ANASAYFA GÜNDEMSİYASETMANŞET HABEREKONOMİSPORRÖPORTAJLAR YAZARLAR KURULUŞ KÜNYE İLETİŞİM

13.10.2021

HAYDİ HAYIRLISI

En son milletvekili seçimi 24- Haziran-2018'de yapıldı. Seçilen 600 yeni milletvekili belirlenen günde TBMM'de toplanıp ant içtiler. Şöyle ki ;     (…………..Anayasa'ya sadakatten ayrılmayacağıma, büyük Türk Milleti önünde, namusum ve şerefim üzerine ant içerim. ) dediler.

     Neymiş? Yürürlükteki anayasaya sadık kalacaklarmış. Nasıl sadık kalmaksa, şimdi yeni anayasa yapmaktan söz ediyorlar.

     Seçim öncesi açıklanan partilerin seçim bildirgelerine şöyle bir göz attım. İktidar ittifakı ne AKP, ne de MHP seçim bildirgelerinde böyle bir açıklama yok. Hiçbiri yeni bir anayasa yapmak vaadinde bulunmamış. Yani anayasa yapmak için halktan yetki almamış. Sadık kalacaklarına bir de namus ve şeref üzerine ant içmişler. Bu duruma ne denir?

     Benim görüşüme göre, var olan meclis yeni bir anayasa yapamaz. Yapma yetkisi yoktur. Çünkü halktan böyle bir yetki almadılar. Yeni anayasa yapmamalılar.

 

     Yeni dönemde seçim öncesi, yeni anayasa yapma konusu, kamuoyunda enine-boyuna tartışılır, partiler nasıl bir anayasa düşündüklerini açıklar, seçmenler de ona göre oy verirler. Partiler halktan aldıkları yetki oranında anayasa yapma çalışmalarını başlatırlar.

     Böylece, ben yaptım oldu anayasası, karambol anayasası yerine uzlaşma ve ortak akılla hazırlanan bir anayasa yapılmış olur. Halkın beklentileri de gerçekleşir. Uzun yıllar da kullanılacak demokratik, saygın anayasaya kavuşmuş oluruz.

                                         ****

     Özellikle İslam dünyası ülkelerinin gençleri Avrupa ülkelerine gitmek için can atıyorlar. Son yıllarda ne acı olaylar yaşadık. Suriyeli, Iraklı, Afganistanlı ve diğer ülkelerin insanları, hatta bizim gençler Hıristiyan Avrupa'ya gidip çalışmak, hatta o ülkelerin vatandaşı olmak için çabalıyorlar. Neden?

     Çünkü batı dünyası ülkelerinin anayasaları çağdaş, bilimsel ve ortak bir akılla yapılmış. Devlet yönetimi dinin etkisinden arındırılmış. Akıl ve bilim öne çıkarılmış. Hukuk yasaları, sosyal hayatı düzenleyen yasalar, iş yasaları, hak ve görevlerle ilgili yasalar bu anayasaya göre düzenlendiği için sistem iyi çalışıyor. Bu ülkeler gittikçe refah içinde ilerlerken bizde ve diğer geri kalmış ülkelerde haksızlık, adaletsizlik, liyakatsizlik, yolsuzluk, yoksulluk önlenemez düzeydedir.

     İlk işimiz anayasa yapmaktır. Darbeci anayasası değil, Aldıkaçtı anayasası değil, kaptıkaçtı anayasası hiç değil.

     Çağdaş, demokratik bir anayasa, uzlaşmacı bir anayasa, istediğimiz ve evet diyeceğimiz anayasa böyle olmalıdır.

     Yapılacak anayasada şimdiki anayasanın ilk dört maddesi aynı kalmalıdır. Vatanın ve milletin bütünlüğünü koruyan bir anayasa olmalıdır. Laiklik ilkesi devlet yönetiminde, eğitimde, yaşamda kısaca her alanda tam anlamıyla var olmalıdır. Çünkü laiklik anlayışı herkesi, her inancı korumak için vardır.

     Yapılacak anayasada hukukun üstünlüğü sağlanmalıdır. İş yaşamını düzenleyen iş yasalarında işçinin de işverenin de hakları korunmalıdır. Sosyal devlet tanımlaması ayrıntılı bir şekilde belirlenmelidir.

     Ülkemizde eğitim dili Türkçedir. Türkçe olarak devam etmelidir. Vatanın ve milletin birliği ortak dille sağlanır. Diğer dilleri öğrenmek isteyenlere de destek ve fırsat verilmelidir.

                                              ****

     Devletin değişik kademelerinde görev yapmış bazı kişiler, laiklik karşıtı sözler ediyorlar. ‘'Din kurallarına göre anayasa yapılmalı'' diyenler bile çıkıyor. Tam anlamıyla uygulanmasa da 85- 90 yıldır laiklik ilkesi sayesinde ülkemizde huzur sağlanmışken, din temelli bir toplum olduğumuzda huzurun nasıl yok olacağını bilmemek aymazlıktır. Toplumun büyük çoğunluğu din kurallarına dayalı bir devlet düzenini istemiyor. Laik devlet düzeninden, laik yaşama biçiminden memnundur.

     Seçim barajının sıfır olduğu, toplumun her kesiminin mecliste temsil olanağı bulabildiği, tartışma ve görüş bildirme özgürlüğünün tam var olduğu bir ortamda yeni seçimler yapılmalıdır.

     Yeni oluşacak mecliste, yeni bir anayasa yapılmalıdır.

     Şimdiki hükümet bıraksın anayasa söylemlerini de yoksulluğa, işsizliğe ekonomik sorunlara çözümler üretsin. Ülkemizin yığılan sorunlarına çare bulsun. Paramızın hızla değer yitirmesini durdursun.

     Cumhur ittifakı iktidarının söylenecek sözleri, anlatacak öyküsü kalmadı galiba. Haydi hayırlısı……


Bu yazı 189 defa okundu.


Yorumlar


Ad Soyad E-Mail
GÜNDEMSİYASETMANŞET HABEREKONOMİSPORRÖPORTAJLAR YAZARLAR ARŞİV

KONUMUMUZ

Altıeylül / Balıkesir
MND Ajans
©2020 | Tüm Hakları Saklıdır
MND Ajans