ANASAYFA GÜNDEMSİYASETMANŞET HABEREKONOMİSPORRÖPORTAJLAR YAZARLAR KURULUŞ KÜNYE İLETİŞİM

06.08.2021

INDUSTRIAL REVOLUTION – ENDÜSTRİ DEVRİMİ –(IV) 3

AMERİKA'NIN İLK KAPİTALİSTLERİ

JOHN D. ROCKEFELLER

John Rockefeller Batı New York'da yaşamış daha sonra da Pittsburgh'dan birkaç saat ötede Cleveland'a göç etmiş çok fakir bir ailenin beş çocuğundan biri olarak büyüdü. Babası ailesini geçindiremeyen, zaman zaman da kanun kaçağı durumuna düşmüş biriydi. Baba Rockefeller çocuklarına hayatın her türlü ‘üç kağıtçılığını' öğreterek onların çok iyi yetiştirdiğini,  (Josephson; 1962, 42) her fırsatta onları aldattığını, böylece onları hayata hazırladığını söylerdi. Babasının evden sık sık uzak kalması nedeniyle, çocuklar üzerinde annesinin çok sıkı kontrolü vardı. Annesi evde koyduğu standartlarda düşme olduğunu gözleyince kızılcık sopasıyla çocukları yola getirirdi. Bir keresinde genç Rockefeller okulda kabahatsiz olduğu halde annesinden dayak yiyince ve annesi oğlunun suçsuzluğunu anlayınca, bu dayağı işleyeceği bir dahaki kabahatin için sayarsın demişti. Annesi onu sıkı bir Evangelist olarak yetiştirdi, aynı zamanda da ona ilk çalışma olanağı sağladı; ona hindi yetiştirmesi için, evdeki yemek artıklarını bedelsiz veriyordu. Çok sıkı disiplin altında yetişen Rockfeller; utangaç, sessiz, ciddî, düzgün ve güvenilir bir çocuktu. Boş zamanlarında çevre çiftliklerinde işçi olarak çalıştı. Sürekli tasarruf yaptı, para biriktirdi. Bütün bir gün çalışmasının karşılığında 37 sent almaktaydı. Çalıştığı bir çiftliğin sahibine ödünç verdiği 50 dolardan kanunî faiz yüzde yedi kazandığını ve bunun on gün yerden patates çıkarmaya eşit olduğunu görünce ‘ben pazarın kölesi olacağıma o benim kölem olsun' der ve aile 1854'de Cleveland'a göç eder. Orada, ortaokulun birinci yılında muhasebe defteri tutmasını öğrenir. O sırada yetişen yarının bir çok başarılı iş adamındaki gibi Rockefeller'de de ‘bir muhasebeci ruhu' vardır. Bir zahire simsarının yanında ayda $ 15 dolara işe başlar.

Düzenli çalışması, alınan malların sıkı kontrolü ve ödemeleri çok titizlikle yapması dikkati çeker ve aylığı $ 50 dolara çıkar. Üç yılda 800 dolar biriktirir. Çok temiz giyinmesine karşı giyime, eğlenceye, tiyatroya fazla para harcamaz, çok az arkadaşı vardır. Fakat Cleveland'de Babtist Kilisesinin devamlısıdır. Kiliseye devamlı olarak kazancından bir miktar para ayırarak, hibede bulunur. Rockefeller'in biografisini yazanlar annesinin ona dindarlığı ve eğlenceden, eğlenmeden uzak kalabilme disiplinini aşıladığını, görünümünün altında yoğun, fevkalâde dikkatli, gaddar, uykuda imiş gibi görünen müthiş bir güç olduğunu belirtirler.

Büyüdüğünde en az yüz bin dolarlık bir servete sahip olmayı amaçlar. Biriktirdiği 800 dolar ve babasından aldığı yüksek faizli borçla, arkadaşı İngiliz Clark'la beraber zahireciliğe başlar. Banka kredisi kullanarak işini genişletir. Para kazandıkça, diğer tüccarlar gibi daha iyi giyinmeye başlar. Laura Spelman'la evlendiğinde çalışmaktan bir gün bile geri kalmaz. Karısının kendisine çok iyi bir eş olduğunu ve her zaman sessiz kalmayı, iş hayatında çok az konuşmasını öğütlediğini söyler.

