ANASAYFA GÜNDEMSİYASETMANŞET HABEREKONOMİSPORRÖPORTAJLAR YAZARLAR KURULUŞ KÜNYE İLETİŞİM

08.03.2022

KAYALAR KÖYÜ DESTANI
''THE KAYALAR''

Bir kitap yazdım, Kayalar köyü diye, diğer adı The Kayalar, içine destan yazdım Kayalar Destanı  "The Kayalar " Yazdım yazdım da, öyle bir kaç kıtaya ve üç beş mısraya sığmıyor Kayalar, üç beş hece ile dolmuyor o mısralar, hemen dile geliyor Kayalar'ın dağı, taşı ve toprağı, ...söyle artık şair Kaynak, yere göğe sığdıramıyorsun sen Kayalar'ı


Adını kitabıma kapak yaptım,The Kayalar diye başlık attım, yine de anlatamadım aşkımı. Dörtlüklere sığmıyor, beşli yirmi sekiz kıta var, yüz kırk mısra etti ama daha yetmedi, artı iki mısra daha var. Yirmi hecelidir tüm mısralar, okuyanlar sayar, tam yüz kırk iki adet kafiyeli mısrası var.


Üç bölümdür kitabım, birinci ve ikinci bölümü elli, üçüncü bölüm yüz on iki sayfa olmak üzere kitap toplam yüz altmış iki sayfadır. İçindeki Kayalar Destanı "The Kayalar" dört sayfa tutar. Kayalar'ın çok özel ve çok güzel, çok değerli bilgilerini kitabıma sığdırmak için çok uğraştım ve ... anladım ki , Kayalar kitaplara da sığmaz, bakın Kitabımın önsözünde neler yazdım:


Kayalar ile ilgili çok eserim var, bir yenisi de " The Kayalar", bu yeni kitabımın adını neden "The Kayalar" koyduğumu açıklamaya çalıştım. Bu küçük kitap köyümüz ve geçmişine duyduğum özlemi, köy yaşamının güzelliğini ve Kayalar'ın sahip olduğu saymakla bitmeyen özellik ve güzelliklerini anlatmaktadır. Neden ve niçinler kafamda çoğaldıkça, okuyucularımın da soru soran ve sorgulayanlar olmasını arzu ettiğim için bu şekilde yazmayı uygun buldum .


Kayalar bir mahalle değildir, Kayalar bizim köyümüzdür, köyümüze, köyümüzün geçmişine ve göçüp giden değerli büyüklerimize, onlardan devraldığımız örf, adet, gelenek ve göreneklerimize hep birlikte sahip çıkalım diyorum . 


Kayalar'da doğdum, Kayalarlıyım, Kayalar'ın ekmeğini yedim, suyunu içtim, ilk okulu bu köyde okudum onun için Kayalar'ı çok seviyorum ve Kayalarlı olmakla övünüyorum. Böyle diyen ve söyleyen yalnız ben değilim, benim gibi bir çok arkadaşım var, şüphesiz onların da Kayalar sevgisi en az benimki kadardır, onların da Kayalar'a çok büyük hizmet ve  katkıları olmuştur. Benim katkım ise yazarak olmaktadır, dilerim okuyucularım kitabımın adının neden "THE KAYALAR" olması gerektiği konusundaki kararıma katılırlar.


Kayalar'ın tarihçesini, sularını, çeşme ve pınarlarını, eski değirmenlerini, kır ve bayırlarını, tarla, bağ ve bahçelerini, köyümüzün gelmiş geçmiş saygın kişilerini, soy -sop ve sülalelerini, ayrıca  kendi lakapları ile halen yaşayan köyümüzün güzide insanlarını ve  misafirperver köyümüz halkını anlatan bu eserimi Kayalarlı hemşehrilerime armağan ediyorum .    


THE KAYALAR'ın THE'si  HAKKINDA  ;


İngilizce'de bazı kelime ve sözcüklerin başında kullanılan "THE" kavramının her yerde, her zaman ve sıradan varlık ve değerler için kullanılmadığını tek, özel, değerli ve seçkinlik ifadelerinin pekiştirilmesi için kullanıldığını öğrenmiştim. İşte Kayalar'ın "The" 'sı da oradan geliyor. Kayalar 'ın önemi  ise kendi tarihinden, coğrafyasından, doğasından, önceki ve şimdiki değerli kişilerinden bu değerli kişilerin, çevremiz, vatanımız, milletimiz ve insanlık için yaptıklarından geliyor.


Kayalar'a "The Kayalar" diyen benim, bana göre bu ayrıcalık doğrudur, bu ve daha önceki eserlerimde özellik ve güzelliklerini de açıkladığım bu güzel köy Kayalar mahallesi değil, Kayalar köyüdür, bana göre  kitabımın yayınlanmasını müteakip yeni adı "The Kayalar"dır. Kayalar bu yeni adı ile dillerde ve gönüllerde sonsuza kadar yaşayacaktır .

KAYALAR KÖYÜ DESTANI;

"THE KAYALAR DESTANI"


Kayılar'dan gelir Kayalar'ın adı, kaya gibidir Kayalar

Koca Sarnıç, Koca Çınar, Koca Çınar'ın kaç asırlık yaşı var   

Koca Tepe rüzgarları, çam kokusu getirir, mis gibi kokar  

Koca Sarnıç iki oluktan güldür güldür akar, akar da akar    

Kocaçay'da akardı bir zamanlar, şimdi önünde bir baraj var


Ta! Madra Dağı'ndan doğar gelir Kocaçay, dağlar, dereler aşar   

Kocaçay'ın üzerinde köprü yokmuş bir zamanlar, bilenler var

Uzun yıllar geçememiş insanlar, can vermiş nice kahramanlar

Kaç yıl önce, kaç yıl sonra Kocaçay üzerine köprü yapmışlar 

Ne çileler çekmiş Kayalarlılar, toprakmış o zamanki yollar

 

