ANASAYFA GÜNDEMSİYASETMANŞET HABEREKONOMİSPORRÖPORTAJLAR YAZARLAR KURULUŞ KÜNYE İLETİŞİM

26.08.2021

TÜRBAN-SAKAL-GÜMÜŞ YÜZÜK

Ne zaman ‘' ezan susmaz, bayrak inmez, vatan bölünmez ‘' deniliyorsa, biliniz ki orada insanların gözünden kaçırılmak istenen bir durum vardır. Dikkatler başka yöne çekilerek, sakin ve mantıklı düşünme yok olur.

     Sanki ezan okunmasın diyenler var. Ben şimdiye kadar ezan okunmasın diyeni duymadım. Elbette okunacaktır. Ezan namaza çağrıdır. Şimdi Müslüman inananlar namaz zamanını  saatine bakarak biliyorlar. Durum İslam'ın ilk doğuş yıllarındaki gibi değildir. Teknoloji gelişmiştir. Hem saati ile, hem ezan sesi ile kendini namaza hazırlar.

     Ancak burada bir durumu belirtmeden geçmemek gerekiyor. Hoparlör sesleri çok yüksektir. Yetkililer uyuyan bebekleri, ders çalışan öğrencileri, hastaları, yaşlıları ve uyumak zorunda olan çalışanları da hesaba katmalıdır.

     Sanki bayrak insin, bayrak olmasın diyen var. Her vatandaşımız bayrağını sever, sayar, kutsal bilir. Bayrak ulusal sembolüdür. Bunu uluslar arası spor karşılaşmalarında çok iyi gözleriz.

     Sanki vatan bölünsün diyen var. Kimse vatanının bölünmesini istemez. Bölünmenin zayıflık, zafiyet doğuracağını herkes bilir. Zayıflık da en çok ülkemiz üzerinde çıkarları olan sömürgeci emperyalistlerin işine gelir.

     Vatanın bütünlüğüyle, bayrakla, dinimiz ile sorun yaşayanlar da olabilir. Yasalarımız ile bunun önlemi alınmıştır. Hukuk gerekeni yapar.

     Bu tür söylemlerin ayrıştırıcı mı, birleştirici mi olduğu önemlidir.

                                     ****

     Asıl sorun, dinci bir iklim yaratılarak, din kurallarına dayalı bir rejim kurmak isteyenlerin var olmasıdır. Daha çok din eğitimi, daha çok dini konular konuşulsun-yazılsın isteniyor. Sosyal medyada, yanıtı ‘' amin ‘'olan paylaşımlar arttıkça artıyor. Cami kapısında siyasi açıklamalar yapılıyor. Her türlü din istismarı yapılıyor. Halbuki anayasamızda ‘'……laik, demokratik, sosyal, hukuk devleti……'' yazılı iken.

     Saymakla bitmez. Tek amaç dinci bir iklim, dinci bir ortam yaratmaktır. Yıllardır ‘' türbanlı bacım ‘' söylemi bunun için geliştirildi. Küçük yaştaki kız çocuklarının saçını-başını örtmek için neler neler yapılıyor.

     Yüce Allah'ın sözü olan Kuran-ı Kerim'de saç örtülecek diye bir ifade göremiyoruz. Başı ve saçı örtmek geleneklere, yaşanılan çevreye ve iklim koşullarına göre çeşitlilik göstermektedir.

     Nur suresi 30. ayet önce erkeklere ‘' inanan erkeklere söyle, gözlerini kendilerine helal olmayandan sakınsınlar………''

     Nur suresi  31. ayette kadınlara  ‘'inanan kadınlara da söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar;  ırzlarını, iffetlerini korusunlar. Başörtülerini yakalarının üzerine bağlasınlar……..''

     Nur suresi 60. Ayette ‘'artık evlenme ümidi kalmamış, hayızdan  ve çocuktan kesilen yaşlı kadınların, ziynetlerini yabancı erkeklere teşhir etmemek koşulu ile dış giysilerini çıkarmaları konusunda kendilerine  bir günah yoktur. ( Din adamları bu ayeti yaşlılara hiç duyurmaz, açıklamaz, yaşlı anneleri, nineleri rahatlatmazlar.)  