Kuzeybatı Pennsylvania'da 1859'da petrol bulunur. Gerçi yirmi yıldır bu bölgede petrol vardır ama yalnız ‘Kier's Medicine' adıyla sanki ilaçmış gibi kullanılır. Henüz  endüstride tam olarak nasıl kullanılacağı bilinmez. Bir çok kimse bu konudaki spekülasyonlardan para kaybeder. Çok az insan para kazanır. Andrew Carnegie bile çabuk kârla sahibi olduğu topraklardaki hakkını satar. Cleveland tüccarları olup bitenlerden haberdardır ve Rockefeller'i konuyu incelemesi için Pennsylvania'ya gönderirler. Bir kuyu ; açıldığında petrolün varili yirmi dolarken yeni kuyular açıldığında fiyatının ne olabileceğinin tam olarak tahmin edilememesi ve petrol kaynaklarının ne kadar sürebileceği konusunda bilgi olmaması Cleveland'a döndüğünde Rockefeller'in arkadaşlarına bu alanda yatırım için olumsuz rapor vermesine neden olur. Fakat iki yıl sonra ticaretten biriktirdiği para ile konuya tekrar eğilir (Josephson; 1962,110). 1862'de küçük bir rafineri sahibi olan Samuel Andrews, ‘Rockefeller and Clark Şirketine başvurur. Büyük kapasiteli bir rafineri kurmak için kendisini finanse etmelerini önerir.

Bir teknik adam olan Andrews ham petrolden en yüksek oranda nasıl gaz yağı çıkarabileceğini bilir, rafine etme sürecinde çıkacak yan ürünlerin (by-product) nasıl kullanılacağını, ilk keşfedenlerden biridir. Rockefeller ve ortağı bu işe 5000 dolar yatırırlar. Gaz yağının aydınlanmada kullanılması geliştikçe işler büyür. Rockefeller rakiplerininkinden daha temiz ve kaliteli mal üretmekte, uzun pazarlık sonucu çok iyi fiyatla ham petrol satın almakta, atıkları değerlendirmekte ve ürünü pazarlamakta ustadır. Ambalaj şirketindeki payını Clark'a satar. Clark'ın petrol şirketindeki payını satın alır ve petrol şirketine Rockefeller & Andrews adını verir ve tamamen bu işe yoğunlaşır. Bu işin bütün ayrıntılarını öğrenir.

Maliyetlerini düşürmek için gaddarca önlemler alır. Müşteri portföyünü batı ve güney eyaletlerine genişletir. New York'da bir petrol ihracat şirketi kurar ve kardeşi William'ı işin başına getirir. Ham petrol üreticileri ve rafineriler arasında gizli ve açık rekabet devam ederken, kapalı kapılar ardında da demiryolları şirketleri petrol taşımacılığı için çok sıkı bir rekabete girişirler. Drew'in Erie, Vanderbilt'in New York Central, Thomson and Scott'ın Pennsyvania demiryolları şirketleri petrol çıkan bölgelere uzanmaya başlamışlardır. 1867'de Rockefeller, Sisley üreticisi ve tuz kralı S.V.Haknesse'in damadı Flagler'i firmasına ortak olarak alır. Flagler firmaya 70.000 dolar sermaye koyar. Bununla Clevaland'da günde 1500 varil kapasiteli zamanın en büyük rafinerisini kurarlar. Kendi depolama tesisleri, kendi demiryolu tankerleri, kendi kimyagerleri ve üretim maliyetini düşürme projeleriyle görevli kendi uzmanlarıyla, kaliteli fakat düşük kârlı fiyatlarla rakiplerinin önüne geçerler. Flagler şirkete yalnız nakit değil kayınpederi nedeniyle büyük kredi olanakları da sağlar. Vanderbilt'in New York Central sisteminden ellerindeki müthiş pazarlık gücüne dayanarak Philadelphia, New York ve Pittsburghda'ki rafineri merkezlerinin sağladığı ulaşım avantajlarını Cleveland'a olan demiryolu nakliyesinde de sağlarlar. Bu nakliye fiyatında önemli bir indirim anlamına gelir. Bu indirim onlara ‘gizli' olarak geri iade ‘rebate' şeklinde döner. Rockefeller çok sonradan hatıralarında bu gizli ‘rebate'ın varlığını teyit eder. Diğer demiryolları müşterilerine demiryolu şirketleri, normal tarifeden fatura eder. Sonra pazarlık sonucuna göre iskonto iadesi yapar. Dolayısıyla hangi demiryolunun kime ne iskonto yaptığı bilinmez. Günde 3000 varil üreten Rockefeller ham petrol nakliyesinde normal fiyat varilde 40 cent iken o, 25 cent, rafine üründe de $ 1.30 yerine 90 cent ödemeye başlar. Bu anlaşma daima gizli tutulur. Çünkü kraliçe I.Elizabeth zamanından beri bu türlü ‘gizli anlaşmalar' geleneksel yazısız hukuk (common law) açısından suç sayılmaktadır.

