ANASAYFA GÜNDEMSİYASETMANŞET HABEREKONOMİSPORRÖPORTAJLAR YAZARLAR KURULUŞ KÜNYE İLETİŞİM

06.10.2021

BÜYÜK FRANSIZ DEVRİMİNDE İNSAN VE VATANDAŞLIK HAKLARI BİLDİRİSİ

Vatanımızı kurtaran ve Cumhuriyeti kuran büyük devlet adamı Mustafa Kemal Atatürk'ün vasiyetini (kalıtını) bizden sakladılar. Bu ülkenin insanından, öğretmeninden, öğrencisinden saklanan vasiyeti, ders kitaplarından değil, özel okumalarımızla öğrenebildik.

     Neden sakladıkları bellidir. Atatürk'ü unutturmak ve yaklaşık on beş yıl başbakanlık yapmış olan ikinci adam İsmet İnönü'nün çalmadığı, zenginleşmediği anlaşılacak da ondan.


     Tarih kitaplarında ‘'Rönesans ve Reform'' konusu anlatılırken reform konusunun geçiştirildiğini, kısa tutulduğunu ve asıl amacın anlaşılmaz olduğunu görürsünüz. Martin Luther'in İncil'i ‘'her ulus kendi diline tercüme etmeli ki dinin kitabı anlaşılarak okunsun'' dediği gizlenmiştir. Gizlenmiştir çünkü ‘'aman ha bizde de böyle olsun'' diyenler çıkabilir diye düşündükleri içindir.


     1789 Büyük Fransız Devrimi tarih kitaplarında çağ değiştiren büyük bir olay olarak verilir. Yeni Çağ biter, Yakın Çağ başlar. Bu devrimin kararlaştırdığı ve daha sonraları yapılan Fransız Anayasası'nın önsözü olarak kabul edilen 17 maddelik ‘'İnsan ve Vatandaşlık Hakları Bildirisi'' ayrıntılı bir şekilde üzerinde durulması gerekirken bizlere öğretilmedi, gizlendi. Kendi özel okumalarımızla öğrenebildik.

       230 yıl önce aldıkları kararlar bugün de insanlığa ışık tutmaktadır. Hele günümüz Türkiye'sinde yeni anayasa yapmaktan sıkça söz edilen bir süreçte, bu 17 maddeyi bir daha okuyup düşünmekte insan ve vatandaş hakları bakımından yarar görüyorum.

                                           ****                         

             FRANSA İNSAN ve VATANDAŞLIK HAKLARI BİLDİRİSİ:

  1- İnsanlar, hakları bakımından özgür ve eşit doğar ve yaşarlar. Sosyal farklılıklar ancak ortak faydaya dayanabilir.

  2- Her bir politik birleşmenin amacı doğal ve dokunulmaz insan haklarını korumaktır. Bunlar özgürlük hakkı, mülkiyet hakkı, güvenlik hakkı ve baskıya karşı direnme hakkıdır.

  3- Egemenliğin temeli, esas olarak ulustadır. Hiçbir kuruluş, hiçbir kimse açıkça ulustan kaynaklanmayan bir iktidarı kullanamaz.

  4- Özgürlük başkalarına zarar vermeden istediğini yapabilmektir. Her bir insanın doğal haklarını kullanması da toplumun diğer üyelerinin de aynı haklarını kullanmasını garanti altına alacak sınırlar içindedir. Bu sınırlar da sadece yasalarla belirlenecektir.

  5- Yasa sadece topluma zarar verebilecek eylemleri yasaklar. Yasanın yasaklamadığı hiçbir şey engellenemez ve kimse yasanın emretmediği bir şeyi yapmaya zorlanamaz.

  6- Yasa genel iradenin ifadesidir. Bütün yurttaşlar yasalar önünde eşit olduğu için yeteneklerine uygun olarak ve özellikler ile yetenekleri konusunda ayrım görmeden her türlü rütbe, mevkii ve göreve de eşit olarak gelirler.

