ANASAYFA GÜNDEMSİYASETMANŞET HABEREKONOMİSPORRÖPORTAJLAR YAZARLAR VATANDAŞ DİYOR Kİ KURULUŞ İLETİŞİM

22.07.2021

ÇEVRECİLER ve ÇEVRE BİLİNCİ

Havası temiz, yemyeşillikler içinde, şırıl şırıl sularının aktığı dere kenarlarında, göl ve deniz kıyılarında yaşamayı hepimiz ne kadar çok isteriz değil mi?

     İçtiğimiz sular temiz, yediğimiz besinler doğal ve sağlıklı olsun istemez miyiz?

     Korunaklı, iyi ısıtılabilen evlerimiz olmasını arzu etmez miyiz ?

     Herkesin hak, hukuk ve adalet kurallarına uyduğu, birbirine saygılı adaletli bir toplum olmak en temel isteklerimizden değil midir?

     Kendin için istediklerinin tamamını başkaları için de istiyorsan uygar bir insansın. Bana yapılmasın dediğin şeyleri, başkalarına da yapılmasın diye duruş gösterebiliyorsan iyi bir insan olursun.

     İyi insan olmak için Müslüman olman gerekmez ama, Müslüman olmak için iyi insan olmak gerekir.

                           ****

     Yeryüzünü yaşanabilir bir çevre haline getiren de insan, yaşamayı zorlaştıran da insandır. İnsan en akıllı canlıdır. En akıllı canlı, en iyi eğitimi almışsa doğayı ve çevresini koruması gerektiğini bilir.

     Çevreci gönüllüler değişik örgütler kurdular, görev aldılar, üye olarak destek verdiler. TEMA Vakfı, ÇEKÜL Vakfı, Doğal Hayatı Koruma Vakfı, Deniz Temiz Derneği, Doğa Derneği, Greenpeace Akdeniz ilk akla gelen çevreci örgütlerdir. 

     Herkesin bu tür örgütlere destek vermesi, katkıda bulunması gerekir.

     Bu ve benzeri gönüllü sivil toplum örgütleri hükümetlerle, ilgili bakanlık ve yerel idarecilerle, sanayicilerle, yatırımcılarla mücadele eder. Yargıya başvurur. Kitleleri harekete geçirir, protesto eylemleri yapar. 

     Havamız kirlenmesin, toprağımız erozyon ve benzeri nedenlerle yok olmasın, yer altı su rezervlerimiz, akarsularımız, göl ve denizlerimiz kirlenmesin diye hem hukuk alanında, hem de demokratik protesto hakkını kullanarak, yapılan yanlışı önlemeye çalışırlar.

     Çevreci örgütlerin akıllarda kalan şanlı Bergama, Artvin-Borçka, Kaz Dağları, Trakya Saroz Körfezi, Karadeniz Dereleri ve İstanbul Beykoz vb. direnişleri unutulmazdır.

     Hem çevre bilinci gelişti, hem de ses getirdiler.

                                       ****

    Belediyeler, topladığı evsel katı atıkları çevreyi rahatsız etmeyecek bir şekilde yok etmelidir. Sıvı atıklar ise mutlaka arıtılmalıdır.

     Sanayi kuruluşları mutlaka organize sanayi içinde olmalıdır. Ortak arıtma olacağından sıvı atıklar arıtılarak yok edilmesi sağlanır. Her yatırımcı istediği yerde fabrika yapmaya kalkışamamalıdır. Plan ve program içinde yatırımlar yapılmalıdır. 

     Yer altı zenginlik kaynaklarımız çevreyi tahrip etmeden ve kirletmeden çıkarılma yolları bulunmalıdır. 

     Yeryüzü, altından daha değerlidir.

     İnsanlarımıza sürekli çevre bilinci verilmelidir. Ayrıca ceza yöntemleriyle caydırıcılık sağlanmalıdır. Doğayı korumak için bazı sınırlamalar ve yasaklar konulmalıdır.

     Doğa ve çevremiz ile ilgili resmi kurumların başında Tarım ve Orman Bakanlığı gelmektedir. Var olan ormanlarımızı korumak, geliştirmek ve yeni ormanlık alanlar oluşturmak bu bakanlığın görevidir.

     Balıkesir ve yakın çevrede bu bakanlığın oluşturduğu yeni orman alanı denilecek hiçbir yer yok sanıyorum. Yeni dikim alanı hiç görmedim. Gören varsa belirtebilir. Ama pek çok yerde kesim işi yapıldığını biliyoruz. Hani ‘'her köye bir orman alanı'' deniliyordu, ne oldu? Köylünün ve gönüllü sivil toplum örgütlerinin (STK) katkısı ile oluşturulan ormanı hiçbir köyde göremiyoruz.

     Toplumun, ilgili köylülerin, öğrencilerin, askeri birliklerin, belediyelerin katkılarıyla ‘'Yeşil Türkiye Kampanyası'' düzenlenmelidir. 

     Ayrıca Kültür ve Turizm Bakanlığı da tarihi ve turistik çevreleri korumak, geliştirmek ve güzelleştirmek için çalışmalarını hızlandırmalıdır. Doğal parkları arttırmalıdır. 

     Devletin ilgili tüm kurum ve kuruluşları yaşanabilir bir Türkiye için el ve iş birliği içinde çalışmalıdır.

                                ****

     Biz vatandaşlar da temiz bir çevre için akılla, bilinçle hareket etmeliyiz. Çöp ve atıklarımızı gelişigüzel yerlere atmamalıyız. Uymayanları uyarmalıyız. Çevreye zarar veren kim olursa olsun ilgili makamlara durumu bildirmeliyiz. Takipçisi olmalıyız.

     Başka vatan, başka Türkiye yok.

     Ya yaşanılır bir ülke yaratırız, ya da yeni olası salgın hastalıklardan yok olur gideriz.

     Her şey bizim elimizde.

     Sağlık ve huzur içinde iyi bayramlar dilerim.


Bu yazı 179 defa okundu.


Yorumlar


Ad Soyad E-Mail
GÜNDEMSİYASETMANŞET HABEREKONOMİSPORRÖPORTAJLAR YAZARLAR ARŞİV

KONUMUMUZ

Altıeylül / Balıkesir
MND Ajans
©2020 | Tüm Hakları Saklıdır
MND Ajans