ANASAYFA GÜNDEMSİYASETMANŞET HABEREKONOMİSPORRÖPORTAJLAR YAZARLAR KURULUŞ KÜNYE İLETİŞİM

20.05.2021

Dr. TURAN ÇÖMEZ’den Bir Alıntı

  1. Dönem AKP Balıkesir Milletvekili olan Dr. Turan Çömez'in      01-haziran-2005 tarihinde Bandırma İlkhaber Gazetesi'ndeki yazısını tek söz eklemeden siz okurlarla paylaşmak istiyorum. Neden mi?

     Bu yazıyı okuduğumda saklanacak bir yazı diye kesip dosyama koymuşum. Çıkarılacak çok dersler var. Yurtsever bir kişi ve fikirleri  doğru fakat bulunduğu siyasi kulvar yanlış olan ve AKP'den ilk ihraç edilen biridir. Sonraları kimler kimler ayrıldı veya uzaklaştırıldı.

     AKP Milletvekili, Genel Başkan Özel Kalem Müdürü ve danışmanı Dr. Çömez Akp içindeki çıkışları ve soruları ile dikkatleri çekmiş. Maliye Bakanı Kemal Unakıtan'a özelleştirmelerle ilgili eleştirileri ve zamanın Başbakanı R. Tayyip Erdoğan'a yakın Atasay Kuyumculuğun sahibi Cihan Kamer'i işaret ederek ‘'değerli taş dış alımında verginin sıfırlanması'' konusundaki soru ve eleştirileri nedeniyle parti disiplin kuruluna sevk edilip, AKP'den ihraç edilmiştir.

     Ergenekon Örgütü ile suçlanan Turan Çömez, Bedrettin Dalan gibi yurt dışına çıkmıştır. İngiltere'den siyasi sığınma talebinde bulunmuş. Talebi kabul edilerek orada 12 yıl kalmış. Suçlamanın bir iftira, kumpas olduğu ortaya çıkarılınca, diğer tutuklu komutanlar gibi beraat etmiştir. Şimdi Türkiye'dedir.

     Yurtseverliğinden kuşku duymadığım Dr. Turan Çömez'in okunacak, saklanacak, paylaşılacak, dersler çıkarılacak yazısını sunuyorum. 

                                               ****

    ‘'Otuzbeş Yıllık Hikayeler ve Alınacak Dersler''

   Cumhuriyet ilan edileli henüz 16 ay olmuş. Ülkede açlık, yokluk, sefalet kol geziyor.

    Atatürk,  ‘'Bütün tayyarelerimizin ve motorlarının memleketimizde yapılması ve hava harp sanayinin bu esasa göre inkişaf etmesi icap eder'' diyor ve Türk Tayyare Cemiyeti'nin kurulması için talimat veriyor.

     İstikbalin (geleceğin) göklerde olduğunu bilen Ulu Önder, semalarında Türk yapımı uçağın uçmasını hedefliyor ve büyük bir heyecanla, inançla kollar sıvanıyor.

                                **

  1. Dünya Savaşı'ndan yenilgiyle çıkan Almanya, Versay Antlaşmasını imzalamış ve uçak imalatları kısıtlanmıştır. Havacılık çalışmalarını sürdürmekte kararlı olan Almanlar, ellerindeki birikimlerini eski müttefiki olan Türkiye ile paylaşmak isterler. 1925 yılında Junkers Firması ile Türk Tayyare Cemiyeti ortaklaşa TOMTAŞ ( Tayyare Otomobil ve Motor Türk Anonim Şirketi)'ni kurarlar.

     Yapılan anlaşma sonucu Türk Hava Kuvvetleri'nin ihtiyacı olan uçaklar ve motorları üretilecek, revizyonları yapılacak ve her türlü aksamı Junkers  Firması tarafından karşılanacaktır.

Bir yıl sonra ‘' Kayseri Uçak ve Eskişehir Bakım Tesisleri ‘' kurulur. Bunlar, zamanın en modern koşullarına göre dizayn edilmiştir. Hemen ardından ‘' Tayyare Makinist Mektebi ‘' açılır. Fransa ve Almanya'ya  uçak mühendisliği için  öğrenciler gönderilir.

     Çalışmalar aralıksız sürer ve 1932yılına kadar 15 adet Junkers A 20 bombardıman uçağı imal edilir.

     Almanların hisselerini Türk Hava Kurumu (THK)'na devretmesinden birkaç yıl sonra, Amerikan Curtis-Wright grubuyla anlaşma yapılır. Anlaşmaya göre bu gruptan hem uçak alınacak, hem de ortak uçak montajı yapılacaktır.

     1939'a kadar süren ortaklık sonrasında, fabrikanın uçak üretim, bakım ve revizyon hakkı tamamen Türk Hava Kuvvetleri'ne verilir.