  7- Yasanın belirlediği haller veya yasanın öngördüğü biçimim dışında başka bir yoldan hiç kimse suçlanamaz, yakalanamaz ve tutuklanamaz. Keyfi düzenlemeler yapılmasını isteyen, keyfi emirler veren, bunları uygulayan ve uygulanmasına izin verenler cezalandırılmalıdır. Ancak yasaya uymaya davet edilen itaat etmelidir. Yasalara karşı gelmek onu suçlu kılar.

  8- Yasalar sadece kesin ve açık bir şekilde gerekliliği olan cezalar belirlemelidir ve hiç kimse suçun işlenmesinden önce ilan edilen ve gereği şekilde uygulanan yasalar dışındaki başka bir yasa nedeniyle cezalandırılamaz.

  9- Her insan suçlu olduğuna karar verilinceye kadar masum sayıldığı için, tutuklanması kaçınılmaz olduğunda, yakalanması için zorunlu olmayan her türlü sert davranış, yasa tarafından ağır bir şekilde cezalandırılmalıdır.

 10- Hiç kimse açıklanması, yasalarla oluşturulan kamu düzenine zarar vermediği sürece, inançları nedeniyle sorumlu tutulamaz.  

 11- Düşüncelerin ve inançların serbest iletimi insanın en değerli haklarındandır. Bu nedenle her yurttaş serbestçe konuşabilir, yazabilir, yayınlayabilir. Ancak bu özgürlüğün yasada belirlenen kötüye kullanılması hallerinde sorumlu olur.

 12- İnsan ve yurttaş haklarının garanti altına alınması resmi bir gücü gerektirmektedir. Bu güç herkesin yararı için oluşturulmuştur. Bu gücü kendilerine emanet edilenlerin özel çıkarı için oluşturulmamıştır.

 13-  Bu kamusal gücün ve yönetim görevlerinin devamlılığını sağlamak için genel bir vergi zorunludur. Bu vergilendirme bütün yurttaşların olanaklarına göre eşit ölçüde bölünmelidir.

 14- Bütün yurttaşlar bizzat veya temsilcileri aracılığıyla verginin gerekliliğini belirleme, bunu serbestçe kabul etme, bu vergilerin kullanımını gözlemleme ve verginin matrahını, tahsil şekli ve süresini belirleme hakkına sahiptir.

 15- Toplum tüm kamu görevlilerinden, görevleri ile ilgili olarak hesap sorma hakkına sahiptir.

 16- Hakların güven altına alınmadığı ve güçler ayrılığının belirlenmediği bir toplumun anayasası yoktur. 

 17- Mülkiyet dokunulmaz ve kutsal bir hak olduğu için, yasa ile belirlenen kamu ihtiyacı gerekmedikçe, kimse bu haktan yoksun bırakılamaz.   

                                             ****


     Fransız halkının uygarlık düzeyi ve batı uygarlığı bu temeller üzerinde oluştu. Fransız anayasasının ön sözü kabul edildi. 

     Biz ise nelerle uğraşıyoruz.

     Yeni anayasa yapmak insan haklarına, yurttaş haklarına uygun olmalıdır. Demokrasi dışı uygulamalar bizi daha da geriye götürür. Anayasa çağın gereklerine göre yapılmalıdır.

     Yetkilerin tek kişide toplanması tehlikelidir. Karşımıza Hitler gibi bir deli çıkabilir. Birbirini denetleyen güçler ayrılığı ilkesine ve hukukun üstünlüğüne dönülmelidir.


Bu yazı 186 defa okundu.


Yorumlar


Ad Soyad E-Mail
GÜNDEMSİYASETMANŞET HABEREKONOMİSPORRÖPORTAJLAR YAZARLAR ARŞİV

KONUMUMUZ

Altıeylül / Balıkesir
MND Ajans
©2020 | Tüm Hakları Saklıdır
MND Ajans