veren dünyanın en eski ikinci , Ingilizce konuşan ülkelerdeki ilk araştırma yapan ve eğitim veren kurumudur. 1167’de II.Henry’nin Ingiliz öğrencilerin Paris Üniversitesi’nde okumalarını yasaklamasından sonra Oxford Üniversitesi hızla büyüdü. 1209’da öğrenciler ve kasaba halkı arasındaki anlaşmazlıklar nedeniyle bazı eğitım görevlileri Oxford’u terk etti ve Cambridge’de Cambridge Üniversitesi’ni kurdu. 1820’lere kadar ülkede bu iki üniversite dışında, başka üniversite kurulmasına izin verilmedi . Bu iki üniversite üniversite eğitiminde duopoly’e sahip oldu. Bu Batı Avrupa ülkelerinde daha önce görülmemiş bir şeydi.Üniversite 1248 yılında III.Henry zamanında kıraliyet izni aldı. 1249’dan itibaren üniversite içinde kişilerin ve özel vakıfların finanse ettiği kolejlerin kurulması başladı. Rönesans, 15.yüzyıldan itibaren Oxford’u çok etkiledi. Bu dönemde William Grocyn eski Yunanca’nın ve John Colet İncil çalışmalarının müfredata girmesini sağladı. Ingiliz Reformasyonu ve Ingiliz Kilisesi’nin Katolik Kilisesinden ayrılması sırasında , bu gelişmenin taraftaları olan bilim adamları kıta Avrupası’na kaçmak zorunda kaldılar. Oxford’daki eğitim metodu ortaçağdakinden Rönesans eğitimine dönüştülürdü. Fakat bu süreçte üniversite önemli miktarda öğrenci ve gelir kaybetti. 1636’da Üniversite rektörü ve Anglikan kilisesinin başı Canterbury Başpiskoposu, William Laud üniversiteye bir çok yenilikler getirdi. Merkez kütüphane olan Bodleian kütüphanesini kurdu. İngiliz Anglikan Kilisesi’ni kuruluşundan itibaren 1866’ya kadar, üniversitede lisans derecesi alacak kişinin kiliseye üye olması gerekiyordu. Kilisiye karşı çıkanlar ancak 1871’de MA derecesi almaya hak kazanabildiler. 18. Yüzyiılın ortalarından itibaren üniversite siyasi kavgalardan ve siyasetten uzak kaldı. 19 yüzyılın başlarında Oxford Üniversitesi müfredatı çok dardı ve kiliseye adam yetiştirmeye yönelikti. 1840’daki öğrencilerin % 65 ‘profesyonellerin (doktor, avukat ve çok azı iş adamının), % 35’i kilise görevlisinin çocuğu idi.Mezunların % 87’si profesyonel işlere girdi .Bunların % 59’u kiliseye papaz oldu. 1870’de öğrencilerin % 59’u profesyonelerin bunların % 25’ı de kilise görevlilerinin oğlu idi. Mezunlarin 87’si profesyonel meslekleri ve onların %42’si ise kilise papazlığını tercih etmişti. Oxford Üniversitesi’nde 39 yarı otonom kolej, altı Hall (koleje benze bir birim), ve dört bölümde toplanmış bir çok fakülte bulunmaktadır. Her öğrenci bir koleje mensuptur. Üniversitenin merkez kampüsü yoktur. Her kolejin şehrin içine dağılmış kendi kampüsü vardır. Lisans öğrencileri her hafta küçük guruplar halinde bir danışmanın kontrolünde kolej ve hall’lerde ders görürler. Ayrıca üniversitenin merkez ders , seminer , ve laboratuarlarından yararlanırlar. Cambridge üniversitesinde de uygulanan bu sistem yalnız bu iki üniversiteye özel bir sistemdir. Lisans üstü eğitim daha çok merkezi bir şekilde organize edilmiştir. 19.yüzyılın sonunda 20.yüzyılın başında ,seçilmiş olan çalışma konusu ne olursa olsun bütün öğrencilerin sporla da uğraşmaları koşulu getirildi. Klasik diller öğrenme zorunluluğu kaldırıldı. Özellikle bu zorunluluk fen öğrencileri için büyük zorluklar yaratıyordu. Onun yerine Fransızca ve Almanca gibi modern dilleri öğrenme şartı getirildi. ” Doğa bilimleri” birinci yıl sınavlarının konuları arasına katıldı. 