     Ahzap suresi 59. Ayette ‘' Ey Peygamber;  eşlerine, kızlarına ve inananların kadınlarına söyle dış giysilerini üzerine bürünsünler……''

     Görüldüğü gibi ‘'dış giysi'' ifadesi kullanılırken, kadının saçını örtmek isteyen erkek egemen anlayışla başörtüsü olup çıkmıştır. Nur suresi 31. Ayette de dış giysi ifadesi olması gerekirdi. Bu çelişkidir. Yüce Allah'ta çelişki olmaz. O, her şeyi bilir, her şeyi yapma gücündedir. Çelişki insanlardadır.

     Birçok din bilgini bunu dış giysilerini göğüslerinin üzerine vursunlar, mahrem yerlerini, cinsel organlarını örtsünler emrini belirtiyor. Saçınızı örtün ifadesi yoktur.

     Kuran'da, ne erkeklerde sarığın ve ne de kadınlarda türban, peçe, çarşaf, burkanın tarifi, tanımı yoktur.

      Kadını, cinsel suç nedeni sayan anlayış, kendisi için ‘' inanan erkeklere söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar….'' emrini unutup, unutturup önce kadının başını örtmenin, baskı altına almanın peşindedirler.

                                  ****

     Dinci bir iklim, dinci bir ortam yaratmanın türbandan sonra sarıldığı sakal olmuştur. Sakalla dindar olunduğunu sanırlar. Bu algı yaratıldıktan sonra çevremizde kara sakallı gençlerin sayısının arttığı gözlenmektedir. Bazıları da kendini Osmanlı torunu zannederek sakal bırakmaktadır.

     Yaşlıların, hacıların, hocaların sakal bırakmasına bir diyeceğimiz olamaz. Onlara yakışır. Saç, sakal, bıyık bırakmak temizlik ve hijyeni  gerektirir. Sürmekte olan korona salgını nedeniyle temizliğin ne kadar önemli olduğu iyice anlaşıldı sanırım. Genç ve çalışan insanlar için tıraşlı olmak temizlik için daha doğrudur düşüncesindeyim.

     Dinimizde sakalla ilgili de bir zorunluluk yoktur. Sakalını tıraş eden günahkar da olmaz.

     Bugünkü olanaklar Peygamberimiz zamanında olsaydı, temizliğe çok önem verdiği için, belki de Peygamberimiz de her gün tıraş olurdu.

                                   ****

 

     Son yıllarda erkeklerin iri taşlı, gümüş yüzükler takması da, dinci bir iklim yaratmak ve dindarlık simgesi gibi gösterilmektedir. Dinimizin bu konuda da bir emri yoktur. Böyle şekilcilikler ile insanlar yönlendirilmektedir. Asıl önemlisi dinimizin özünün öğrenilmesidir.

     Evlilik yolunda söz kesilir, söz yüzüğü takılırdı. Nişan yapılır nişan alyansı takılırdı. Evlenen çiftler bir ömür boyu taşıyacakları altın yüzüğü parmaklarına takardı.

     Uyduruk şeylerle insanların gelenekleri bozuluyor, toplum böylece değiştirilmek isteniyor. Dinci yaşam biçimi dayatılıyor.                 

     Ama bütün bu dayatmalara kulak asmayan, önem vermeyen  pek çok insan doğru bildiği şekilde yaşamlarını sürdürüyor.

      Ne başörtüsü, ne sakal, ne de gümüş yüzük derdimiz değildir. Bunlar şekildir. Derdimiz işsizlik, yoksulluk ve geleceğimizdir.

     İnsanlık ve inanç şekille değil, içten gelen bir duygu ile başarılır.

     Dinin sembolü türban, sakal, gümüş yüzük, sarık değildir. Dinin sembolü ahlak, adalet, ilim ve akıl olmalıdır.


Bu yazı 301 defa okundu.


Yorumlar


Ad Soyad E-Mail
GÜNDEMSİYASETMANŞET HABEREKONOMİSPORRÖPORTAJLAR YAZARLAR ARŞİV

KONUMUMUZ

Altıeylül / Balıkesir
MND Ajans
©2020 | Tüm Hakları Saklıdır
MND Ajans