MUHARREM KAYNAK
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Güzel yurdumuzun birçok yer ve yöresini mesleğim ve görevim gereği gezdim. Hele emekli olunca ve
İstanbul’dan İzmir’e taşınınca, Kara Harp Okulu 1970 Mezunları İzmir Grubumuz ile birlikte birçok geziye katıldık. Dört kez katıldığımız yurt dışı gezilerinden başka, yedi sekiz kez de yurt içi gezilere katıldık. Bu hafta yine bir otobüs kiralayarak İzmir’den Manisa’ya günü birlik gittik, gezdik, gördük ve döndük. Kendi araçları ile katılan arkadaşımız dâhil 49-50 kişilik bir kafile oluşturduk.


Her zaman olduğu gibi geziyi bitirdikten sonra sizlere kendi izlenim ve intibalarımı anlatıyorum. Bu kez, özellikle belirtmek isterim ki, ben neden daha önce ve bu güne kadar, bu güzel ilimiz MANİSA’ya gelip bu güzellikleri görmedim diye üzülüyorum. Çünkü benim memleketim Balıkesir, beş yıldan beri de İzmir’de ikamet ediyorum.


Çok kez Manisa’nın içinden gelip-geçtik, yolculuklarımızda mola verip dinlendik. Ekmeğini yedik,
suyunu içtik, üzümünü yedik, Akhisar’ın köftesini yedik, Kırkağaç kavunu aldık ve yedik ama, Manisa’yı gezip, görmeden olmuyormuş. Bu gezimizde Manisa’ya ve Manisalılara adeta sevdalandık. Geziye grup arkadaşlarımız ile birlikte katılmamızın bize kazandırdığı moral ile yeni yeni hatıralar biriktirdik. Arkadaşlarımızın yaptığı güzel ve nükteli konuşmalar, büyük-küçük şakalar ve söylediğimiz neşeli türkü ve şarkılar, tatlı sohbetler bizim için ayrı bir güzellik oldu.


İzmir’den Manisa’ya otobüs ile 35-40 dakikada varıyorsunuz. Şubat ayının bölgemizde estirdiği ve yaşattığı bahar havasını koklayarak, yeşeren çevreyi ve yemyeşil ormanları seyrederek yol aldık ve gezimizi tamamladık. Bu bölgede Şubat ayına neden “Kış Bahar” denildiğini yaşayarak öğrendik. 10 Şubat 2026 günü sabah saat 11.00 gibi yola çıktık ve akşamüzeri 17.00 -17.30 gibi dönüşe geçtik.


Geziyi öneren ve en ince teferruatına kadar plan ve programını yapan, Grup Başkanımız Kara Pilot E.
Albay Feryal Türköz’e ve Eşi Nursel Hanım’a teşekkürlerimizi sunuyoruz. Kendisi bize rehberlik ettiği gibi Manisa’yı ve Manisa’nın Tarihçesini, Spilos Mağnetizma Antik Çağ Şehir Devletini, Tantalos Efsanesi ile Niobe Efsanesi’ni de en sade ve anlaşılır bir şekilde anlattı. Ben de teferruatını aşağıda okuyacağınız şekilde Manisa ve Manisa TARZAN’ ı hakkında bilgiler arz ettim.


Niobe “Ağlayan Kaya” önünde toplu ve münferit hatıra fotoğrafları çektirdik. Zaman zaman çiseleyen
ve yüzümüze vuran yağmur damaları bizi hiç rahatsız etmiyordu… Müteakiben Spil Dağı Milli Parkına doğru otobüsümüz ile tırmanışa geçtik, yoğun sis etkisi altında “Kaptan şoförümüz Oktay Hergül’ün ustalığı sayesinde 20 dakikalık bir yolculuğun ardından mola yerimize ulaştık.Spil Dağı yamacındaki “Turgutalp Çamlık Gazinosu” bu gün grubumuza tahsis edilmişti burada oturduk, yedik-içtik ve eğlendik. Eşlerimizin aylık paralı gün toplantısı da burada yapıldı. Gazino personelinin hizmetleri, yemek ve ikramlar da güzeldi. İşletmeci ve hizmetlilere çok çok teşekkür ediyoruz.


