ANASAYFA GÜNDEMSİYASETMANŞET HABEREKONOMİSPORRÖPORTAJLAR YAZARLAR KURULUŞ KÜNYE İLETİŞİM

03.08.2021

INDUSTRIAL REVOLUTION – ENDÜSTRİ DEVRİMİ –(IV) 2

AMERİKA'NIN İLK KAPİTALİSTLERİ

ANDREW CARNEGIE

Carnegie 1848'de, Pittsburgh'a yakın Allegheny'e, İskoçya'dan çok fakir bir dokuma işçisi olan ailesiyle birlikte çocuk yaşta geldi. Sanayi Devrimi İskoçya'da her şeyi altüst etmişti, aç kalmış birçok emekçi ‘bolluk' içinde olduğunu düşündüğü ABD'ye göçmüştü. Batı Pennsylvania'ya yerleşen İskoçlar yalnız değildi; Almanlar, İrlandalılar da göç edenler arasında idi. Philadelphia'ya ve New York kıyılarına ayak bastıklarında hiç değilse karınlarını doyuracak iş bulabilme ümidinde idiler. Endüstri devrimi ise Amerika'da daha çok yeniydi. Her şey yeni uyanıyordu.

Camegie 14 yaşında iken bir tekstil fabrikasında bobin taşıyıcı olarak işe başladı, günde on iki saat çalışıyor ve at gübrelerinin atıldığı bir bodrumda yatıp kalkıyordu. Bir yıl sonra bir telgraf şirketinde telgraf memurluğu işine geçti. İskoçya'daki arkadaşlarına yazdığı bir mektubunda şöyle diyor:

‘Sınırsız boyuttaki kamu topraklarına girişimciler yerleşiyor. Ormanlarda ağaçlar hızla keresteye dönüşüyor. Demir Atın (lokomotifin) hızla yayılmasıyla bir zamanlar ormanlarda serbestçe koşturan sığır ve kurtlar şimdi daha içerlere kaçmak zorunda. Kasaba ve şehirler sanki bir tılsımla hızla kuruluyor. Demiryolları 13.000 mili aştı. Demiryollarının döşenmesi için gerekli malzeme yetmiyor. Bu ülke, demiryolları, telgraf ve kanallar için en iyi ortam... Burada yoksulluk duyulmamış. Her yıl emek tasarrufu sağlayan yüzlerce aygıt için patent alınıyor... Çevremizdeki her şey hareket halinde..' (Josephson; 1962, 42) Camegie kutsal ekonomiyi (holy economy) yoksul evinden, ekonomik ilerlemeyi de çevresinden öğrendi. Telgraf memuru Camegie, kendini ‘gelişmenin ajanı' gibi gören genç kuşağın bir temsilcisi idi.

En kısa zamanda ekonomik olarak bağımsızlığa kavuşmayı ve refahın getirdiği lüksden yararlanmayı arzuluyordu. Kendisine Pittisburgh'da meşhur tefeci (money lender). Hâkim Thomas Mellon'ı, bir başka tefeci J. EdgarThomson'ı, en önemlisi demiryollarını kendine iş konusu seçmiş Thomas Scott'ı örnek alıyordu.

Yılda 800 dolar aldığı telgraf memurluğundan ayrıldı, Pittsburg'daki Pennsylvania Demiryolları şirketinin Genel müdürü Scott'ın telgrafçılığı ve sekreterliği görevine geçti. Zamanın en akıllı demiryolcularından olan Scott'ın yanında iş hayatının karmaşık yanlarını, önemli kurallarını, bu arada da ‘hiçbir şey vermeden bir şeyler kazanma' yöntemini öğrendi. Scott ona ‘beyaz saçlı İskoç şeytanı' adını takmıştı. Çok çalışması ve karşılaşılan sorunlarda kesin çözümler bulması nedeniyle bölge müdürlüğüne getirildi.' Camegie, Scott'dan finansman konusunu çok iyi öğrendi ve onun yönlendirmesiyle American Express şirketinin hisselerini satın aldı. Bunu yaparken kendi parasıyla değil fakir annesinin evini ipotek ederek sağladığı parayı kullandı. Bu başarılı spekülasyonun ardından Woodruffis Place Car şirketine, yataklı vagon ürettikleri için 217.5 dolar yatırdı. Bu parayı da ödünç aldı. Bu yatırım sonradan ona yılda 5000 dolar gelir sağladı. Batı Philadelphia'da 1859'da petrol bulunması bölgede müthiş bir büyüme sağladı. Carmegie'nin bu alana yaptığı yatırımlar kendisine önemli gelirler sağlarken, ona projeleri ve toprağı çok ucuza, fazla emek harcamadan, edinme yollarını öğretti.

Carnegie ve Rockefeller Amerikan Endüstrisinin önemli iki kaptanı olarak görülür. Carnegie demirde, Rockefeller petrolde faaliyetlerini yoğunlaştırmıştı. Farklı metotlar ve organizasyonlarla Amerikan ekonomik tarihine endüstrinin kaptanları olarak geçtiler (Josephson; 1962, 102). Camegie için, katıldığı Pennsylvania Railroad şirketi, 1860'larda özellikle iç savaş sırasında, politika ve sanayinin kesiştiği en önemli okul oldu. Demiryolu şirketinde çalışırken kardeşi Thomas ve arkadaşı Phipps'le 1863'de demiryollarında kullanılan vagonların akslerini üreten Alman kökenli Kloman'ın şirketine azınlık ortağı olarak girdi; birkaç yıl sonra Camegie kardeşler ve arkadaşları Phipps, şirketin yüzde elli ortağı, daha sonra da çoğunluk hissedarı oldu. Camegie, demiryollarındaki tahta köprülerin demirlerle değiştirileceğini öngördüğünden Keystone Bridge şirketini kurdu ve bu konuda deneyimli, bu türlü köprülerin tasarımını yapan Binville ve mekanik Piper'ı ortak aldı. Bir yıl sonra da demiryollarında kullanılan demir rayların üretimi için yeni bir şirket kurdu ve 1865 de Pennsylvania demiryolu şirketinden istifa etti. Kardeşi Thomas da demircilikten çok iyi anlıyordu.

Carnegie bütün bu kaliteli adamları çevresinde toplamakta çok mahirdi; ürünleri kaliteli ve çok ekonomik olarak üretebiliyorlardı. Ortağı Henry Philips de işler için kredi bulmakta çevresi nedeniyle etkindi. Böylece Carnegie Amerika'nın maden kaynaklarını, yeni metod ve mekanizmalarla ‘yeni çağın' emrine dönüştürebiliyordu. Büyük bir şevk ve arzu ile çalışan Carnegie sonunda kurduğu şirketlerin tam kontrolünü ele geçirdi ve diğer ortaklar bu durumu kabullenmek zorunda kaldılar. Biyografisini yazan Hendrick onun için ‘Carnegie hiçbir zaman çok çalışan biri değildi. Zamanının yarısını iş dışında geçirirdi ve başkalarının kendisine milyonlar kazandırmasını organize ederdi' (Josephson; 1962, 104) der. 1868'de milyonerliğe yükselince ve Pittsburg ve çevresinin önemli bir kişisi olunca, daha geniş ufuklara açılma gereği duydu. Pennsylvania Railroad şirketi kendisinden, demiryolu için 5 milyon dolarlık şirket borç senedi (bono) satmasını talep etti. Herkesin hisse senedi bile almaktan çekindiği bir sırada Carnegie bunları Londra'da, Amerikan bankacı Pierport Morgan'ın babası Junius Morgan aracılığı ile çok kısa zamanda pazarladı. Kazandığı $ 100.000 dolardan fazla komisyonu diğer şirketi Birlik Demir Tesislerine (Union Iron Mills) yatırdı. Otuz üç yaşında yarı kültürlü, Tanrıya inanan, fakat dine inanmayan (agnostic), edebiyata meraklı Andrew Carnegie artık kendisini fakirlere yardıma adamak istiyordu. Kendi etkinliğini arttırmak için de bir gazete sahibi olması gerektiğini düşünüyordu. Gelirinin $ 50.000 dolardan fazlasını bu amaçla harcamayı planlıyor, kısa zamanda çok zengin olmasının kendi kalitesini düşürmesinden de endişeleniyordu. Para herşey değil diyordu. Edebiyat çevrelerinde, kültürlü kişiler arasında görünmeye başladı. Bu yeni ilişkiler onu bu açıdan çok tatmin ediyordu. Aynı zamanda da yeni tanıdığı kişilerle iş ilişkilerini geliştirme fırsatı veriyordu. Otuz yedi yaşında iken Londra'ya yaptığı bir gezide Deli Fransız ‘crazy Frenchman' diye anılan Bessemer' le tanıştı. Bessemer çelik konusunda denemeler yapmakta idi.

Görüşmelerinden hemen sonra ilk buharlı vapurla Carnegie Pittsburgh'a döndü ve demir işletmelerindeki yöneticilerine ‘Artık demir devri geçmiştir. Kral çeliktir' nutkunu verdi. Bessemer'in demirden karbonu ayırma prosesi 1856'lerde ABD'de ticarî olarak uygulanmaya başlamıştı. İngiltere'de aynı proses neredeyse on yıldır kullanılıyordu. Hatta ABD'de Erie gibi bazı demiryolları şirketleri eskimiş demir yollarını çelikle değiştirmeyi programlamıştı.

Carnegie ilkin bir konuda ilk girişimci olmak para kazandırmaz (pioneering doesn't pay) diyerek çelik üretmeyi hiç düşünmemişti. Amma şimdi ‘Biz çelikten demiryolları için ray üretmeliyiz hem de hemen başlamalıyız' diyordu. Çevresindeki yardımcı ve mühendislerine ülkenin en büyük çelik fabrikalarını kurma talimatını verdi. O günün parasıyla bunların her birinin maliyeti bir milyon dolardan fazla idi. Carnegie gaddar fakat çok iyimser idi. İngiliz mallarının tonuna 28 dolar gibi yüksek bir gümrük vergisi konmuştu. Çelik yapımı için gerekli yumuşak kömür ve kok Pittsburgh bölgesinde vardı. Çok büyük ölçekli işletmelerin kurulması maliyetlerde çok önemli düşüşler sağladı. Büyük işletmeler büyük finansman gerektiriyordu. Carnegie finansman ihtiyacını sorunsuz olarak karşıladı. Büyük kapital ihtiyacı başka firmaların bu alana girmesini ve bu alandaki küçük firmaların büyüyerek Carnegie'ye rakip olmasını önledi. Artık Carnegie'nin çelik işletmeleri şimdiye dek hiç rastlanmamış miktarda çelik üretiyor ve doğal hammadde kaynaklarının bol olduğu ortamda çalışıyor, ucuz ulaşımı demiryolları nedeniyle kolay ve ucuza sağlıyor, rekâbetin zor ulaştığı pazarlara üstün bir rekabet gücüyle varabiliyordu. Carnegie, imparatorluğunun motoru olan çelik işletmelerine dostu Pennsylvania demiryolları yönetim kurulu başkanının adını verdi: ‘J.Edgar Thomas Works'

1895 yılında Kuzey'de bir işçinin yıllığı $ 460 dolar civarında Güney'de de $300 dolar iken, Amerika'ya bir fakir göçmen çocuğu olarak gelmiş olan Andrew Carnegie'nin yıllık geliri on beş milyon dolara ulaşmıştı (Baltzell; 1962, 263). Kendisi Almanya'da eğitim görmüş, yetişmiş bir mühendisi, Amerika'da ilk kez çalıştırmakla hep öğünürdü. Carnegie'nin mezar taşında ‘kendisinden daha iyilerini istihdam etmesini bilmiş bir adam burada yatıyor' diye yazar (Beattyy; 1998,113).


Bu yazı 76 defa okundu.


Yorumlar


Ad Soyad E-Mail
GÜNDEMSİYASETMANŞET HABEREKONOMİSPORRÖPORTAJLAR YAZARLAR ARŞİV

KONUMUMUZ

Altıeylül / Balıkesir
MND Ajans
©2020 | Tüm Hakları Saklıdır
MND Ajans