1802’de konuları belli okulların kurulması başladı ve 1855’e kadar, School of Mathematics, School of Litarature and humanities, School of Natural Sciences, Schol of Law ve School of Modern History okulları devreye girdi ve altıncı okul, Teoloji hayata geçirildi. Yönetimde ve akademik programlarda bir çok değişiklikler yapıldı. Üniversiteye girişte ,1920’e kadar aranan Eski Yunan hakkında bilgi ve 1960’a kadar Latince bilme gereği kaldırıldı. 1900’ların ortalarında üniversite Almanya’daki Nazi rejiminden kaçan bilim adamlarını kabul etti, onlara iş verdi. 1875’de kadınların üniversiteye lisans düzeyinde eğitim için, girmesine ve 1886’da kadın derneklerinin kurulmasına izin verildi. 19.yüzyılın ortalarında Kardinal John Henry Newman’ın liderlerinden biri olduğu Oxford Movement (1833-1845) üniversitede etkisini gösterdi. Edward Bouverie Pusey , Benjamin Jowett ve Max Müller isimli bilim adamlarıyla Alman üniversitelerindeki modernleşme hareketleri Oxford’da da başladı Üniversitenin başı Chancellor – Rektör- , İngiltere’de butün üniversitelerde olduğu gibi ,sembolik bir göreve sahiptir. Günlük işlere karışmaz. Üniversite mezunlarının meydana getirdiği “Concovation” tarafından seçilir. Ömür boyunca o görevde kalır. Asıl üniversitenin işlerini yürüten Vice – Chancellor – Rektör yardımcısı’dır. O beş yardımcısı ile üniversiteyi yönetir. Uygulanacak politikaları saptayan The University Council rektör yardımcısı ve ilgili departman başkanlarından ve Congregation’ın seçtiği üyelerle oluşur. Congregation , “Hocaların Parlementosu” ise üniversitedeki akademisyen ve yönetici 3,700 personelden oluşur Oxford Üniversitesi dünyanın en büyük üniversite müzesine , dünyanın en eski ve en geniş akademik basım ve yayın kurumuna ve ülkenin en büyük akademik kütüphane sistemine sahiptir. Üniversitenin Merkez bütçesi 31.7.2019 tarihi itibariyle 2.45 milyar sterlindir. Kolejlerin bütçesi bundan ayrıdır. Bütçe kolejlerinkiyle beraber 6.1 milyar sterlindir. Üniversite gelirinin 624.8 milyon sterlini araştırma ve geliştirme kaynaklıdır. Üniversitede, 70 araştırma merkezi, 7000 akademik görevli, 11,955 lisans ve 12,010 lisans üstü, 541 diğer öğrenci olmak üzere 24,515 öğrenci bulunmaktadır. Oxford’a müracaat eden öğrencilerin ortalam % 17 ‘si kabul edilmektedir. Üniversitenin toplam varlığı 4.1 milyar sterlin , kolejlerin toplam varliğı da 6.3milyar sterlindir. Bu varlıkların yönetimi sonucu elde edilen gelirler ilgili kolejlerin ve üniversitenin geliri olur. Oxford Üniversitesi İngiltere’de en geniş kütüphane sistemine sahiptir. 200 km yi bulan raflarda bu system 11 milyon kitap taşımaktadır. British Library’den sonra , İngiltere’de ikinci büyük kütuphane olan bu sistemdeki The Bodleian kitaplığı , İngiltere’de yayınlanan her kitabın bedelsiz kopyasını elde etme hakkına sahip olduğundan , kütüphane rafları her yıl 5 km. uzamaktadır. 2019 Kasım’ındaki verilere göre üniversite ile ilişkili kişiler ve mezunlarından 28 başbakan ve yabancı devlet başkanı çıkmış, 71 kişi Nobel ödülü , 3’üFields madalyası, 6 ‘sıTuring madalyası ve 160 kişi de Olimpiyat madalyası almıştır. I.Dünya Harbi sırasında 14,792 Oxfordlu orduya katılmış ve 2716 kişi harpte kaybedilmiştir. Oxford mezunları arasında Stephen Hawking, Oscar Wilde, J.R.R Tolkien, Hugh Grant , Benazir Butto, T.S.Eliot, Boris Johnson, David Cameron, Indra Gandhi, Theresa May, Adam Smith, Thomas Edward Lawrence, Thomas Moore, John Locke, Richard Burton, Thomas Hobbs, Richard Dawkins, Chelsea Clinton, Susan Rice gibi kendi alanlarında ünlü kişiler bulunmaktadır. Oxford Üniversitesinin mottosu “Dominus Illuminate Mae” Tanrı benim ışığımdır-.
ÜNİVERSİTELER 5- The UNIVERSITY OF OXFORD
0
Paylaş