  1. Dünya Savaşı'na kadar 112 adet değişik tipte uçak imal edilir.

     Savaş sonrasında ABD Hükümeti'nin Marshall Planı devreye girer ve Türkiye'ye uygulanan ekonomik yardım çerçevesinde uçak ve motor verilmeye başlanır.

     Türkiye emek harcamadan gelen yardımlara ve hazıra çabuk alışır. Dönemin idarecileri artık uçak ve motor fabrikalarının üretim faaliyetlerine gerek olmadığını düşünürler.

     Fabrikalar art arda Makine ve Kimya Endüstrisi Kurumu'na devredilir. Motor fabrikası 1955'te traktör imal etmeye başlar. Uçak Fabrikası'nda ise 1959'da üretim tamamen durdurulur. 

     Böylece Atatürk'ün koyduğu hedef ve o muhteşem vizyon 35 yıl içinde yok olur gider.

                                  **

     Gelelim dünyanın öbür ucundaki hikayemize.

     Bundan tam 35 yıl önce Brezilya'nın Sao Paulo eyaletinin Jose Dos Campos kasabasında bir havacılık okulu kuruldu.

     ABD'de dönemin en üst teknoloji merkezi olan MIT'ye (Massachusetts Institute Technology) kurdurulan bu okula, ülkenin her tarafından en zeki öğrenciler alındı.

     Parası olmayan öğrencilere burslar verildi ve Boston'da bulunan MIT ile bu okul arasında öğrenci değişim programları uygulandı.

     Brezilya Hükümeti, Embraer Şirketi'ni kurdu ve mezun olan öğrencilerin en başarılı ve en yetenekli olanlarını bu şirkete dahil etti.

     Bir gün, en iyi uçağı yapacaklarına inanan gençler, semalarda Brezilya uçağını uçurmaya kararlıydılar. Bu kararlılıkla yola çıkıldı ve küçük bir atölyede başlayan macera 35 yıl sonra 12 bin çalışanıyla   285 000 metrekare alana yayılmış muhteşem bir fabrikaya dönüştü.

     Bu şirket bugün dünyanın koltuk ve uçuş maliyeti olarak en ucuz uçağını üretiyor ve semalarda uçan  5 500 uçağı var.

                                   **    

     Geçen yıl Embraer 190 modelinin hangardan çıkış töreni için Brezilya'ya gitmiştim. Törende devlet başkanı Lula bir konuşma yaptı. ‘'Bu uçağın havalanabilmesi için hükümetimin bütün üyeleri bir Embraer işçisi gibi gayret ettiler. Dünya bugüne kadar Brezilya'yı hammadde ve tarım ürünleri ile tanıyordu. Bundan sonra teknoloji ürünleri ile tanıyacak. Bu uçakların satılması Embraer'e değil, ülkeme kazandıracak. Yoksulluk ve açlıkla mücadele için kaynak yaratacak. Bugün Brezilya bir uçak ihracatı ile, 800 000 ton gıda ihracına eşit bir gelir elde ediyor. Tanrı Embraer'i korusun ‘' dedi.

     Dev Brezilya bayrakları arasından süzülerek çıkan Embraer 190, 35 yıl önce başlayan kararlı yolculuğun, haklı gururunu temsil ediyor.


                                 **


     Her iki şirketin de başlangıç hedefleri aynı.

     Yola çıkılan ruh aynı.

     Heyecan aynı.

     Kuruluş çalışmaları aynı.

     35 yılın sonunda ise, biri ABD'den aldığı yardımların büyüsüne kapılıp kapısına kilit vurdu.

     Diğeri ise inancını yitirmedi, azmetti. Çalıştı. Ve bugün Amerikan Airlines de dahil dünyanın pek çok havayoluna uçak satıyor.

     Birinde hüsran, diğerinde zafer.

                                    **

     Dostlar, 35 yıllık iki öyküden alacağımız çok dersler var.

     Planlı olmalıyız.

     Sabırlı olmalıyız.

     Kararlı olmalıyız.

     İnanmalıyız.

     Kendimize güvenmeli ve çalışmalıyız.

     Aksi halde, dünyayı pençesinde tutmaya çalışan, teknik donanımlı gladyatörlere teslim olmak zorunda kalırız.''

                                     ****************   

     Sayın Dr.Turan Çömez, gladyatör dediğiniz emperyalizmdir. 1950'li yıllarda Köy Enstitülerini kapatanlar, bu tesisleri de kapatmışlar. Emperyalizm kendine bağlı iktidarlarla, geri kalmış ülkeleri bugün hala sömürüyor. 

     Halkını kandıran değil, antiemperyalist tavır gerekir. Tam bağımsızlıkçı siyasi oluşumları desteklemek doğrudur.


Bu yazı 243 defa okundu.


Yorumlar


Ad Soyad E-Mail
GÜNDEMSİYASETMANŞET HABEREKONOMİSPORRÖPORTAJLAR YAZARLAR ARŞİV

KONUMUMUZ

Altıeylül / Balıkesir
MND Ajans
©2020 | Tüm Hakları Saklıdır
MND Ajans