ANASAYFA GÜNDEMSİYASETMANŞET HABEREKONOMİSPORRÖPORTAJLAR YAZARLAR KURULUŞ KÜNYE İLETİŞİM

YÖK ZİHNİYETİ TÜM ANTİDEMOKRATİK YAPISI İLE SÜRÜYOR

Haber: C.Saffet YILMAZ

Türkiye'de uzun yıllardır tartışılan yükseköğretimin yeniden yapılandırılması üzerinden üniversitelerin ve yükseköğretim sisteminin tamamen piyasaya açılması, üniversitelerin toplumun değil, sermayenin ve iktidarın hizmetinde kurumlar haline getirilmesi için önemli adımların atılmış olduğuna vurgu yapan Eğitim Sen Balıkesir Şube Başkanı Gürbüz Şahin yayınladığı basın bildirisinde su görüşlere yer verdi.

“YÖK  6 Kasım 1981'de, darbeciler tarafından ‘üniversitelerde asayişi sağlamak' bahanesiyle, bir baskı ve kontrol aygıtı olarak kuruldu. Amacı, darbecilerin yarattığı baskı ortamıyla birlikte kitlesel öğrenci hareketini bastırmak, akademisyenleri susturmak, üniversitelerdeki emek mücadelesini yok etmek olan YÖK, bilim üzerinde tahakküm kurmak, üniversitelerin yapısını darbecilerin istediği şekilde yönlendirmek ve akademik demokratik mücadeleyi denetim altında tutmak için kullanılan bir aygıt olarak karşımıza çıktı. Günümüzde YÖK zihniyeti bütün antidemokratik yapısıyla devam ediyor.Son 20 yıl içinde üniversitelerin sayısı artmış, öğrenci sayısı 8 milyonu aşmıştır. Üniversite sayısı ve öğrenci sayısındaki hızlı artışa rağmen, yükseköğretim bütçesinin söz konusu artışı karşılayabilecek kadar arttırılmadığını görmek mümkündür. Yükseköğretim kurumlarına bütçeden ayrılan payın gerek merkezi yönetim bütçesine gerekse milli gelire (GSYH) oranının istikrarlı bir şekilde azaltılması dikkat çekicidir. Özellikle üniversite bütçelerindeki yıldan yıla yaşanan artışın tamamen personel giderleri gibi zorunlu harcamaları karşılamaya yönelik olduğu görülmektedir.Geçtiğimiz yıllar içinde, başta akademik ve idari kadro politikası olmak üzere, pek çok açıdan iktidarın müdahaleleri ile karşı karşıya olan üniversiteler ve diğer yükseköğretim kurumlarına ayrılan bütçeler farklılık göstermekle birlikte, genel eğilim hazine yardımının her geçen yıl azaltılması ve üniversitelerin kendi gelirlerini yaratmaya zorlanması yönündedir. Tek tek üniversite bütçelerine bakıldığında bu durumu görmek mümkündür. 

“ÖZERK, DEMOKRATİK BİR YAPIDA, BİLİM YUVASI OLMASI GEREKEN ÜNİVERSİTELEDEN ESER KALMAMIŞTIR.”

“Genel bütçeden yeterince kaynak ayrılmayan üniversitelerimiz, 15 Temmuz sonrasında üniversitelerde yaşanan kitlesel akademik tasfiye ve siyasal baskıların da etkisiyle, bilimden ve bilimsel faaliyetlerden hızla uzaklaşmış, başta tamamen siyasallaşan kadro politikası olmak üzere, hemen her konuda iktidarın ve piyasanın ihtiyaçlarına göre hareket etmeye başlamıştır. Mevcut haliyle üniversitelerimizin bilim yuvası olmaktan hızla uzaklaştırıldığını, iktidarın arka bahçesine dönüştüğünü söylemek mümkündür.

Eğitim Sen, eğitim sisteminin bütün kademelerinde olduğu gibi, üniversitelerimizin de uzun süredir büyük bir yıkımla karşı karşıya olduğunu sık sık vurgulamaktadır. Şüphesiz bu durumun temel nedeni ‘tek adam' rejiminin siyasal hedefleri, bu hedeflere ulaşmak için benimsediği siyasal tercihler ve antidemokratik uygulamalarıdır. Ancak söz konusu tercihlerin ülkeyi ve üniversiteleri ne kadar geriye götürdüğü, üniversitelerimizi büyük bir belirsizliğe ve yıkıma sürüklediği açıktır.Akademik özgürlükleri ortadan kaldıran, ihraç ya da işten atma politikalarıyla üniversitelerin içini boşaltan uygulamaların arttığı bir dönemde bütün demokratik itiraz ve kitlesel karşı çıkışlara rağmen iktidarın arka bahçesi haline getirilmek istenmesi kabul edilemez.Eğitimden beklenen amaçların gerçekleşmesi, eğitimde ve yükseköğretimde personel açıklarının kadrolu istihdamla kapatılması, eğitimin ve yükseköğretimin niteliğinin yükseltilmesi, fiziki altyapı ve donanım eksikliklerinin giderilmesi, akademik ve idari personel açıklarının giderilmesi, öğrencilerin barınma sorunu, akademik personelin kadro sorunu ve diğer temel sorunlar için mevcut bütçe anlayışının acilen değişmesi gerektiği açıktır.İktidarın başından itibaren benimsediği piyasa merkezli eğitim ve yükseköğretim sistemi, yaşamın her düzeyinde rekabeti, hizmetin bedelini ödemeyi, üniversitelerin ‘şirket', üniversite öğrencilerinin ‘müşteri' haline getirilmesini hedefleyerek, toplumsal eşitsizliği daha da derinleştirmektedir.Üniversite öğrencileri büyük bir ekonomik krizin etkilerinin halkı yoksullaştırdığı bir süreçte eğitime başlayacaklar. Barınma, beslenme ve ulaşım başta olmak üzere bir çok sorun çözüm bekliyor. Sosyal devletin yerini, cemaat, tarikat, vakıf gibi gerici yapılar almış durumdadır. Yapılması gereken, kamusal kaynakların yine kamusal bir hak olan eğitim için, özel çıkarlar değil, toplumsal çıkarlar gözetilerek değerlendirilmesi ve sadece eğitimde ve yükseköğretimde değil, bütün alanlarda kamu harcamalarının payının belirgin bir şekilde arttırılmasıdır.

