ANASAYFA GÜNDEMSİYASETMANŞET HABEREKONOMİSPORRÖPORTAJLAR YAZARLAR KURULUŞ KÜNYE İLETİŞİM

13.06.2021

KÖR POSTACI

Sevgili Öğrenciler,

Sizin için güldürürken düşündüren bir öykü yazdım. Sizin bu yaz günlerinde çok kitap okuyacağınızı düşünüyorum. Başarılar dilerim.                                    


                            

Ali, Ekrem, Buğra, Tezcan yolun iki yanına dizdikleri taşlarla çift kale maç yapıyorlardı.

Selin, Özge, Gonca, Pelin apartman merdivenlerine oturmuş, tuttukları oyuncuları alkışlıyor, diğerlerini ıslıklıyorlardı.

Postacı ağır çantası omzunda sokağın başında göründü. Hava çok sıcaktı. Hem yürüyor hem terlerini siliyordu.

Ekrem topa hızla vurdu. Kızlar alkışladı. Top gitti, gitti postacının omzuna çarptı. Postacının yüzü güldü, elindeki mektupları çantasına attı. Çantasını yere indirdi. Topa güçlü bir vuruş yaptı.

Karşı tarafın kalecisi Tezcan atladı, zıpladı topu yakalayamadı. Top sokağın en sevilen teyzesinin bahçe duvarını aştı. Bahçeden şangırtı sesleri sokağa yayıldı. Top oynayanların neşesi kaçtı. Şimdi kim gidip kaçan topu evin sahibinden alacaktı. Hiçbirinin cesareti yoktu. Sitemli sözler, akıl vermeler, annene/babana söylerim korkutmaları duymak istemiyorlardı. Onlar ne yapacaklarına karar vermeye çalışırken elindeki topla yaşlı teyze kapıda göründü. Çok kızmıştı. Bağırdı,

“Bir öğle uykusu uyutmuyorsunuz!” 

Çocuklar gülerek postacıya baktılar:

“Zekiye Teyze, postacı amca topa hızlı vurdu da…”

Zekiye Teyze daha çok kızdı,

“Koskoca adam olmuşsun! Çocuklarla top oynamaya utanmıyor musun?”

Postacı özür diledi. Güzel sözlerle Zekiye Teyze'nin gönlünü almaya çalıştı. Çocuklar da özür dilediler. Olmadı. Zekiye Teyze hâlâ öfkeliydi. Bağırmayı sürdürdü:

“Sen bana oğlumdan, torunumdan mektup getir! İşini yap oğlum, işini!”

Postacı yeniden özür diledi. Terli yüzünü mendiliyle silerken zarar verdiği için üzüldüğünü anlattı. Bir merdiven basamağına oturdu. Çok yorgun görünüyordu. Utancından konuşurken kekeliyordu.

Ali, Tezcan'ın kulağına eğildi,

“Postacının gözleri görmüyor. Topa rastgele vurdu. Top asla duvarı aşıp Zekiye Teyze'nin bahçesine girmezdi. Postacı, utancından körlüğü yetmezmiş gibi bir de kekeme oldu şimdi!”

Ekrem onu onayladı,

“Geçen hafta annemin edebiyat dergileri iki sokak ötedeki arkadaşının posta kutusundan çıkmış. Meral Teyze bu yanlışlığa gülerek dergileri anneme getirdi.”

Selim ne konuştuklarını merak edip yanlarına gelmişti,

“Bizim posta kutusundan başkalarının icra mektupları çıktı. Babam hepsini postaneye geri götürdü!”

Özge ellerini çırptı,

“Gül adında bir kıza gelen aşk mektupları bizim posta kutusundan çıktı. Okuyup gülüyoruz. Sevgilisi çok komik şeyler yazıyor.”

Pelin yüzünü buruşturdu:

“Özge sana inanamıyorum! Başkasının mektuplarını okuyup gülüyorsun, bir de bize anlatıyorsun. Daha kim bilir kimlere anlattın. Onları yeni zarflara koy ve hemen postaneye geri götür.”

Buğra gözlerini kocaman kocaman açtı,

“Bir tüccarın iş mektupları, bir öğrencinin sınav sonuç belgesi, iş arayanın başvurusuna çağrı belgesi de bizim posta kutusundan çıktı.

Gonca ellerini dizine vurdu,

“Eyvah! Şimdi anladııım! Dayım giriş sınavını kazandı. Bankaya alınmayı bekliyor. Sabah akşam durmadan posta kutusuna bakıyor. Çağırı bir türlü gelmiyor!

