ANASAYFA GÜNDEMSİYASETMANŞET HABEREKONOMİSPORRÖPORTAJLAR YAZARLAR KURULUŞ KÜNYE İLETİŞİM

KADINLAR YAŞAM HAKLARI İÇİN MEYDANLARDA

Balıkesir'de valiliğin pandemi nedeni ile yürüyüşlerine izin vermediği kadınlar saat 17:30'da Alihikmet Paşa Meydanı'nda toplandılar. Burada davulları, düdük ve ıslıkları ıle yoksulluk ve şiddete ses çıkartarak tepki gösterdiler. Balıkesir de merkez dışında Ayvalık, Altınoluk, Bandırma, Burhaniye,Edremit ve Gömeç ilçelerinde de kadınlar 25 Kasım  Uluslararası Kadına Şiddetle Mücadele ve Dayanışma Günü'nde alanlardaydılar. Kadınlar adına basın açıklamasını Balıkesir Kadın Platformu dönem sözcüsü Fatma Güvendir Gün okudu.


“25 Kasım;  1960'da Dominik Cumhuriyeti'nde faşist Trujillo Hükümeti'ne karşı ezilenlerin verdiği büyük mücadelede sembol haline gelen Mirabel Kardeşlerin tecavüz edilerek öldürüldüğü gündür. Tüm dünyada 25 Kasım bugün kadınlar için aynı anlamı taşıyor. Çünkü kadınları yokluğa, açlığa, şiddete, tecavüze, katledilmeye ve eşitsizliğe mahkum eden kapitalist düzene karşı öfkemiz dinmiyor

EKONOMİK KRİZİN YÜKÜ PATRONLARA

Mecliste 2022 yılı bütçesi, iğneden ipliğe her şeyin zamlandığı, TL'nin Dolar karşısında eridiği,  ücretlerin enflasyon karşısında buharlaştığı bir dönemde görüşülüyor. Çok açık ki bu bütçe  hedeflenen; emekçilerin sırtındaki vergi yükünü azaltmak,  asgari ücreti vergi dışı bırakmak ya da halkın iş ve ekmek talebine cevap verecek adımlar atmak değil; bir avuç sermayedarın kârını güvence altına almak! Bütçeden milyonlarca işçiye, emekçiye düşen; daha fazla vergi yükü daha  fazla yoksulluk! Ülkenin yer altı yer üstü kaynakları bir avuç sermayedara ve iktidar yandaşlarına peşkeş çekilirken, bizim bütçemizden milyarlar onların ceplerine akıtılmaktadır. Kadınların şiddetten korunması için, güvenceli iş sağlanması için, parasız nitelikli kreşlerin açılması için bütçede pay yok.  Ama beş yandaş müteahhide aktarılacak milyonlar var…”

NE İSTİYORUZ ?

“Bugün, 2021 Türkiyesi'nde her gün adını duyduğumuz duymadığımız onlarca kadın, destek görmediği, iş bulamadığı, çocuklarını bırakacak, sığınacak bir yeri olmadığı, yoksulluk boynunu bir kement gibi sardığı için şiddet gördüğü evlerden dışarı çıkamıyor. Güvencesizlik, sömürü ve işsizlik derinleştikçe şiddet de katmerleniyor. Kadınlar işyerinde bitmek bilmeyen mesai zoruyla, evdeki zorun arasına sıkışmış bir yaşama mahkum ediliyor. Hayır, böyle bir hayatı istemiyoruz, sadece nefes almak değil, hayatın bütün güzelliklerinden payımızı istiyoruz, İnsanca yaşanacak, eşit bir hayat için bize çözüm olarak sadece seçim sandığını gösterenlere değil, kendi gücümüze, birliğimize güveniyoruz.Özgür, eşit, şiddetsiz bir yaşam istiyoruz.

İşsizlik, güvencesizlik, yoksulluk artık emekçilerin normal yaşamı haline geldi. İşyerlerinde yaşanan taciz, mobbing, şiddet artarken, patronların kârı kadınların canı pahasına katlanıyor. Patronlar artık 8 saatlik iş gününü bile lüks sayıyorlar. 8 saatlik işgünü, güvenceli iş, insanca yaşanacak bir ücret ve insanca çalışma koşulları için birleşelim., mücadele edelim. Şiddetsiz bir yaşam istiyoruz.Evde, sokakta, iş yerinde kadınlara, LGBTİ+'lara, çocuklara yönelik şiddet sistematik biçimde artıyor. İktidarın gerici, militarist, cinsiyetçi politikaları şiddeti besliyor. Neredeyse her güne bir kadın cinayeti haberiyle uyanıyoruz. Milyonlarca kadın, sıradanlaşan erkek şiddetinin tehdidi altında yaşamını sürdürmeye çalışıyor.

KADIN  CİNAYETLERİ DURDURULSUN

Büşra Cengiz'in samurai kılıcıyla sokak ortasında sırf kadın olduğu için katledilmesi, Selime Pişkin'in ayrılmak istediği İbrahim Pişkin tarafından ezilerek öldürülmesi, öldürülüp su kuyusuna atılan Neslihan Batur, boşandığı Sedat Kalındaş tarafından öldürülen Gülsüm Yarış, boşanma aşamasında olduğu kocası Satı Mehmet Demirci tarafından öldürülen Hanife Demirci… Bu hafta katledilen kadınlardan yalnızca bir kısmı. Kadın cinayetleri durdurulsun, önlem alınsın.Kadınlara ve çocuklara yönelik işlenen suçlarda cezasızlık, her biri bir öncekini aratan korkunç yargı kararları, katillerde “bana bir şey olmaz” güvenini yaratıyor. Faillerin para, mevki, iktidara yakınlık, güç, üniformaya sahip olması suçun üstünün örtülmesini kolaylaştırıyor.Ülkede şiddet gören kadınların çocuklarıyla birlikte başvurabileceği danışma merkezleri, sığınma evleri yok, ama her mahallede her köşe başında kadınlara “sabretmeyi, alttan almayı, yaşadıkları karşısında dua etmeyi” öğütleyen Diyanet büroları var.Kadınların yoksulluk nedeniyle başvurup destek alacakları sosyal hizmet birimleri, çocuklarını güvenle bırakacakları nitelikli devlet kreşleri, güvenceli iş olanakları yok. Ama  her yerde kadınları ihtiyaçları için tarikat, cemaat vakıflarına yönlendiren devlet görevlileri var…İşte bu nedenle diyoruz ki; Kadın cinayetleri, kadına yönelik şiddet münferit olay, kişisel sorun, magazinleştirilecek hikaye, failler de ‘hasta' değildir! Kadın cinayetleri politiktir, İstanbul ,Sözleşmesi Bizim. Tüm bu taleplerin gerçekleşmesi için yarın değil, şimdi yalnız değil hep beraber mücadeleye çağırıyoruz. (Haber: C. Saffet Yılmaz/www.yenihabergazetesi.net)   



                        

                                                                                  


Yazarlar


GÜNDEMSİYASETMANŞET HABEREKONOMİSPORRÖPORTAJLAR YAZARLAR ARŞİV

KONUMUMUZ

Altıeylül / Balıkesir
MND Ajans
©2020 | Tüm Hakları Saklıdır
MND Ajans