ANASAYFA GÜNDEMSİYASETMANŞET HABEREKONOMİSPORRÖPORTAJLAR YAZARLAR KURULUŞ KÜNYE İLETİŞİM

10.02.2020

HİTLER’İN 6 SİLAHŞÖRÜ (6)

Batılı hükümetlerinin zayıf ve kararsız olduğuna inanıyordu. Düşündüğü gibi oldu. 7 Mart 1936’da Alman askerleri silahsızlandırılmış Rhineland bölgesine girdiklerinde, onun bu görüşü kanıtlandı. Bu durum Locarno anlaşmasına aykırı idi ve Müttefiklerin askeri önlemlerine neden olabilirdi. Hitler tedirgin bir şekilde onların tepkisini bekledi. O gün akşam Münih’e giden özel trenin bütün vagonlarındakilere, Führer’in vagonundan gelen endişe hakimdi. Bir istasyonda durduğumuzda,
kendisne getirilen mesajı okuduktan sonra rahatladı. “İngiliz kıralı müdahale etmeyecek.Verdiği sözü tutuyor. Bu, her şey yolunda gidecek demektir” dedi. Ingiliz kıralının parlemento ve hükumet üzerinde etkisinin azlığının farkında değildi. Askeri bir müdahale için, gerçi kıralın imzası gerekli idi.
Belki de Hitler ona atıfta bulunuyordu. Fakat bu kararı verdiğinde çok tedirgindi. Daha sonra, bütün dünyaya meydan okuduğu sıralarda bile, Rhineland konusundaki kararının bir kavşak noktası olduğunu ve hayatının en kritik kararı olduğunu söyledi. “O zaman bizim ordu diyebilecek bir ordumuz yoktu. Hatta Polonyalılara karşı dayanacak gücümüz yoktu. Eğer Fransızlar Rhineland olayında bize karşı askeri harekatta bulunsalardı, bir kaç günden fazla dayanamazdık. Hava
kuvvetlerimiz gülünçtü. Lufthansa’nın sadece bir kaç Junkers 52’si vardı. Onların bile yeterli bombası yoktu.” demişti. Speer; ( Inside the Third Reich; 118).
Berlinli Yahudilerin kaderini düşündükçe başarısızlık ve yetersizlik duygularından kurtulamıyorum.
Mimarlık ofisine giderken, Nikolassee tren istasyonunun platformunda onların kalabalığını görüyordum. Onların tasfiye edilmekte olan Berlin Yahudileri olduğunu biliyordum. Oradan geçerken depresyon içinde olurdum, belki de olup bitenlerin farkında idim. Fakat ben o günkü rejimin ilkelerinin, bugün anlamakta çok zorluk çektiğim, tam bir tutuklusu idim . “Führer, command; we will obey!” - Führer emreder biz iaat ederiz-, “Führer always right” – Führer daima doğrudur, haklıdır-
sloganları , benim gibi Hitler’in çok yakınında olanları , hipnotize edilmiş gibi, etkisi altında tutuyordu. Belki vicdanımız bilinçsizce uyuşmuştu ve biz kendimizi tamamen, önümüzdeki kendi işimize yoğunlaştırmıştık. Speer, 1981.
Third Reich’ın son yıllarında Hitler’den sonraki en güçlü adam Speer idi. Silah üretiminin başında idi ve gücünün bilincinde idi. Onun bu mevkiine saygı duyulmasını temin etmişti. Nazik ve yardımsever biriydi fakat gücünü kullanması gerektiğinde çok sertti. Daha çok başlarda zaferin olmayacağını anlamıştı fakat bütün olanaklarıyla zafer için çalışmıştı. Stalingrad onun için bir bir dönüm noktası oldu, akımın Almanya aleyhine geliştiği gerçeğini görmüştü. Willy Schelke, Speer’in mimarlarından.
Onunla yüzde yüz anlaşıyordum. Hitler’e artık inanmıyor olsaydık, geriye ne kalmış olacaktı ki? Speer.
İnsanlar Treblinka’ya çoğu kez trenle getirildi. Fakat yakın kasaba ve köylerden kamyonla sevkiyat oldu. Kamyonların üzerinde “Expedition Speer” – Speer Sevkiyat Departmanı – yazılı idi. Samuel Rajzman; Treblinka ölüm kampından kurtulanlardan, 1946.
Ben Hitler’in verdiği emirleri yerine getirdim. Bundan dolayı sorumluyum. Fakat bütün emirleri uygulamadım.

Speer Nuremberg’de 1946.


Bu yazı 138 defa okundu.


Yorumlar


Ad Soyad E-Mail
GÜNDEMSİYASETMANŞET HABEREKONOMİSPORRÖPORTAJLAR YAZARLAR ARŞİV

KONUMUMUZ

Altıeylül / Balıkesir
MND Ajans
©2020 | Tüm Hakları Saklıdır
MND Ajans