ANASAYFA GÜNDEMSİYASETMANŞET HABEREKONOMİSPORRÖPORTAJLAR YAZARLAR KURULUŞ KÜNYE İLETİŞİM

01.06.2021

INDUSTRIAL REVOLUTION – ENDÜSTRİ DEVRİMİ NEDİR? (9)

1680-1780 yılları arasında yalnız İngiltere, yılda 20.000 köleyi Amerika ve West Indies için ithal ediyordu. Tahminlere göre Afrika'dan en az sekiz milyon köle bu yöntemlerle Batı'ya nakledilmiştir. Thomas Clarkson'un (1760-1846) ve William Wilberforce'un (1759-1833) köleliğin kaldırılması için yaptıkları girişimler İngiltere'de ilkin büyük bir muhalefetle karşılaştı. XVIII. Yüzyılın sonralarında bile İngiltere'de 15.000 köle çalışmakta idi. İngiltere, 1807'de köle ticaretini ve 1833'de köle kullanımını yasakladı ve devlet, platasyonlarında hürriyetine kavuşmuş köleler için plantasyon sahiplerine 20 milyon sterlin tazminat ödedi. Bu köle başına ortalama 37 sterlin idi. Köle ticaretinin yalnız tüccarın sermayesini arttırma açısından değil kölelerin kullanıldığı alanlarda yarattıkları artı kıymet açısından da değerlendirmek gerekmektedir.

Ticaret konuları ne olursa olsun zengin tüccarlar kendilerine sürekli ve ucuz mal temin edebilmek için imalat sanayiine yatırım yapmaya başladılar. Zanaatkar sınıf da sermayeder ile işbirliği yaparak kendi küçük üretiminin olanaklarını fabrikalaştırdı.

Zengin toprak sahipleri özellikle topraklarındaki madenleri işletmek için madenciliği, sonra da imalat sanayiine yatırım yaptılar. Kapitalizmin gelişmesinde Baran'a göre hiçbir zaman unutulmaması gereken bir başka önemli faktör de devlettir. Artan bir şekilde kapitalist girişimcilerin kontrolü altına geçen devlet, büyük ölçüde onlara destek olmuş, onlara yardım etmiştir. Marx'ın dediği gibi “onlar, toplumun en çok ve organize olmuş devlet gücünü, feodal yapıyı kapitalist yapıya hızla çevirmekte ve bu süreci kısaltmakta kullanmışlardır” (Baran; 1967, 139)

Bir başka görüşe göre endüstri devrimi bilim ve tekniğin olmayışından ya da girişimcilerin yenilikleri kullanma isteksizliğinden ya da kullanmaya ikna olmadıklarından değil, fakat; pek de gerekmediğinden çok basit, ilkel bir şekilde başladı. (Hobsbawm; 1999, 38). Yüzyıllardır var olan uygulaması zor ve pahalı olmayan fikirlerin, düşüncelerin hayata geçirilmesi hiç beklenmedik başarılı, verimli sonuçlar doğurdu. İşin sihri, uzun zamandır var olan bu düşünceleri ve ucuzca elde edilebilecek teknik ve bilgiyi ısrarla uygulamaya sokacak pratik insanda idi, yoksa yeni buluşlarda değil.  Yeterli mal üretebilmek daha düşük maliyete ve sonuçta daha düşük fiyatla malı satabilmek sayesinde açılmakta olan pazarlara, insanın düşüncelerini adapte edebilmesi, herkesin olağanüstü zekalı bir kişi olmasını gerektirmiyordu. Bu durum, endüstri devrimi öncülerine gerekli olan o sonsuz itici gücü verdi. Girişimciliği yalnız çok okumuş, eğitim görmüş birinin ya da zengin servet sahibi bir kişinin egemenliğinde kalmaktan çıkardı. Başka bir deyişle büyüyen bir ekonomide, endüstrileşmenin vazgeçilme koşulları olan hüner, bilgi , kapital, büyük ölçeklilik ve devlet organizasyonu ve planlaması gibi faktörlere ihtiyacı en aza indirdi. En önemli faktör becerikli, çalışkan, düşünen, uygulayıcı insandı (Hobsbawm; 1999, 39) Hobsbawn günümüzde gelişmekte olan ülkeler için de bunun iyi bir çıkış yolu olduğu görüşündedir

Becerikli, çalışkan, düşünen, uygulayıcı, akılcı, insanın ortaya çıkmasında ise Stamp'ın belirttiği gibi Puritanlığa büyük rolü vardı. Baran'ın belirttiği kapitalist girişimciler çoğunlukla bu düşüncede olanların içinden doğdu.

 

 


Bu yazı 108 defa okundu.


Yorumlar


Ad Soyad E-Mail
GÜNDEMSİYASETMANŞET HABEREKONOMİSPORRÖPORTAJLAR YAZARLAR ARŞİV

KONUMUMUZ

Altıeylül / Balıkesir
MND Ajans
©2020 | Tüm Hakları Saklıdır
MND Ajans