Balıkesir'in merkez Karesi ilçesinde bulunan mühimmat, madenlerde kullanılmak üzere sivil patlayıcı, av ve spor fişeği üretilen ZSR Patlayıcı Sanayi adlı fabrikadaki patlamaya ilişkin 4 sanık hakim karşısına çıktı.11 işçinin yaşamını yitirdiği patlamaya ilişkin 3'ü tutuklu 4 sanığın yargılanmasına Balıkesir 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde başlandı. 4 sanık hakkında C.Savcılığığınca hazırlanan iddianamede "taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma" suçundan 15 yıla kadar hapis cezası istenmişti. Duruşmaya, tutuklu sanıklar Cem Y, Serkan B. ile Hulusi Yağız A, tutuksuz sanık Murad B, hayatını kaybedenlerin yakınları, yaralananlar ve taraf avukatları katıldı.
Haklarındaki iddialar hatırlatılan sanıkların savunmalarının alınmasıyla duruşma başladı. İddianame kapsamında alınan raporda asli kusurlu bulunan Cem Y, ilgili fabrikada operasyon direktörü olarak sözleşmeli çalıştığını ve herhangi bir şekilde yönetim adına yetkisi bulunmadığını öne sürdü.Olay tarihinde ilgili birimin yöneticisinin patlamada hayatını kaybeden Özlem Özçakır olduğunu aktaran sanık,ifadesinde şöyle konuştu:"İlgili alan birçok kez denetimlerden geçmiştir. Son denetim ilgili bakanlık tarafından Ağustos 2024'te yapılmıştır. Bu denetimlerde özellikle orada bulunan mühimmat miktarı ile ilgili bir uygunsuzluk bildirilmemiştir.Ürünlerin paketlenerek bir paletin üzerinde tamamlandığını ve sevkiyat tarafına alındığını belirten sanık, "Bu ürünler sipariş üzerine üretildiği için de beklemeden sevk edilir. Bunlar patlayıcı ürünler olduğu için ilgili izinler alınır alınmaz sevk edilir. Depolama yapılmaz." dedi.Olaydan birkaç gün önce bir makinenin sigortasıyla ilgili sıkıntı yaşandığını ve müdahale edildiğini anlatan sanık, makinelerin sadece arıza anında değil, usulüne uygun rutin bakımlarının yapıldığını ifade etti.Haklarındaki iddialar hatırlatılan sanıkların savunmalarının alınmasıyla duruşma başladı. İddianame kapsamında alınan raporda asli kusurlu bulunan Cem Y, ilgili fabrikada operasyon direktörü olarak sözleşmeli çalıştığını ve herhangi bir şekilde yönetim adına yetkisi bulunmadığını öne sürdü.Olay tarihinde ilgili birimin yöneticisinin patlamada hayatını kaybeden Özlem Özçakır olduğunu aktaran sanık,ifadesinde şöyle konuştu:"İlgili alan birçok kez denetimlerden geçmiştir. Son denetim ilgili bakanlık tarafından Ağustos 2024'te yapılmıştır. Bu denetimlerde özellikle orada bulunan mühimmat miktarı ile ilgili bir uygunsuzluk bildirilmemiştir.Ürünlerin paketlenerek bir paletin üzerinde tamamlandığını ve sevkiyat tarafına alındığını belirten sanık, "Bu ürünler sipariş üzerine üretildiği için de beklemeden sevk edilir. Bunlar patlayıcı ürünler olduğu için ilgili izinler alınır alınmaz sevk edilir. Depolama yapılmaz." dedi.Olaydan birkaç gün önce bir makinenin sigortasıyla ilgili sıkıntı yaşandığını ve müdahale edildiğini anlatan sanık, makinelerin sadece arıza anında değil, usulüne uygun rutin bakımlarının yapıldığını ifade etti.
“YILDIRIM DÜŞTÜ” ANONSU GELDİ”
Patlama anında fabrika alanı içerisindeki lojmandan çıkmak üzere olduğunu belirten sanık Cem Y, "Büyük bir patlama olduktan sonra yangın alarmı devreye girdi ve 'yıldırım düştü' anonsu geldi. Oraya doğru koştum." diye konuştu.Cem Y, görev tanımı gereği ilgili alandaki tüm makine ve tesisatın kontrolü, iş güvenliği ve sorunsuz çalışmasından yükümlü olduğunu, alınan raporda olayın makine kaynaklı gerçekleşmesi ihtimalinin düşük olduğunun belirtildiğini anımsatarak, "Ben kendime haiz tüm sorumluluğumu yerine getirdiğimi, kusurlu olmadığımı düşünüyorum ve bereatime karar verilmesini istiyorum." ifadelerini kullandı.Sanık Serkan B. de olay tarihinde şirket sorumlu müdürü ve İş Güvenliği Müdürlüğüne bağlı uzman olarak görev yaptığından bahsetti.Servisle fabrikaya girmek üzereyken patlamayı duyduklarını ve araçtan indiklerini anlatan sanık, yangın aracıyla bölgeye intikal ettiklerini ve kimya deposunda yanan kimyasallara müdahale ettiklerini kaydetti.Yanan bazı alanlara da müdahale ettiklerini aktaran sanık, "İkinci patlama ihtimali yüksekti ama arkadaşlarımla hiç tereddüt etmeden müdahalede bulunduk." dedi.Tutuklu sanık, yapılan denetimlerde de tesisle ilgili bir uygunsuzluk bildirilmediğini sözlerine ekledi.Fabrikada iş sağlığı ve güvenliği müdürü olarak görev yapan Hulusi Yağız A. ise fabrikada yüksek güvenlikli çalışma ortamı bulunduğunu, çalışanlarla sürekli toplantılar yapıldığını, onlara eğitimler verildiğini dile getirdi.Sanık, devreye aldıkları bazı uygulamalarla iş sağlığı ve güvenliği ile bakım konularında bildirilen uygunsuzluklara hemen müdahale ettiğini öne sürdü.Bilirkişi heyeti raporunda yer alan patlamanın meydana gelmesine neden olabilecek sebeplere değinen sanık, olaydan önce bir çalışanın kurutma odasından aldığı kabı önce paketlenmiş kapsüllerin üzerine koyup daha sonra mühendisin odasına götürmesinin teknik olarak olmaması gereken bir durum olduğunu dile getirdi.Sanık, ikinci patlama ihtimaline karşı itfaiye ve jandarmayla sağlam kapsülleri dışarı taşıdıklarını sözlerine ekledi.Tutuksuz sanık Murat B. ise fabrikada daha önce mühimmat müdürü olarak görev yaptığını ancak yapılan değişiklikle olaydan önce mühendislik müdürlüğüne geçtiğini söyledi."Boxer" kapsül biriminin sorumlusunun Özlem Özçakır olduğunu dile getiren sanık, patlama sırasında fabrikada bulunmadığını ifade etti.Sanık, bilirkişi heyetinin patlamaya sebep olabilecek neden olarak belirlediği 3 ihtimalin de patlamaya sebep olabileceğini belirterek, "Patlama için büyük enerjiye ihtiyaç var. Muhakkak dışarıdan bir etki, unsur lazım. Maalesef ki kameralarda bu gözükmüyor." şeklinde konuştu.Dava, müştekilerin dinlenmesinin ardından devam etti.
YAŞAMINI YİTİRENLERİN YAKINLARI KONUŞTU
Bazı ailelerin şikayetçi olmadığını beyan ettiği duruşmada Maktul Çetin Karamüftüoğlu'nun annesi Fidan Yılmaz da oğlunun olaydan bir önceki gün 16 saat mesai yaptığını söyleyerek, "Türk adaletinden suçlunun tespit edilmesini istiyorum" dedi.Duruşmada 9 işçi de tanık olarak dinlendi.İşçilerden Hamide İ, arkadaşlarıyla konuştuktan sonra makinesinin başına geçtiğini belirterek, "Bir anda kendimi betonların arasında buldum. Arkadaşım betonları çekerek beni çıkardı. Alnım kanıyordu. Alnımı tutarak dışarı doğru koştum.” Patlamanın neden olduğunu bilemiyorum" diye konuştu.Güvenlik görevlisi Selçuk Ç. de personel içeri girdikten sonra bir anda yüksek sesli bir patlama olduğunu ve camların kırıldığını anlattı.Asuman K. ise patlama meydana geldiğinde ses duymadığını, kulaklarında yoğun ses hissettiğini ve elektrik çarptığını düşündüğünü dile getirdi.Mahkeme heyeti, İstanbul Teknik Üniversitesi öğretim üyelerinden oluşan bir heyetten olaya ilişkin yeniden bilirkişi raporu aldırılmasına, Hulusi Yağız A'nın yurt dışına çıkış yasağıyla birlikte tahliyesine, Cem Y. ve Serkan B'nin ise tutukluluğunun devamına hükmederek, duruşmayı 30 Mayıs 2025 tarihinde saat 09:30'a erteledi. Duruşmanın ardından adliye önünde açıklama yapan Balıkesir Barosu Başkanı Av.Hakan TOPALOĞLU ve İstanbul'dan davaya müdahil olarak katılan Asrın Hukuk Bürosu avukatlarından Av.Çiğdem AKBULUT ile müştekiler,tahliye kararına tepki göstererek müştekiler ve avukatları,verdikleri belge ve sundukları delillerin mahkeme heyeti tarafından kabul edilmediğine dikkat çekerek, davanın takipçisi olacaklarını ifade ettiler.
HABER: C.Saffet YILMAZ