Yoğun sisten dolayı özel araçları ile geziye katılan 4 arkadaşımız, tırmanmayı riskli bularak Spil Dağı
eteğinden geriye döndüler, sanırım döndüklerine pişman da oldular ama tercih onlarındır…


Saat: 14.00’dan 17.00’a kadar Arkadaşımız A. Halim ONAT’ ın udu ile verdiği resital dillere destandı. Hep birlikte şarkı ve türkülere iştirak ederek, tempo tutuk ve söyledik. Grubumuz adına Arkadaşımız A. Halim ONAT’ a Başkanımız tarafından hediyesi takdim edildi. Bu arada çok tatlı bir sürprizle karşılaştım. Sözleri bana ait, bestelenmiş iki TSM şarkım “Yağmur ve Kurumasın Dudakların” için sahneye davet edildim. Şaşırdım ama çok gururlandım ve mutlu oldum. Sahneye çıkarak şarkılarımın sözlerini okudum ve şarkılarım icra edilirken solistimize eşlik ettim.


Arkadaşımız A. Halim ONAT’ a ve değerli eşi Sabahat Hanım’a bu günü ve bu güzelliği bana ve tüm grup arkadaşlarımıza tatlı bir sürpriz yaparak yaştıkları için özellikle teşekkür ediyorum.


Kara Harp Okulu 1970 Devresi Subayların Tabur Şarkısı da olan, sanatçı BERKANT’ ın bizlere sevdirdiği SAMANYOLU şarkısının güftesini okudum ve hikâyesini anlattım. Harp Okulundaki öğrencilik günlerimize şöyle bir gittik ve ait anılarımızı canlandırdık.

NOT: Samanyolu Şarkısının sözleri Teoman ALPAY’ a, Bestesi: Metin Bükey ile Teoman ALPAY’ a aittir. Esasen başrollerini Ediz Hun ve Hülya Koçyiğit’in paylaştığı, yönetmenliğini Orhan Aksoy’un yaptığı, Kerime Nadir’in aynı isimli romanından alınmış Samanyolu filminin film müziğidir. Şarkının dizelerinde Samanyolu kavramı yoktur. Sadece Samanyolu filminin film ve fon müziğidir. Buna rağmen şarkı Samanyolu adı ile gönüllerimize yer etmiştir.


Coğrafyası ve doğal bitki örtüsü ile Spil Dağı’nın eteğinde yer alan Manisa ilimizin tarih kokan değer
ve eserlerini yerinde gördük ve öğrendik. İnsan duyduklarının gerçek olduğunu bizzat yerinde gezip,
görünce üniversiteyi iki kez bitirerek diploma almış gibi oluyor. Yani öyle bir donanıma, bilgi ve kültür birikimine sahip oluyor. Bölgede birkaç günden beri devamlı yağan yağmurun Manisa Ovasındaki tarlalarda yaptığı göllenme dağın yamaçlarından görülüyordu. Henüz tarlalarda ekili bir mahsul olmadığından çiftçilerimizin zarara uğramadığını, kısmet olursa bu yıl verimin bol ve bereketli olacağı tahmininde bulunduk.


Manisa, Spil Dağı’ nın manyetik çekimi altındadır. Dünyanın en büyük mıknatısıdır. M.Ö.6. yüzyılda Thales bu dağa ait bir taşın demir cevherini çektiğini görünce buraya ve bu taşa Magnesia “Manisa” adı verilmiştir. ARTEMİS ve APOLLON anneleri LETO’ yu küçümsediği için 6 kız, 6 erkek çocuk annesi Niobe’ nin tüm çocuklarını öldürür. Çocuklarının ölümü Niobe’ yi çok üzer ve devamlı ağlamaktadır. NİOBE’ nin acılarını dindirmek isteyen ZEUS onu Spil Dağında “Ağlayan Bir Kayaya Dönüştürür.”


Söylediğim gibi Manisa’nın her tarafı tarih kokuyor. Yeryüzündeki değer göstergesinin karşılığı ve ticari bir mübadele aracı olan PARA’ nın ilk basıldığı yer burasıdır. Lidyalılar burada yaşamışlar ve Lidya’nın başşehri olarak Salihli İlçe sınırları içerisindeki SART şehrini (Sardes)’i seçmişlerdir. SART şehri ve Lidyalılar’ dan kalan ARTEMİS Tapınağı, İncil’de bahsedilen yedi kiliseden birisi buradadır. Piramit mezar ile mitolojideki Lucifer’ in mezarı da buradadır.


