ANASAYFA GÜNDEMSİYASETMANŞET HABEREKONOMİSPORRÖPORTAJLAR YAZARLAR KURULUŞ KÜNYE İLETİŞİM

15.07.2021

HAYVANCILIK ve SAMAN SORUNU

Çok yakın zamanlara kadar Türkiye canlı hayvan satan ülke idi. Özellikle komşu ülkelere canlı hayvan kaçakçılığı yapılırdı. Konu ile ilgili araştırma yaparken okuduklarıma, gördüklerime inanamadım.

     Sığır ithalatında (dıştan alımında) Avrupa lideri, dünyada ise ikinci ülke olmuşuz.

     Avrupa'da, dışarıdan en çok hayvan alan ülke bizmişiz. Yahu bu Avrupa sanayide ileriydi. Öyle bilirdik. Hayvancılıkta da ileriymiş ki, onlardan daha çok, canlı sığır alıyormuşuz. Dünya'da da en çok sığır alan ikinci ülke bizim olduğumuz belirtiliyor.

     Küçükbaş hayvanlarda (koyun, keçi) da durum farklı değil. Alıyoruz, üretemiyoruz. Tüketimde hızlıyız, üretimde ise yokuz.

     Tarım ve Orman bakanı, ‘' paramız var ki alabiliyoruz'' diyor. Kendimiz üretmeyi unutursak bir gün paran olsa da alamaz duruma düşebilirsin.

     Biz uçmuşuz da haberimiz yok !!!

     Kasap dükkanında şaşkınlık yaşıyoruz.

                                     ****

     Hayvan üreticiliği zor ve zahmetlidir. Fiyatların bu derece yüksek olduğu bir dönemde üreticilerin kazanması umulurken, onların kazanamadıkları yönündeki yakınmaları hiç bitmiyor.

     Sebep girdi maliyetlerinin yüksekliğidir. Hayvancılık yapanların en birinci sorunu, hayvanların yiyeceğini temin etmektir. Büyükbaş veya küçükbaş hayvan doymak bilmez, sürekli yemek ister.

     Hazır yemler veya tahıl-bakliyat yemler besleyicidir, hayvanlar iştahla yerler. Ama pahalı olduğundan sadece bu yemlerle değil, kaba yemlere de gerek vardır. Saman, kurutulmuş ot, yonca, korunga, mısır silajı, şeker pancarı küspesi, koruma altındaki tarla ve mera otları ile kaba yem sağlanır. Böylece besleme maliyeti biraz düşürülmüş olur.

     Kamu işletmesi şeker fabrikaları özelleştirilince, ucuz hayvan yemi küspe de bulunamaz oldu.

     Mısır, yulaf, yonca, korunga kurutulmuşu veya silajını hayvanlar istekle yerler. Ancak bunları üretici kendisi yetiştirebilirse ekonomik olur. Besi maliyeti düşürülebilir. Bunun için de sulanabilen geniş arazilere gerek vardır.  Hayvancılıkta temel ilke;

‘' ot sorunu çözülmeden, et sorunu çözülemez. ‘'  Saman sorunu dediğim işte bu kaba yemlerin tümünü içine alır.

                                       ****

     Çiftçiler işlerini, mevsimine uygun sıralı yaparlar. Buğday başta olmak üzere tahıllar sonbaharda ekilir. Kış boyu gelişir. İlkbaharda büyür. Mayıs ortasından itibaren haziran ayında başaklar dolar, sararır. Daha önceki zamanlarda ekinlerin biçimi yaklaşık bir ay, harmanda dövülmesi de yine bir ay süren bir işti. Harmanda tahıl taneleri bir tarafa, saman bir tarafa ayrılırdı. Tahıllar çuvallarla eve taşınır, en son da saman hayvanların ahırı yakınındaki depoya doldurulur. Yiyeceğin az olduğu kış aylarında hayvan yemi olarak kullanılırdı.

     Şimdilerde artık makinelerle tarım yapıldığı için, biçerdöver denilen modern makine tarladaki tahılı hem biçiyor, hem dövüyor. Tahıl taneleri doğrudan çuvallara, samanı da balya yapılmış biçimde tarlanın içinde kalıyor. Çiftçi sonra da saman balyalarını toplayıp gerekli miktarını kendi deposuna koyuyor, fazlasını da satıyor.

     İş kolaylaştı. Kolaylaştı ama makineler büyük tarlalarda iş yapabiliyor. Bizim tarlalarımız miras paylaşımı nedeniyle küçüldükçe küçülmüş. Küçük tarlaya bu makinelerin gelişi gidişine değmez diye kullanılamıyor.

                                  **** 

     O halde yapılması gereken ne?

     Yapılması gereken tarım yapılan topraklarımızı toplulaştırmak gerekir. Sulanan ve sulanmayan tarlalar toplulaştırılıp daha büyük tarlalar elde edilir. Büyük tarlalarda modern tarım makineleri kullanılabilir. Böylece tarımsal üretim arttırılır.

     Tarımsal üretimi arttırmanın bir başka önemli yolu sulama olanaklarını arttırmaktır.

     Gübreleme ve ilaç kullanımı verimi arttırır. Ancak ölçüyü kaçırmamak gerekir.

     Kırsal yerleşimlerde, üretim havzalarında tarım uzmanı mühendislere ve veteriner hekimlere görev verilmelidir.

     Ayrıca, devletin de destek ve teşvikiyle kooperatifleşme sağlanmalıdır. Kooperatif üyelerine özel desteklerle üretimin artması sağlanmalıdır. 

     Devletimizin yöneticileri ürün fazlası için dış pazarlar bulmalıdır.

     Türkiye zaman kaybetmeden tarım sayımı yapmalıdır. Ne kadar ne ürettiğimizi bilmeliyiz. Sonra da tarım planlanmasını yapmalıyız. Üretimi arttırma kanallarını açmalıyız.

     Yine Trakya ve Çanakkale yörelerinden gelen  saman kamyonları Altınoluk'tan akın akın geçmeye başladı.

     Bulgaristan'dan saman alma utancından kurtulmalıyız.

     Samanı bile dışarıdan alan bir ülke, canlı hayvanı da dışarıdan almak zorunda kalır.

      Anadolu'muz hem tahılın, hem de hayvancılığın ana vatanıdır.

      Yeter ki ülkemiz iyi yönetilsin….


Bu yazı 188 defa okundu.


Yorumlar


Ad Soyad E-Mail
GÜNDEMSİYASETMANŞET HABEREKONOMİSPORRÖPORTAJLAR YAZARLAR ARŞİV

KONUMUMUZ

Altıeylül / Balıkesir
MND Ajans
©2020 | Tüm Hakları Saklıdır
MND Ajans