“Diktatörün acı, yok edici nefesinin size ulaşamayacağını mı sanıyorsunuz?
Yanılıyorsunuz.
Bir sabah sizin de kapınız çalınacak.
Ve o büyük acıyı siz de çekeceksiniz.”
(Alman rahip Martin Niemoller)
X X X
Politikayı sıradan vatandaş için sıkıcı, gereksiz, boş uğraş gibi gösterip, her
düşünce ve eylemi kendi kontrolüne almak ister, egemenler.
Sen itaat et, gerisine karışma.
Sürüye sen de katıl.
X X X
Bu ülkede, kadınların insan yerine konulmadığını sadece kadınlar bilir.
O duyguyu en derinden sadece kadınlar yaşar.
Erkek ne bilsin!
X X X
İnsanı insan yapan, yaşama savaşının gücü, direnci, başkaldırısıdır.
İnsanın kendisi isyancıdır.
X X X
Bir kişi bağırır.
Sonra bir kişi daha.
Bir kişi daha.
Sonra yüzlerce, binlerce kişi bağırır.
Bir devrimin ateşi tutuşuverir.
Tarih böyle yazılır.
X X X
Kral, diktatör, şah…
Fısıltıdan korkar.
Binlerce, milyonlarca fısıltı…
Ne getireceği, nasıl bir sele dönüşeceği belli olmayan bir bilinmezlik.
Ne korkunç!
X X X
İnsanların meraklı olmaları, soru sormaları, tartışmaları, kavga etmeleri…
Toplumun bu canlılığını seviyorum.
X X X
Cüret et.
Düşünmeye, konuşmaya, tartışmaya, sevmeye, “hayır” demeye, daha çok
istemeye…
Cüret et.
Korkma.
Bir küçük adımla başla.
Sonra…
X X X
Ece Temelkuran der ki:
“Hayat, bir düşmek kalkmak bilgisidir””
Düşeceğiz,
Kalkacağız,
Yürümeye devam edeceğiz.
X X X
Onurlu insanlar kaybetmezler, yenilmezler de.
Çünkü onlar, kendilerinin fatihleridir.