“BALIKESİR ÜNİVERSİTESİ'NDE DE DURUM DİĞERLERİNDEN FARKLI DEĞİL”

     “Balıkesir Üniversitesi'nde yaşananlar, siyasi iktidar ve YÖK düzeninin sonuçlarıdır.  Liyakat ve akademik yeterliliğin yerini siyasal kadrolaşma, yozlaşmış ilişkiler ve itaat kültürü alırken, eğitim ve bilim özgürlüğünün tamamen ortadan kaldırıldığı, karar alma sürecine üniversite bileşenlerinin dâhil edilmediği bir yönetim anlayışı hâkim kılınmış durumdadır. Balıkesir Üniversitesi genelinde öğretim görevlisinden, araştırma görevlisine ve profesör kadrosuna kadar tüm seviyelerde çıkan kadroların büyük çoğunluğunun kişiye özel olarak çıkması bugünkü çarpık YÖK sisteminin karşımıza çıkarttığı en büyük sorunlardan biridir. Üniversite genelinde doktor öğretim üyesi kadrosu bekleyen, doktorasını tamamlamış onlarca araştırma görevlisi var.Üniversitelerin kolektif iradenin ve demokratik yönetim anlayışının merkezi olması özelliğine darbe vuran önemli etkenlerden biri de rektörlere tanınan sınırsız yetkilerdir.Balıkesir Üniversitesi Kişiye Özel' İlanlarla Gündeme Gelen Bir Üniversite Yönetim Anlayışını Terk etmelidir.”

 YEREL VE ULUSAL BASINDA YER ALAN KİŞİYE ÖZEL KADRO İLANLARI

1-Fen- Edebiyat Fakültesi Tarih bölümü Türkiye Cumhuriyeti Tarihi Anabilim Dalı'na doktor öğretim üyesi için şu şartları koydu: “"Tarımda kooperatifleşme, Balıkesir'de zirai ve ticari hayat üzerine çalışmalar yapmış olmak.

2-Balıkesir Üniversitesi Rektörlüğü, 15 Eylül tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan akademik kadro ilanında, Burhaniye Meslek Yüksekokulu'nun Pazarlama ve Reklamcılık bölümünde ders vermek üzere 1 öğretim görevlisi aradığını duyurdu. Söz konusu ilanda, adayların, “Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi lisans mezunu olup aynı alanda tezli yüksek lisans yapmış olmak. Yükseköğretim kurumlarında ders verme tecrübesine sahip olmak. İletişim ve Medya alanında en az 1 yıl çalışmış olmak” şartlarını yerine getirmesi gerektiği belirtildi.

3-Balıkesir Üniversitesi, muhasebe ve vergi bölümüne “İktisat lisans mezunu, Liderlik ve Küresel Girişimcilik alanında tezli yüksek lisans” yapmış öğretim görevlisi alımı için ilan vermiş, ilanda yer alan kriterlere sadece Balıkesir AKP İl Yönetim Kurulu Üyesi ve Ensar Vakfı Yurdu Müdürü Hüseyin Murat Uysal'ın uyması dikkat çekmişti.

“FETÖ kapsamında açığa alınan Tıp Fakültesinde görev yapan doktorun jet hızıyla aynı göreve iade edenlerin FETÖ ile etkin mücadele ettiği yönündeki basına verdiği beyanlarının inandırıcılığı tartışma konusudurBalıkesir Üniversitesi demokratik bir anlayışla tüm akademik kadroya liyakatı esas alan görevde yükselme kadro ilanlarına olanak sağlayarak gündeme gelmelidir. Yıllardır görevde yükselmeyi bekleyen ancak üniversite yönetiminin keyfi tutumu nedeniyle mağdur edilen akademisyenlerin varlığı gelinen durumun ne kadar antidemokratik olduğunu ortaya koymaktadır. Sendikamızın üyelerinin sorunlarını görüşmek üzere randevu taleplerine cevap vermeyen,akademik kadroları adaletsiz uygulamalarıyla bilimsel çalışmalardan uzaklaştıran ,algıya dayalı bir yönetim anlayışının Balıkesir'e bir şey katmadığını  tüm Balıkesir'deki akademisyenlerce  görülmektedir Akademik kadro ilanlarının siyaset ve ikili ilişkilere dayalı kimlere nasıl verildiğine dair çeşitli iddialar ulusal basında da yer almıştır. “ (www.yenihabergazetesi.net)

 
 

Yazarlar


GÜNDEMSİYASETMANŞET HABEREKONOMİSPORRÖPORTAJLAR YAZARLAR ARŞİV

KONUMUMUZ

Altıeylül / Balıkesir
MND Ajans
©2020 | Tüm Hakları Saklıdır
MND Ajans