NOT: Lucifer: Şeytanı ya da İblis’i tasvir etmek için kullanılır. Ayrıca Lucifer cehennemin efendisidir. Şeytan ise sadece onun hizmetçisidir. Lucifer’ e Şeytan’ın oğlu diyenlerde vardır. Latince’de Lucifer Gün Yıldızı, Işık Getiren demektir.


Manisa’ya Şehzadeler şehri denir. Fatih ve Kanuni burada yetişmiştir. 41 çeşit baharattan yapılan MESİR MACUNU tarihi bir gelenek olarak her yıl 21 MART’ ta SULTAN CAMİİ’ nin minaresinden atılarak halka dağıtılmaktadır. Hepimizin bildiği Sultaniye üzümü, Akhisar köftesi ve Kırkağaç kavunu ile de çok ünlenen Manisa Ovası’ndan insan ekseniz bitecek gibi bir bereket fışkırmaktadır.


Kurtuluş savaşını müteakip 1922 yılında Aydın Vilayetinden ayrılan Bağımsız Sancak Saruhan, SARUHAN adı ile vilayet olmuştur. 1927’yılında bir yasa ile adı MANİSA olarak değiştirilmiştir. Geçtiğimiz yıl MANİSA’ da iki talihsiz olay yaşanmıştır.“9 Haziranda Büyük Şehir B. B.Ferdi Zeyrek’i, ardından 14 Aralıkta Şehzadeler Belediye Başkanı Gülşah Durbay’ı” kaybeden Manisa’nın sokakları her iki Belediye Başkanımızın hatırasına asılan KALBİMİZDESİNİZ posterleri ile bezenmiştir.”


MANİSA TARZANI: 1899’da Bağdat’ın Samara şehrinde doğan ve 31 Mayıs 1963 yılında Manisa’da vefat eden TARZAN Kerkük kökenli bir Türkmen’dir. Kurtuluş savaşına katıldığı için Kırmızı Şeritli İSTİKLAL MADALYASI sahibidir. Hayatını Manisa’ya adamış, Tüm Türkiye’ye örnek olacak şekilde kendisini ağaçlandırma çalışmalarına vermiş ve binlerce ağaç dikmiştir. Spil Dağı’ndaki kulubesinde yastıksız, yataksız ve yorgansız olarak uyumuş ve ömrünü geçirmiştir. Yaz-kış bir şort ve lastik pabuç ile Manisa sokaklarında çıplak dolaşmıştır. 1933’de Manisa Belediyesinde 30 TL aylıkla bahçıvan yardımcısı olarak işe alınmıştır. Halk onu çok sevmiştir. Bir kaç dakikada tırmandığı Spil Dağındaki Top Tepe’ye çıkar ve askeriyeden kalma eski bir top arabasından kendi saatine göre ateş ederek saatin 12.00 olduğunu halka bildirirdi. Bu yüzden halk ona “Topçu Hacı” adını da vermiştir.


MANİSA; komşuları BALIKESİR, İZMİR, DENİZLİ, UŞAK ve KÜTAHYA ile birlikte değerlendirildiğinde gerçekten görülmeye ve yaşamaya değer bir ilimizdir. 1.475.716 kişilik nüfusu ve 13.810 km. kare yüzölçümü ile Manisa Büyükşehir Belediye Başkanlığına sahiptir. SOMA, KIRKAĞAÇ, AKHİSAR, GÖRDES, SELENDİ, SARUHANLI, ŞEHZADELER, YUNUS EMRE, TURGUTLU, SALİHLİ, KULA, ALAŞEHİR, SARIGÖL, DEMİRCİ, AHMETLİ, KÖPRÜBAŞI, GÖL MARMARA adı ile 17 ilçesi vardır.


İzmir’e 36, Balıkesir’e 137, Denizli’ye 208 Km. uzaklıkta olan Manisa’ya kara ve demiryolu ile ulaşım vardır. Havalimanı olarak İzmir Adnan Menderes Hava limanından istifade edilmektedir. Her zaman olduğu gibi bizleri yalnız bırakmayan A.Vahit Kubilay Paşamıza ve Muhterem Eşi Ümran Hanım’a, gezimize katılan tüm grup arkadaşlarımıza ve Muhterem Eşleri’ne ayrı ayrı teşekkür ediyoruz, sağlık içinde ve güzel günlerde görüşmeyi ve birlikte olmayı diliyoruz.


Olanakları el veren tüm vatandaşlarıma Manisa’yı gezip görmelerini öneriyorum.


Sağlıcakla kalın…

+ - 0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Yenihaber Gazetesi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin