1. Haberler
  2. GÜNDEM
  3. ŞEHİR HASTANELERİNDE NELER OLUYOR?

ŞEHİR HASTANELERİNDE NELER OLUYOR?

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

HABER: C.SAFFET YILMAZ

Balıkesir Şehir Hastanesi önünde basın açıklaması yapan Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası, şehir hastanelerinde yaşanan olumsuzlukları dile getirdi. Şube Başkanı Hanife Dinç’in okuduğu açıklamada şu görüşlere yer verildi.

“Öncelikle Şehir Hastanelerinin gerek sağlık hizmeti alan vatandaşlar ve hizmet sunan sağlık emekçileri açısından bir cendereye dönüştüğünü belirtmemiz gerekiyor. Sağlık Bakanlığı bütçesinin 1 trilyon TL’den fazla bütçesinin yaklaşık yüzde 10’nunu Şehir Hastanelerinin kira ve hizmet bedelleri kara delik gibi yutuyor (Balıkesir Şehri Hastanesi Kamu ya ait olup, görece daha küçük). Vatandaşlar açısından ulaşılabilirlik başlı başına bir sorun; özellikle Balıkesir gibi büyük bir coğrafyadan özellikli hizmetler için 100-150km mesafeden hastaneye ulaşmak maddi ve zaman kaybı demek. Yol parası, kantin ücretleri de cabası.
Sağlık emekçileri aynı zamanda hizmet alan konumunda olabildikleri için vatandaşların yaşadığı sıkıntılardan azade değiller. Ancak bunun dışında hizmet sunarken yani çalışırken de birçok surunla cebelleşiyorlar. Artan nöbetler, zorunlu mesailer , icaplar ve bunların karşılığını tam olarak alamamanın yanında; baskı, mobinng ve şiddetle mücadele ederek hizmet sunmaya çalıyor sağlık emekçileri. Aslında yaşanan bir çok sorunun kaynağında çalışanları birbirine rakip haline getirmek suretiyle ekip duygusunu ortadan kaldıran yönetim anlayışı var. Biz biliyoruz ki bu yönetim anlayışının adı liyakatsizlik ve bu gün ülkede yaşanan birçok sorunun temelinde de bu var. Buradan sormak istiyoruz bu hastanede çalışan sağlık emekçilerinden kaç tanesi emeğinin karşılığını aldığını, haksızlığa uğramadığını söyleyebilir. Kaç kişi bu kuruma ait hissettiğini ve mutlu olduğunu söyleyebilir. Emin olun bunlara evet cevabı verecek ülkede de olduğu gibi küçük bir azınlıktır sadece. O küçük azınlığın içinde siyasi bağlantılarıyla yönetici olmuşlar, sağlık emekçileri üzerinden rant sağlayarak mevcut düzenin sürmesinde çıkarı olan sarı sendikacılar ve onların her türlü işbirlikçileri vardır.
Bu hastanede birçok hastanede olduğu gibi işçi ve emekçi ailelerden gelen sağlık çalışanları var. Ve ister doktor; ister hemşire, ebe; ister laborant, röntgen teknisyeni, ister şoför , hizmetli olsun bunlar da işçi sınıfının bir parçası . Dolayısıyla aslında emekçiler üzerinde dönen bu hastanede bu sorunlar üzerinden bir araya gelip dayanışma gösterseler aşamayacakları hiçbir problem kalmayacaktır. Bunu bize en son Doruk Madencilik işçileri birleşince kazanılacağını ispatlayarak gösterdiler. O nedenle diyor şair” şucun büyüğü sende kardeşim” diye.
Bu gün Balıkesir Atatürk Şehir Hastanesinde bir araya gelmemize ve bu açıklamayı yapmamıza neden olan sorunlar yumağını görüşmek üzere öncelikle hastane başhekimliğinden randevu talep ettik; ancak herhangi bir dönüş olmadı. Yine bir takım iddialar hakkında yazılı dilekçe ile başvurarak iddialar hakkında bilgi talep ettik. Bilin bakalım ne oldu yine cevap alamadık. Hastaneyi kendi tapulu malı gibi gören sarı ve yandaş sendikaları kapılarda karşılayan ancak sağlık ve sosyal hizmet emekçilerinin gerçek sorunlarını çözmek üzere çalışan sendikamızı muhattap kabul etmeyen bu anlayışı kınıyoruz. Ve diyoruz ki; bu devran sonsuza kadar sürmez . Halkın sağlık hakkına ve sağlık emekçilerine reva gördüğünüz bu düzen yine onların örgütlü ve birleşik mücadelesi ile aşılır. Ama kendi emekçi kardeşlerinizin yoksulluğu pahasına; baskı ve şiddet altında terbiye etmeye çalışan bu tutumlarınız onların hafızalarında kalacaktır.
Şimdi buradan Balıkesir halkına sormak istiyoruz. Hastalandınız ameliyat olmanız gerekiyor. Sizden önce ameliyat olan birine kullanılan solunum devresinin değiştirilmeden sizde de kullanılmasını ister misiniz? Bir enfeksiyon ve bulaş nedeni olabilecek bu durumu hiç kimse kabul edemez. İşte buna itiraz eden ve olması gerekeni yapmaya çalışan bir sağlık emekçisi arkadaş bu hastanede mobinng, baskı ve sürgün ve hatta şiddet tehditleriyle karşılaşabiliyor. Üstelik bunu hastane idaresince atanan sorumlu yapıyor. Sadece bu kadar değil bu sorumlu çalışanlar arasında ayrımcılık yapıp özellik arz etmeyen birimde çalışılmayan süreleri bazı arkadaşları için çalışılmış olarak gösterebiliyor ve kamu zararına neden oluyor. Bitmedi canlı ve yüz yüze yapılması gereken eğitimleri almadığı gerekçesiyle imza vermeyen arkadaşlara baskı yapabiliyor. En çok şaşırdığımız ve eminin sizin de şaşıracağınız; bu sorumlu kişi çalışanlardan nerede ve ne için kullanıldığı belli olmayan; makbuz düzenlenmeyen düzenli bir para talebinde bulunabiliyor. Nesin sen kimsin; tarım işçilerindeki gibi dayıbaşı sitemini kamuya da taşındı da bizim mi haberimiz yok? Dahası bu iddialar çeşitli bilgi ve belgeleri ile idarecilere bildirildiği; CİMER başvuruları yapıldığı halde herhangi bir istismara rastlanmadığının söylenmesi amiyene tabirle konunun sümenaltı edilmesidir.
Şimdi buradan bu lokal örnek üzerinden sormak istiyoruz? Bu iddialar doğrumu mudur, değil midir? Doğru ise nasıl bir işlem tesis ettiniz. Değilse sağlık ve sosyal hizmet emekçilerini ekonomik, demokratik ve özlük haklarının savunmak ve geliştirmek için çalışan sendikamıza neden randevu ve yazılı başvurularına cevap vermiyorsunuz? Kimden ve neden korkuyorsunuz? Bu hastaneyi idare edenler yönetenler, sizler değil misiniz? Bu olay ve iddialar gibi; gerek emekçilerin gerekse de hizmet alan halkımızın hak ve çıkarları için bu sorunları gündem getirmeye, teşhir etmeye devam edeceğiz. Halkımızın ve emekçi kardeşlerimizin de el ele vererek Balıkesir’in hakettiği sağlık ortamına kavuşma mücadelesinde yanımızda duracağınızı biliyoruz.
Birleşe birleşe kazanacağız.”

ŞEHİR HASTANELERİNDE NELER OLUYOR?
+ - 0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Yenihaber Gazetesi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin