GÜRAN TATLIOĞLU
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. SUSURLUK’TAN NEWYORK VE LONDRA’YA 19

SUSURLUK’TAN NEWYORK VE LONDRA’YA 19

0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Yıllarca süren savaşlardan ve mağlubiyetlerden sonra halk, bezgin ve yoksuldu. Devlet yönetimi nerede ise çökmüş, asayişi sağlamak sorun haline gelmişti. Böyle bir ortamda çeteler türemişti.
Bunların bir kısmı işgal kuvvetlerine karşı savaşmak amacını taşıyor, işgale karşı çıkıyor, işgali onaylayan İstanbul hükümetine isyan ediyordu. Çetelerin bir kısmı ise sadece eşkiyalık yapmak , bu kaotik ortamda baskınlarla , tehditlerle yerli halktan ne çalabilirlerse çalmayı ve zenginleşmeyi amaçlıyordu. Babam böyle çetelerden biri olan Güreceli Kazım’ın babasının atıyla bizim dükkana girip talan ettiğini anlatırdı. Güreceli Kazım Balaban da daha sonra bakkal dükkanı sahibi olmuştu..Küçük oğlu Bekir benim ilkokul sınıf arkadaşımdı.
Bir başka gurup ise İstanbul hükümeti tarafından, oluşmakta olan isgalcilere direniş hareketlerine karşı çıkmakla, görevlendiriliyordu. Ülkede padişah taraftarları da ikiye bölünmüş bir kısmı zamanın en güçlü devleti İngiltere’nin himayesini , bir kısmı da Amerikan mandasını istiyordu. Bunlara karşı Mustafa Kemal ve arkadaşları bağımsız bir Türkiye için mücadele ediyorlardı. Mondros anlaşmasından sonra 50 gün yaşayabilen İstanbul’daki meclis 21 Aralık 1918’de padişah tarafından feshedilmişti. 1920’de,bir yıl aradan sonra Mustafa Kemal’in Ankara’da bir meclis toplayacağı ortaya çıkınca Osmanlı Meclisi 1920 Ocağında yeniden açıldı. İki ay yaşayabilen bu meclis 16 Mart 1920’de İngiliz işgal güçleri tarafından dağıtıldı, milletvekilleri tutuklandı ve Malta adasına sürgüne gönderildi.
Nihayet 23 Nisan 1920 ‘de açılan meclisin seçtiği hükümeti işgal kuvvetleri ile savaşmanın ve başarılı olmanın ancak düzenli ordu ile olabileceğine karar vermişti Susurluk, Mustafa Kemal Paşa, Bandırma,
Manyas, Balıkesir ve Bursa bölgelerinde işgal kuvvetlerine karşı, harbin bitimi 1918’den itibaren, Kuvvay-ı Milliye adı altında yerel gerilla hareketlerini yapan guruplar arasında Çerkez Ethem , özellikle önem taşımaktadır. Çerkez Ethem 1880 yılında Bandırma’da doğdu. Şapsığ Çerkez boyundan Ali Bey’in beş oğlundan en küçüğü idi. İki büyük ağabey, Reşit ve Tevfik Beyler 1901 ve 1902 ‘de Harbiye’den mezun olmuş ve Osmanlı ordusuna katılmıştı. Diğer iki kardeş İlyas ve Nuri Beyler ise Rum çeteleri ile çarpışırken ölmüştü.Varlık sahibi Ali Bey Ethem’in orduya katılmasını istememişti. Fakat Ethem kaçak olarak Bandırma’dan Istanbul’a gelmiş Bakırköy’deki Suvari Küçük Zabit Mektebine (Astsubay Okuluna) girmişti. Balkan savaşında Bulgar çephesinde çarpışmış ve gösterdiği yararlılıklardan dolayı madalya almışdı. Çerkez Ethem ,Birinci Dünya Harbinde Eşref Kuşbaşı’nın yönettiği Osmanlı Devleti’nin gizli teşkilatı Teşkilat – ı Mahsusa emrinde İran ,Irak ve Afganistan’da gerilla savaşlarına katılmış ve yaralanmıştı. Bu nedenle memlekete geri dönmüştü.
15 Mayıs 1920’de Yunan ordusunun İzmir’i işgalinden sonra Çerkez Ethem vatan korunması için
Kuvvay – ı Seyyariye adı altında gerilla müfrezeleri kurdu ve işgalci Yunan birliklerine karşı mücadeleye başladı. O dönemde Çerkez Ethem’in müfrezeleri Yunan ordusunun ilerlemesini bazı yerlerde durdurdu ya da geçiktirdi. Böylece milli ordunun kurulması için gerekli zamanın kazanılmasına yardımcı oldu. İşbirlikçi İstanbul hükümetinin Başbakanı Damat Ferit Paşa ,Milli Kurtuluş Savaşı’nı engellemek için , silahlandırdığı ve donattıği ve Kuvva- yı İnzibatiye adını verdiği tümenin başına bir Çerkez olan Jandarma binbaşısı Ahmet Anzavur’u getirdi. Marmara bölgesinde Milli Kurtuluş güçlerine karşı büyük bir isyan başlattırdı. “Anzavur Isyanları” denen bu isyan hareketi kısa zamanda Biga’dan Balıkesir’e kadar yayıldı. Milli Kurtuluş Hareketi’ni tehlikeye sokacak kadar tehdit yarattı. Ankara hükümeti bu isyanın bastırılması için Çerkes Ethem’I görevlendirdi. Beş bin atlı suvari gücüne sahip Ethem bu isyanı bastırdı. Zamanın milli hareketine önemli tehditlerden olan Gerede ve Yozgat isyanlarını da Mustafa Kemal’in talebi ile ÇerkezEthem’in Kuvvay- ı Seyyare birlikleri bastırdı. Çerkez Ethem bu arada Yunan ve İstanbul yanlısı çeteleri ve halkı soyan eşkiyaları da yakaladı ve cezalandırdı. İsyancıların yargılanmasına izin vermedi. Onların hemen infazına karar veren kişilıği, bir anlamda hukuk dışılığı ve konvansiyonel bir savaş için gerekli düzenli bir ordu kurulmasına karşı olmasi nedeniyle Ankara hükümeti ile anlaşmazlığa düştü. Düzenli orduya katılma teklifini red etti. Yunan kuvvetlerine iltica etti. Önce İzmir’e sonra Almanya’ya tedavi için Yunanlılar tarafından gönderildi. Vatana ihanetle suçlanarak 150’likler listesine girdi. Yıllar sonra 150’likler affedilince, böyle bir suç işlemediği düşüncesi ile, geri dönmedi. Ürdün’de eczacı bir akrabasının yanında , 1950 yılında bu dünyadan ayrıldı.

SUSURLUK’TAN NEWYORK VE LONDRA’YA 19
+ - 0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Yenihaber Gazetesi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin