Yeni bir yıla daha girdik.
Herkese sağlıklı, mutlu ve umutlu bir yıl diliyorum.
Yeni yılın düşüncelerin rahatlıkla dile getirilebildiği bir yıl olması dileğimdir.
Düşüncelerin özgürce söylendiği bir toplum tabii ki gelişir. Sonunda doğrular kazanır.
Konfüçyüs şöyle diyor:
“Üç çeşit doğru vardır:
Benim doğrum, senin doğrun ve doğru!”
X X X
“Kırmızı Pazartesi” isimli unutulmaz romanın sahibi Gabriel Garcia Marquez, “Gerçek üzüntü ne zaman başlar, biliyor musun? Yaşın kadar yaşamadığını anladığın an…” diyor.
Yaşamayı ertelememek gerek. Geleceğe yönelik planlar yapmak yerine, yaşarken yaşamalı.
John Lennon’un, “Hayat, sen başka planlar yaparken, başına gelenlerdir” sözü unutulmamalı.
Peter Maiwold’un dediği gibi, “Güzel günler gelmez bize, biz güzel günlere yürümedikçe!”
X X X
Masal dinlemeyi sever misiniz?
Ben çok severim.
Masallar, hayal gücünüzü besler. Mutluluğunuza önemli katkı sağlar.
Cemal Süreya, “Masal dinlememiş çocuklar, büyüyünce kendi resmini bile cetvelle çizerler” diyor.
Fotoğraf çekmek de mutluluğa önemli katkı sağlar. Çünkü fotoğraf çekmek, gözün, beynin, kalbin aynı anda bir arada bulunmasıdır, yaşamın bir yoludur.
X X X
Hiç kimseyle düşünce tartışmalarına artık hiç girmiyorum. Çünkü bu tartışmalardan üstün çıkma olanağı hiç yok.
William Shakespeare, şöyle diyor:
“Hiç kimse, duymak istemeyen biri kadar sağır olamaz.”
Ne mi yapmak gerek, öyleyse.
Güleceksin hem düzene inat hem üzene!
Gülmek, en devrimci eylemdir.
X X X
Her konuyu bildiğini sanan kişi, aslında hiçbir konuyu tam olarak bilmiyordur.
Futbolu, basketbolu, voleybolu, sanatı, kültürü, siyaseti, edebiyatı….Her şeyi bildiğini sanan kişilere, Victor Hugo’nun şu sözünü göndermek gerekir:
“Her şeyi bildiğini düşünen insan, kendini farklı sanan bir zavallıdır. Unutma ki, neyi bilmediğini bilmek, insan olmanın ilk şartıdır.”
X X X
İnsanın, yaşadıklarından ders çıkarması gerekir ki, geleceğine gerçekçi biçimde yön verebilsin.
Ama biz yaşamdan da, tarihten de ders çıkarmıyoruz.
Friedrich Hegel, şöyle diyor:
“Tarihten aldığımız ders, tarihten ders almadığımızdır!”
X X X
Umudunu yitiren kişi, her şeyini yitirmiş demektir. Umutlar hep tazelenmeli, insan yaşamında.
Nazım Hikmet, “İnsan, denizin olmadığı yerde, umut adına martı olmalı” diyor.
X X X
Türkiye Hayvanları Koruma Vakfı’nın başvurusu üzerine Danıştay 10. Dairesi, Çevre, Şehircilik ve İklim Bakanlığı tarafından yayımlanan “Sahipsiz ve Tehlike Arz Eden Hayvanlar Genelgesi”ni hukuka aykırı bularak iptal etti.
Ne güzel!
Yaşama hakkı kutsaldır ve dünyada tüm canlıların yaşama hakkı eşittir.
Bütün insanlar suçlu değildir ama bütün hayvanlar masumdur. Hayvanları sevmek, insanın karakteriyle ilgilidir. Hayvanlara kötü davranan, iyi bir insan olamaz.
Kızılderili reisi Seattle, şöyle diyor:
“Tüm hayvanlar gitse, insanların ruhu büyük bir yalnızlığa bürünür.”
X X X
İnsan olmak bir sanattır.
Sağlıklı ilişkilerde güven duygusu son derece önemlidir.
Az kişiyle muhatap oluyorsan, çok kişiyi çözmüşsün demektir.
Pascal Bruckner’in şu sözü de çok çarpıcıdır:
“Kalleş, kalleş olmadan önce daima kardeş, arkadaş olmuştur.”
X X X
Paraya, maddiyata yaşamım boyunca çok önem vermedim. Yaptığım işlerden duyduğum manevi mutluluk ve heyecan bana hep yetti.
Dostoyevski şöyle diyor:
“Şeytan uyuyakaldı bir gün. Rüzgâr sert esti. Üç tüy düştü şeytandan. Birisi paraya yapıştı, diğeri mevkiye, öteki de ihtirasa. O günden sonra şeytan hiçbir iş yapmadı.”
Behçet Necatigil’in de şu sözü unutulmaz:
“Ne paraya çevrilmez,
Biz onun peşindeyiz.”
X X X
Attila İlhan, “Bazıları şiir sevmez, çünkü onların yaraları yoktur, yaraladıkları vardır” diyor.
Çok çarpıcı bir değerlendirme.
Şiir, eşsiz bir maceradır. İnsanı bir yerden bir yere alır götürür.
Orhan Veli’nin şu dizelerindeki gibi:
“Gün gelir alır başımı giderim,
Denizden yeni çıkmış ağların kokusunda
Şu ada senin, bu ada benim,
Yelkovan kuşlarının peşi sıra”