Ekrem bakışlarıyla postacıyı takip ederken şöyle dedi:

“Gelin, bugün ona yardım edelim! En azından başkalarının bekledikleri bizim posta kutusuna, bizim beklediklerimiz başkalarının posta kutularına konmasın.”

Ali güldü:

“Zekiye Teyze'nin posta kutusuna “Görülmüştür” mühürlü asker mektupları atacak şimdi. Torunu askerde. Zekiye Teyzemizin oğlu Almanya'da işçidir. Boşuna mektup beklemiyor!”

Özge ellerini çırptı.

“Yarın Zekiye Teyze kesinlikle postacıyı döver. ‘Sen benimle dalga mı geçiyorsun' diye, oklavaları sırtında kırar!”     

Ekrem koştu. Postacının elindekileri aldı.

“Postacı amca sen gölgede otur, dinlen. Biz koşarak bunları dağıtırız!”

Çocuklar tüm sokaklara dağılarak verilenleri sahiplerine ulaştırdılar. Birkaç mektup, birkaç yerel gazete, bir iki davetiye kalmıştı sadece. Kalanlar da başka mahalleye aitti. Postacıya kalanları geri verirken Ekrem şunları söyledi:

“Postacı amca, sen gözlüklerini ne zaman değiştirdin? İstersen şu sıcak günlerde yıllık iznini kullan! Çok yorulmuşsun.”

Postacı yardım ettikleri için onlara teşekkür etti. Sallana sallana başka sokaklara doğru uzaklaşıp gitti…

Ali kendi kendine söylendi,

“Bizim posta kutusundan pek çok başkalarına gönderilmiş düğün davetiyeleri çıktı. Annem de, ‘Giyinip süslenip gidip eğlensek mi' diye bol bol gülmüştü.”

Pelin bilmiş bilmiş güldü.

“Postacı iyi dans edenleri biliyor! Sen ve annen tango yaparken salonları yakıyorsunuz!”

Ali gururla Pelin'e baktı.

“Kıskanma! Annemin dans okulu sahibi olduğunu unutuyorsun”.

Sokağın başından muhtar göründü. Kollarında bir kucak zarf vardı. Çok öfkeliydi.

“Nerede bu postacı? Tüm mahallelerin muhtarlığını bana yaptıracak! ‘Muhtarlık yazan zarfları' bizim binaya bırakıyor! Her zaman postaneye geri götürüyorum. Bıktım. Yarın onuncu kez dilekçe vereceğim. Bizim mahalleden ‘Kör postacıyı alın' diye…”

Gonca üzülerek sordu:

“İşten çıkarırlar mı? Çok zavallı görünüyordu. Şimdi içim acıdı.”

Muhtarın kızgınlığı geçmemişti,

“Bak, bunu hiç düşünmemiştim kızım. Kimsenin ekmeğine engel olmak istemem! Biz de insanlara hizmet vermeye çalışıyoruz. Üç haftadır bankadan beklediğim evraklar gelmedi. Korkarım onları da daha öncekiler gibi başka yerlere bırakmıştır!”

Ali hüzünle başını salladı.

“Gonca üzülme. Postacımıza önce yeni bir gözlük verirler, sonra parlak bir bisiklet armağan ederler. Daha sonra deniz kenarında bir ay ünlü bir otelde iyice dinlendirirler. Yetmezse, yurt dışından nereleri beğenirse uçakla gönderirler…”

Gonca bu sözlere çok alındı,

“Sağ ol Ali. Çok cömertsin! Alay etme! İyi ki gözleri görmüyor postacımızın! Bir de şahin gözlü olsaydı, ödüller yetmezmiş!”  

Ali yaptığı şakadan geri adım atmadı.

“Ödüllerimizin sonu yoktur Gonca Hanım! Annemin dans salonunda da eğlenceli gösterilere biletler sırada bekliyor… Bu da bizim ailemizden geç kalan evraklarımız, mektuplarımız için olsun…”


Bu yazı 87 defa okundu.


Yorumlar


Ad Soyad E-Mail
GÜNDEMSİYASETMANŞET HABEREKONOMİSPORRÖPORTAJLAR YAZARLAR ARŞİV

KONUMUMUZ

Altıeylül / Balıkesir
MND Ajans
©2020 | Tüm Hakları Saklıdır
MND Ajans