarına karşı korunaklı yaptığından Achilles mızrakla da , kılıçla da, onu yenemedi, bir sonuç alamadı. Fakat Kyknos’u yere yıkarak başını demir mihveri ile ezerek öldürebildi. Şiddetli süren savaşta Yunan ordusuna karşı , özellikle Achilles’in karşısında başarı gösteremeyeceğini anlayan Truvalılar kendi kent duvarlarının gerisine çekildiler. Truva ovasını işgal eden Yunanlılar dokuz yıl burada kaldı. Yalnız,Truva şehrinin kalın surlarından dışarıya çıkma cesaretini göstermiş olan bir kaç Truvalı ile arada bir çarpıştılar. Bu dokuz yıl içinde fazla ölüm olayı olmadı. En önemlisi Priam ve Hecuba’nı oğlu Troilos’un Achilles tarafından öldürülmesiydi. Eğer Troilos yirmi yaşına kadar yaşamış olsaydı, kahinlere göre, Truva Yunanlılar tarafından işgal edilemeyecekti. Truvalıların hepsi gibi ata binmeye çok meraklı olan Troilos atıyla, kızkardeşi Polyxena ile beraber kent surları dışında Apollo tapınağına yaklaşmışken Achilles tarafından baskına uğradı ve öldürüldü.
TRUVA EFSANESİ (4)
0
Paylaş
