ÖNDER BALIKÇI
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Ya edebiyat olmasaydı!

Ya edebiyat olmasaydı!

0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Düşünme olgusu, canlılar içinde yalnızca insana aittir. Düşünmeyi hiçbir ideoloji beyinlerde yok edemez.

Albert Camus, şöyle diyor:

“Cellatların tarafında olmamak, düşünen insanların işidir.”

X X X

Ah, şu yasalar! Yalnızca güçsüzleri ezen yasalar!

Victor Hugo, şöyle diyor:

“Yasalar, örümcek ağına benzer. Küçük sinekler takılır, büyükler delip geçer.”

X X X

İnsanlar arasında eşitliği sağlamak olanaksızdır. Sadece bir durum dışında.

Melih Cevdet Anday’a kulak verelim:

“Uyuduk mu eşit oluruz

Ne tutku, ne gurur, ne umut”

X X X

Bir bilgeye sormuşlar:

“Öfke nedir?”

Bilge, şu yanıtı vermiş:

“Başkalarının hataları için kendimize verdiğimiz cezadır!”

İnsan, yaşı ne olursa olsun, her gün yeni bir deneyim kazanıyor. Kimi zaman, hiç ummadığı bir davranışıyla karşılaşıyor, kimi zaman içi acıyor!

Stefan Zweig, şöyle diyor:

“İçte tutulan gözyaşları, akıtılanlardan daha acıtıcıdır.”

Ağlamaktan çekinmeyin! Yeri geldiğinde ağlamak da güzeldir!

X X X

Birçok önemli koltukta liyakatsız ve temsil yeteneği bulunmayan insanların oturması çok üzücü.

Ama şurası da bir gerçek. Toplumlar, layık oldukları insanlarla yönetilir.

Michel Foucault, şöyle diyor:

“Bir yerde herkes birbirine benziyorsa, orada kimse yok demektir!”

Konfüçyüs’ün şu damıtılmış sözü çok güzeldir:

“Bir yerde küçük insanların büyük gölgeleri varsa, o yerde güneş batıyor demektir.”

X X X

Bir koltuk uğruna “fırdöndü” olan, kişiliksiz insanların çok olduğu bir ülkede yaşıyoruz. Koltuklar dağıtılırken, liyakat sıfır!

Tuncel Kurtiz, şöyle diyor:

“Çok uğraştım, insanların söküklerini dikmek için. Ama beceremedim! Anladım ki, sökük ki kişilikteyse, dikiş tutmuyor!”

X X X

Ya edebiyat, güzel Türkçemiz olmasaydı, ne yapardık?

Sevinçler, acılar, umut ve umutsuzluklarımızın tek sığınağıdır, edebiyat.

Ece Temelkuran, şöyle diyor:

“Dilini bilmediğin bir yerde ağlamak fenadır. Çünkü seni, dilinde susturacak kimse yoktur.”

Edebiyat, yaşamın nefesidir.

Tezer Özlü, şöyle diyor:

“Neden edebiyat? Yeryüzüne dayanabilmek için!”

Ben de diyorum ki, mutlu olmanın yolu edebiyattır.

X X X

Yazıma Nazım Hikmet’in ölümsüz dizeleriyle son veriyorum:

“Yüreğini vermeli insan

sıktığı ele,

kucakladığı dosta,

kokladığı çiçeğe,

dokunduğu omuza,

gülümsediği yüze,

baktığı göze,

dinlediği söze

yüreğini vermeli insan”

Ya edebiyat olmasaydı!
+ - 0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Yenihaber Gazetesi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin