ANASAYFA GÜNDEMSİYASETMANŞET HABEREKONOMİSPORRÖPORTAJLAR YAZARLAR KURULUŞ KÜNYE İLETİŞİM

04.08.2021

CIMBIZA GEREK YOK Kİ

Mesleği, makamı ve görevi ne olursa olsun biz insanlar konuşuyoruz, arkasından da yanlış anlaşıldım, sözlerim cımbızlandı vb. savunmalara geçiyoruz.   

      Diğer canlılardan farkımız, konuşuyor olmamız. Konuşarak rahatlıyor ve anlaşıyoruz. Problemleri, daha fazla konuşarak çözüyoruz. Konuşmayla kendimizi anlatamaz ve konuşanı anlamazsak sinirleniyoruz. Bağırıp çağıran, karşısındakini dinlemeden lafı yapıştıran ve sesi ile üstün gelmeye çalışan insanlar çoğalıyor. Anlatamayan ve anlamayanlar, birbirlerini suçluyor. 

      Konuşmak ve güzel konuşmak bir yetenek işi. Çocukluğun ilk yıllarında bu yetenek kendini belli etmeye başlıyor. Kurulan cümlelerin kalitesinden, kullanılan kelimelere kadar her alanda bu yetenek, fark edilebilir. Gerilere giderek ilkokul günlerimizi hatırlayın; konuşmak ve konuşulanı anlamak için verilen eğitim, şimdilerde yok.  

      Konuşma yeteneği, üzerine konulan ve geliştirilebilen bir özellik. Eskilerde olan kitap okuma alışkanlığını kaybettik ve dilimizi doğru kullanamıyoruz. Çocuklar ve gençler çok fazla sorun yaşıyor. Ellerinde kitap yerine bilgisayar var. Yazılı metinleri okuma sabrı yok ayrıca sıkıcı hale gelmeye başladı. Bilgisayar kullanmak, kitap okumayı, sevimsiz hale getirdi. İşin daha vahimi, bilgisayar ve internet sayesinde kolay ulaşılan kitap okumaktan da faydalanmıyoruz. 

      Düşünce ve duygularımızı anlatmada da sorunlar var. Emojilerle anlaşıyoruz kelimeleri kısaltıyoruz, cümle kurmuyoruz. Kelime sayısı, çok çok azaldı. Konuşma ve sohbetin yerini, mesajlaşma aldı. Okulda konuşmayı beceremeyen çocuklar, cep telefonları ve kurdukları gruplarla, yazışmaya başladılar. Kalite, seviye ve duygu yok, bu yazışmalarda. 

      Bilgisayar ve cep telefonunun hızına yetişmeyen bu yeni nesil, düşünmeden de konuşmakta ve yazışmakta. Hemen karşılık vermek zorunda hissettikleri için, düşünmeden konuşmayı alışkanlık haline getirdiler. Oysa sağlıklı iletişimin olmazsa olmazı, karşımızdaki insanı dikkatli ve sonuna kadar dinlemek. Tam anlamıyla “ağzından çıkanı kulağı duymuyor" halindeyiz.  

      Bu durum sadece öfke durumlarında ortaya çıkmıyor. Laf olsun diye belki de espri amaçlı düşünmeden söylenen bir söz ve cümle de ilişkilerde problem yaşatıyor. 

      Hızlanan hayatımızda, biraz yavaşlamayı öğrenmeliyiz. Sağlıklı konuşmak ve iletişim kurabilmek için önce konuşmayı bilmemiz gerekiyor.  

      Konuşmaya başlamadan önce; bu kelime veya söz gerekli mi, doğru mu, yanlış anlaşılır mıyım, karşımdaki neyi ve nasıl anlar, sorularını, kendimize sormalıyız. 

      Yanlış konuşmak ve yanlış anlaşılmak. Söz ağızdan bir kere çıkıyor ve çıkan da geriye alınmıyor.  

      Cımbıza gerek yok ki gözler zaten doğrusunu söylüyor. 

      Okunuyor olmak dileğiyle, saygılar.     

 

 

     


Bu yazı 137 defa okundu.


Yorumlar


Ad Soyad E-Mail
GÜNDEMSİYASETMANŞET HABEREKONOMİSPORRÖPORTAJLAR YAZARLAR ARŞİV

KONUMUMUZ

Altıeylül / Balıkesir
MND Ajans
©2020 | Tüm Hakları Saklıdır
MND Ajans