Bin dokuz yüz otuz dokuz'da Kayalar'a yeni okul yaptılar 

Öğrenci sayısı yüz kırk, yüzelli kişi olurdu bir zamanlar

Hep beraber ve haykırarak andımızı okurdu öğrenciler

Okuyanlar öğretmen, asker, avukat ve büyük adam oldular  

Ebe, hemşire, mühendis, doçent, doktor ve profesör olanlar var


Andımızı haykırarak okuyoruz, herkes duysun sesimizi

Ne mutluTürk'üm diyene diyebilmek kabartıyor göğsümüzü

Türk'üz biz, asırlar geçse bile asla kaybetmeyiz özümüzü

Türk, öğün, çalış, güven, Atatürk'üm bu ne kadar güzel bir ülkü

Kayalar'a mahalle diyenler, hiç bilirmi bizim köyümüzü


Her gün, daha güneş Karşıyaka'dan doğmadan ayağa kalkardık   

Koca köğün, İnnik, Mezarlık, berisi Haritalık ve Hıdırcık

İnce dallık, Dede gövdesi, Bakla çukur, Düzen üstü,Tesbiklik

Yollar değişti, bir mezar taşın bile kalmadı Koca Mezarlık

Gözlerim kapansada sayarım buraları, yeter bu kadarlık


Kayalar'ın mera, çayır ve tarlalarında yayılır hayvanlar

Kayalar'ın et, süt, yoğurt, peynir ve tereyağıyla beslenenler,

Kayalar'ın kaymağını ve yoğurdunu yiyen güzel insanlar,

Kayalar'ın saf kara kovan balını gümeci ile yiyenler, 

Suyunu içip, havasını soluyanlar asla unutamazlar  


Kışın çok çamur olurdu, yazın kururdu Kayalar'ın yolları

Ya Ilıca'dan, ya Balya'dan gider gelirdi köyün  insanları

Yer yer, ya genger, yada çakır dikenleri kaplardı yolları

Dikenleri batsada  güzel olur çaltıların  kozalakları

Meşe mazısı ve kobaklardan yapılırdı iplik boyaları


Yaprağını dökmeyen , iğne yapraklı ardıç ve kızıl çam da var

Türlü türlü ağaçlar, gürgen, dışbudak ile çetlemik ve pıynar

Kendi kendine çıkanlar var, çaltılar, ahlat, meşe ve çınarlar 

Akçaağaç, karaağaç, davulgu, kavak, salkım  söğüt  bile var

Erik, elma, ayva ile armut, koruk, üzüm gibi meyvalar var






Arpa, buğday, yulaf ve çavdar gibi tahıllar ekerdik her zaman 

Neler neler ekerdik o zamanlar, hardal, susam ve günebakan

Nohut, bakla, burçak, börülce ile kavun, karpuz, mısır ve bostan

Süpürkelik, şeker kamışı, marul, ıspanak, sarımsak ve soğan 

Domates, biber, lahana, bamye, fasulye, salatalık, patlıcan


Eti, sütü, yünü, derisi ile gücü için beslenir onlar

Hem bizi, hem de yükümüzü taşıyordu o' güzel hayvanlar

Karasığır, inek, öküz, boğa, manda gibi büyük baş hayvanlar

Hayvanlarla taşınırdı ot, odun, ocak, saman ve tüm tahıllar

Sevimli koyunlar, koçlar, kuzular, tekeler, keçi ve oğlaklar 


Avlularda tavuk ve horoz ile kaz beslerdik, biraz da hindi

Şimdi ne kaz kaldı, ne ördek, ne de hindi, onlar çok eskidendi 

Ne at, ne eşek, ne manda, ne inek, ne öküz, ne de katır kaldı

Çift süren, ekin eken, orak biçen, hayvan güden rençber kalmadı 

Harmanda düven süren, un eleyen, ne de ekmek yapan kalmadı


Harman kalkar, ambarlar, harar, darcık ve çuvallar ekin dolardı 

Tarhana, erişte ve nişasta yapılır, bulgur kaynatılırdı

Zamanında  erik ekşisi ve salça yapılır, küplere konurdu

Tarla ve bahçeler bozulunca kış için turşular kurulurdu

Kırkılan yünler iğrilir, şayak, halı ve kilimler dokunurdu


Metal çarklı, metal kaşıklı, değirmenler vardı su ile dönen 

Aşağı dere, Dışbudak ve Kocadere'de ikişer değirmen 

Mandıra değirmeni ve Köy değirmeni, toplam sekiz değirmen

Değirmenlerin  havuzlarında yüzme öğrenirdik çocuk iken 

Değirmenci, kaşığı ile alırdı hakkını, hemde peşinen   

 

Kayalar'da çakmak çakınca, ateş çıkaran çakmak taşları var

Ne o' taşları çıkaracak adamlar kaldı, nede o' çakmaklar

Harman da yok, düvende, olsa altına çakmak taşı çakacaklar

Kav'lı çakmak kalmadı atıldı, artık onlar, antika oldular  

Onların yerini aldı benzinli, gazlı, manyetolu çakmaklar


Kayalar'ın madenleri de vardır, kömür ile kurşun ve demir

Yerin altıda, üstüde zengindir, maden yerini bilen bilir

Kil var, kireç taşı var, pekmez toprağımız var sanki bir tebeşir

Çakmak taşlarını baştan saydım, Hıdırcık tarihi bir kaledir 

Kerçe, Çirnik ovası, Ayvalı madalı tarihi yerlerdendir


Şifalıdır Ilıca'nın kaplıcası, altında tarih yatıyor

İlçemiz Balya'dan  iki bin yıldır ondört kalem maden çıkıyor

Altın dahil, kalem kalem simli kurşun, gümüş, aliminyum, kömür

Çinko, manganez ile kükürt, arsenik, kadmiyum, bakır ve demir

Ne filizler, ne cevherler, antimon ile zırnık bile çıkıyor 


Yakın uzak demeden hem gider, hem geliriz komşularımız var 

Ilıca, Karlık, İğneciler, Söbücealan, Danişment, Orhanlar 

Kadıköy, Semizköy, Ören, Gök Musa, Kavakalan ve Büyükpınar  

Kayalar'a yakın Çiftlik var, Kadıköy'ün tarihi kalesi var 

Komşumuz Danişment varya, Arpabükü'nü kendi toprağı sayar

  