1870 Ocağında Rockefeller, Flagler & Andrews şirketi Standart oil Company of Ohio adıyla, sermaye şirketine dönüştürülür. Şirketin değeri bir milyon dolardır. Bin kişiden fazla işçi çalıştıran dünyanın en büyük rafineri kapasitesinin sahibidir. O yıllarda petrol endüstrisinde binlerce ham petrol üreticisi, rafinerilere ulaşabilmek için çok değişik yöntemler kullanıyordu. Yüzlerce rafineri vardı ve oradan da dünya pazarlarına ulaşma çeşitli yollardan oluyordu. Petrolün geçtiği dar boğaz rafineri idi. Bu zincirin her halkasında sürekli ve keskin bir rekabet vardı.

Rockefeller endüstrinin bir rasyonalizasyondan geçmesi (industrial rationalization) gerektiğine inanıyordu. Ortakları Flagler ve Harkness bunu bulundukları tuz endüstrisinde başarıyla uygulamışlardı. Birlik içerisinde hareket ederek üretimi ve fiyatları ayarlıyor ve her yıl gizli anlaşma ile tuz fiyatlarını tespit ediyorlardı (price fixing). Rockefeller, yasa yapıcılara, mahkemelere, rakip endüstri liderlerine hatta bunlara karşı gelen nümayişçilere aldırmadan ısrarla ve inatla bu planını uyguladı. Bu stratejisi konusunda Rockefeller ‘Bu plan kafamda tam aydınlık bir şekilde ayrıntıları ile çizilmişti. Bu bir vicdan sorunu idi. Bu operasyonu yarın tekrar yapmam gerekse aynını yaparım-yüzlerce kere aynını yaparım' diye görüşlerini belirtir (Josephson; 1962, 116). Rockefeller'in uyguladığı bu sistemle ilgili olarak İngiliz iktisatçısı J.A.Hobson ‘The Evolution of Modem Capitalizin' (shf.142) adlı eserinde şöyle der.

‘Her ürünün topraktan çıkıp tüketiciye ulaşmasına kadar geçen süre bir su akımına benzer; bazı yerlerinde bu akım dar bir noktadan geçer, bazı yerlerde de daha geniş bir noktadan. Farklı ürünler farklı noktalarda dar boğaza girer. Örneğin bazıları nakliyede akıntının dar noktasındadır. Bazıları üretimde böyle bir durumla karşılaşır, bazıları da tüccarın elinde ya da ihracatçının elinde dar boğaza girmişlerdir. Bu dar noktalarda ürün daima birkaç kişinin kontrolüne geçmiş olur' (Josephson; 1962, 115). Petrol de rafineri safhasında dar boğaza giriyordu. O halde rafinerilerin yeterli miktarına bu plan kabul ettirilirse, beraberce demiryollarına daha düşük tarife için baskı yapılabilirdi. Gerekirse miktar garantisi verilebilirdi, gece sevkiyat yapılabilirdi. Böylece nakliye miktarında ve fiyatlarında istikrar sağlanır, rafineriler birliği dünya pazarlarına kendi fiyatını, sonra da ham petrol üreticilerine hangi fiyattan mallarını alabileceklerini dikte ettirebilirlerdi. Bu plan 1871'de büyük bir gizlilik içinde uygulanmaya başladı ve bu işler için South Improvement şirketi kuruldu. Bu havuza katılan rafinerilere aşağıdaki gibi bir gizlilik belgesi imzalatıldı:

‘Ben , South Imprvement Company ile olabilecek bütün muamelelerimi şerefim ve namusum üzerine, bir centilmen olarak, gizli tutacağıma yemin ederim. Bu şirkette olan pazarlığımız sonuçlanmazsa görüşlerimizin hepsi gizli kalacaktır. Sattığımız malların fiyatını kimseye açıklamayacağım. Şirketin organizasyonu ve çalışma şekline ışık tutacak hiçbir bilgiyi kimseye vermeyeceğim. Bütün bunları yapacağıma özgürce söz veririm' (Josephson; 1962, 117)

Demiryolu şirketleri rafineri havuzuna katılanlara özel iskonto uygulamakla kalmadılar, taşıma işini yaptıkları rakip şirketlerin bütün bilgilerini de the South Improvement Company'e aktardılar. Bunun karşılığında demiryolu şirketleri yıl içinde aynı seviyede bir petrol taşıma işini garantilemiş oluyor, kendi aralarında rekabet etmeme olanağına kavuşuyorlardı. Sonunda, South Improvement Company'in rakiplerine, bu planın uygulaması sonucunda, fazla yaşama olanağı kalmamış oldu.

Rockefeller Cleveland'daki önemli petrol şirketlerini dolaşarak; ‘Bu plan başarılı olmak zorundadır. Herkese bu ‘havuza' katılma olanağı vereceğiz, rafinerinizi benim ‘değerlendirme ekibi'me bırakınız, onların değerlendirmesine göre size karşılığında Standart Oil Company'in hisselerini ya da nakit para vereceğiz. Size hisse almanızı öneririm. Bu sizin için çok iyi olacaktır' tavsiyesinde bulundu (Josephson; 1962, 119).

1876'da Senato Araştırma Komisyonu bu teklifi reddeden firmaların sonunda çok büyük baskı altında kaldığını ve direnenlerin battığını saptadı. ‘Değerlendirme Ekibi'nin yaptığı araştırmalar ödenen fiyatın gerçek fiyatının yarısı ya da üçte biri olduğunu gösterdi. Rockefeller ve arkadaşlarının demiryolları şirketlerinden aldığı özel nakliye fiyatları onlara çok özel güç vermişti, çünkü; ‘Havuz' dışındaki firmalara verilen nakliye fiyatları iki misli fazla idi. En güçlü firmalar bile çok direnmelerine karşın Rockefeller karşısında bu nedenle başarılı olamadı. Bütün bu faaliyetler tam bir gizlilik içinde yürütülmüştü. Üç ay içinde Rockefeller Cleveland'daki rafineri ticaretinin hepsine ve Amerika'daki toplam rafineri kapasitesinin yüzde yirmisine hâkim oldu. Kullanılan taktiklerin yasa dışı olmasına ve bazen ciddî kavgalara yol açmasına karşın Rockefeller petrol akışının en önemli noktası rafinerilerde bu endüstriyi kontrol altında tuttu. Yaşlılığı nedeniyle işe gidemez hale geldiği 1899'a kadar bu kontrolünü sürdürdü.

Rockefeller hiçbir zaman şirketlerinde çoğunluk hisseye sahip olmadı, fakat şirketlerin kararlarını zekâsı ve kurnazlığı ile etkiledi (Cochran; 1959, 62).Onun sabırlılığı hakkında ‘Mr Rockefeller'e göre bir gün bir yıl, bir yıl bir gündür o bekleyebilir. Hiçbir zaman vazgeçmez' denirdi (Josephson; 1962, 276). Yasaları ve yasalardaki boşlukları çok iyi bilir ve bunları çok iyi kullanırdı. 1872 yılında meşhur rafineriler havuzu konusunda mahkemede kendisine şu soru sorulmuştu; (Josephson; 1962 275).

‘Southern Improvement Company adıyla bir şirket var mıdır?'

‘Böyle bir şirketi hiç duymadım'

‘Siz bu şirketin içinde değil miydiniz?'

‘Kesinlikle hayır.'

Bütün dinleyiciler şaşırmıştı. Bu mahkemeye yalan söyleme anlamına geliyordu. Savcı yanlış yapmıştı. Çünkü Rockefeller ‘the Southern Improvement Company'nın değil, ‘the South Improvement Company'nin bir direktörü idi.


Bu yazı 91 defa okundu.


Yorumlar


Ad Soyad E-Mail
GÜNDEMSİYASETMANŞET HABEREKONOMİSPORRÖPORTAJLAR YAZARLAR ARŞİV

KONUMUMUZ

Altıeylül / Balıkesir
MND Ajans
©2020 | Tüm Hakları Saklıdır
MND Ajans