Kırlarımız gelincik dolu, tarlalarımız kekik kokar kekik

Koca mandıra ile Küçük mandıra ovaları, birde Çirnik 

Bağardı, Sarıyar, Olamursıkı, Goroba'ya ekin ekerdik

Bağlara ve yakın kesiklere  mısır, bostan, börülce ekerdik

Bağ bozumunda, üzüm suyundan kazan kazan pekmez kaynatırdık


Hem soğuktur, hem tatlı, Kerçe, Elmalı ve Ayvalı'nın  suları 

Buz gibidir Kızanlık suyu, yazın aratmaz karlı buzluları

Kızanlık çok uzaktır, pek bilen yoktur ordaki kızılcıkları 

Kayalar'ın suyu boldur, hem soğuktur, hemde berraktır suları

Pedrik'ten borularla su getirdik, çok tatlıdır Pedrik suları


Gece gündüz hiç durmadan gürül gürül akan, çeşme ve pınarlar

Koca Sarnıç ile Küçük Sarnıç, Örtülü Çeşmeler ve Alapınar  

Mezarlık ve Aşağı camiye Sarnıç suyu veren Köse pınar 

Karşıyaka eteğinde Kalaycı pınarı ve Karşı pınar var 

Karşıpınar'ı geçince, buz gibi akan, Perşem pınarımız var 


Dört yanımız çeşmeyle dolu, akıyor köyümüzün pınarları

Ne kadar çok pınarımız var, Hacımar, Fezirlah ve Ayşe Garı 

Pınarları sayalım, aman unutmayalım Hasan Pınarı'nı

Oluklu'yu, Yeni Pınarlar'ı, Sarıkız'ı, Emir Pınarı'nı

Dualarla yad edin,  pınar yaptıran eski Kayalarlılar'ı   


Odagıranı'nda, bir köy odası, birde heyet odası vardı 

Sanki ölçmüşler de bulmuşlar, Kayalar'ın ortası burasıydı 

Kayalarlılar milli ve dini bayramlarını burda kutlardı

Köyümüzde köy korucusu vardı, birde kır korucusu vardı

Kır korucusu suçlu hayvanları toplar ve tokata kapardı


Kayalar'ın etli, sütlü, tatlı ve çok çok güzeldir yemekleri

Bayramlarda yapılan türlü aşlar ve düğün, dernek yemekleri

Sütlü çorba, etli nohut, keşkek, pilav, tirit ve irmik helvası

Börek, çörek ve  pesemet, basma helva ile sarili tatlısı

Bazlama, bezdirme, boğça, yuka böreği ve tarhana çorbası


Köy ihtiyar heyetinde ayan vardı, imam vardı, birde kahya  

Baş öğretmen, katip, korucu ile kır korucusu, bir kaç aza 

Her sene, her hane başına salınırdı vergi diye bir salma

Yollar elbirliği ile yapılırdı, ne güzel bir yardımlaşma

Bir çeşit imece idi, biz koşarak giderdik sürek avına


Köy merası, tarlası, odası ve köy boğası, ortaktır bunlar

Tüm bu ortak malları, hakça kullanırdı ihtiyacı olanlar 

Misafirler için konak sırası ile kurulurdu sofralar 

Odagıranın'da yapılırdı, düğün, dernek, mevlid ve hayırlar

Trampa usulü alışveriş yapardı, gelen eski çorapçılar


Entarisi damgalı, penceresi halkalı, diye ninamız var 

Alacaksan al beni, benim başım gavgalı, diye devamı var

Asılı yelek yüzü, ayırdı felek bizi diye ... devam eder   

Arabam daşa geldi, konağa paşa geldi diye türkümüz var

Gençlerimiz el ef o diye haykırır, öf  ülen öf der coşarlar  



Kayalar'dır köyümüz, zem zem akar suyumuz, ne güzel manidir

Sevip sevip ayrılmak, yoktur böyle huyumuz, ne kadar doğrudur

Okul civarında öğretmen, ormancı ve sağlıkçılar oturur 

Öğretmenin, ormancının ve sağlıkçının evi vardı doğrudur

Kayalar köyü bizimdir, o köy bizim en büyük gururumuzdur 


Koca davul vuruldu, meydan yeri kuruldu, diyerek başlayan  

Dört kişinin içinde Koca Ömer vuruldu, diye devam eden  

Bu ağıt, kısa bir söz değildir, yanık bir Kayalar türküsüdür 

Ne güzel destandır bu Kaynak Muharrem, Kayalar'ın öyküsüdür  

Özellik ve güzellikleriyle Kayalar asil bir Türk Köyü'dür


Ben ömrümü ve gönlümü verdim "THE KAYALAR" demek kolay değil

Ah ! Doyamadım, doyamadım, KAYALAR 'a sevdalıdır bu gönül .

 

7 MART 2022 

Muharrem KAYNAK   





KAYALAR TARİHİNİN ÖZETİ


Kayalar köyü 1281 yılında Kayılar' ın bir kolu olan An Kabileyi Kayıhan sülalesi tarafından kurulmuştur. Kayalar' a ilk gelip yerleşenler ; Hacıkanatlar, Koçlar ve Dağlılar' dır aşağı cami ve civarına yerleşmişlerdir, daha sonra aynı soydan Kırhanlılar gelip köyün yukarısındaki yüksek kesime (tepeye) yerleşmişlerdir, bu tepelerdeki kırhanlığa yerleştikleri için onlara Kırhanlılar adı verilmiştir.


Başka bir rivayete göre ise ; Kayalar' ı kuranlar 1050-1100 tarihlerinde  (ortalama 1075 yıllarında)  Şamlı ovasına gelip yerleşen , Oğuzlar' ın Üç Ok kolunun Gökçe Yörük Türkmenleridir. Gökçe Yörükler Şamlı' da üç -beş yıl kaldıktan sonra üç kola ayrılırlar, birinci kol Balıkesir Gök köye, ikinci kol Havran' ın Eseler Köyüne  ( şimdiki Karaoğlanlar köyüne), üçüncü kol ise Kayalar köyüne gelip yerleşmiştir. Bu rivayete  göre Kayalar köyü 1075 'li yıllarda kurulmuştur, yani 1281'den 206 yıl önce Gökçe Yörükler gelip köyü kurmuşlardır, Kayıhanlar daha sonra (1281) 'de  Kayalar' a gelip yerleşmişlerdir.


Bir başka ifade ile Kayıhanlar Osmanlı Beyliği'nin kuruluş tarihi olan 1299'dan 18 yıl önce gelip Kayalar köyüne yerleşmişlerdir. Buradan  anlıyoruz ki Kayalar köyü, Karesi ve Osmanlı Beyliğinden de önce yine KAYILAR' ın bir kolu olan An Kabileyi Kayıhan sülalesi tarafından kurulmuştur . Kayalar, Osmanlı döneminde çok uzun bir müddet Biga Müstakil Sancağı'na bağlı ve Balya Kazası'nın bir köyü  olarak kalmıştır, dört kez de nahiye merkezi olarak görev yapmıştır. Sonuç olarak Kayıhanlar kendilerinden 206 yıl önce Kayalar' a gelip yerleşen Gökçe Yörükler ile birleşmişlerdir.

7 MART 2022 
Muharrem KAYNAK   


Bu yazı 211 defa okundu.


Yorumlar


Ad Soyad E-Mail
GÜNDEMSİYASETMANŞET HABEREKONOMİSPORRÖPORTAJLAR YAZARLAR ARŞİV

KONUMUMUZ

Altıeylül / Balıkesir
MND Ajans
©2020 | Tüm Hakları Saklıdır
MND Ajans