ANASAYFA GÜNDEMSİYASETMANŞET HABEREKONOMİSPORRÖPORTAJLAR YAZARLAR KURULUŞ KÜNYE İLETİŞİM

30.04.2022

AVUSTURYALI BİR AİLE

Sevgili Arkadaşlarım,

Sizlere yaşamın tatsızlıkları karşısında bile gülümsemeniz için insancıl bir öykü koydum. Bayramlar paylaşmak, dayanışmak, görüşmek için yapılır. İnsanların yürekleri sevgiyle dolar… Bayramlar, bayram tadında geçsin…


 

Temmuzun birinde Alpler'e kar yağdı. Gece müthiş bir ayaz vardı. Çevremizdeki tüm tepeler bembeyaz başlıklarını takmışlardı. Biz, Ren Irmağı'nın doğduğu geniş vadide gün ortası, yüzme havuzlarına gidip, güneşlenebiliyoruz. Güneş batınca hava birden serinliyor. Karasal iklimin bütün özelliklerini yaşıyoruz.

Bu gece de sağanak yağmur vardı. Sabah saatlerindeki serinlik öğleye doğru yaz sıcağına dönüştü. Ağaçların yaprakları yağmur sonrası parlaklığındaydı. Çevre mis gibi çimen ve çiçek kokuyor. Güzel bir yolculuktan sonra Çağlayan'ın arkadaşı Kadir'in evine konuk oluyoruz. Kadir'le Meryem'in dört kız, iki erkek çocukları var. Çocukların isimleri, hem Türkçe hem Almanca isimlerden konulmuş. Hepsi akıllı ve güzel çocuklar. Çok özenle yetiştiriliyorlar.

Kadir, bizi Meryem'in babasının sandalıyla Konstanz (Kostanz) Gölü'nde bir saat gezdiriyor. Güneş ışıklarının göl sularında yarattığı bin bir menevişi fotoğraf makinemizle görüntülemeye çalışıyoruz.

Bindiğimiz sandal seksen yıl kadar önce cevizden yapılmış. Önceleri, gölde balık avlarken kürek çekerek kullanılmış. Şimdi motor takıldığı için daha çok hız yapabiliyor. Sandalın sahibi Kadir'in kayınpederi Helmut(Helmut), Eşi Rozwitha(Rozvita) her sene nisan ayında bir gezi turu ile Türkiye'ye gelen insanlar... Bana yazdığı mektubunda Rozwitha;

“Muğla'da kadın vali bizimle ilgilendi. Güzel bir ormana gittik, ağaç diktik. Şimdi, Türkiye'de eşimle benim birer ağacımız var. Türkiye'deki bitki örtüsü ve hayvan türleri çok zengin.” diyordu. İkinci Dünya Savaşı'nın acılarını yaşamış bu insanların yürekleri, insan sevgisiyle dolu. Sözü edilen vali Lale Aytaman, çok başarılı, kültürlü aydın bir insan olarak yurdumuzun ilk kadın valisiydi. Daha sonra Lale Hanım da valilik anılarını kitaplaştırdı. Bizi, Cumhuriyetin ilk kadın valisinin çalışkan, özverili, çağcıl düşünceleri, anılarının ışığı ile aydınlattı. 

Kadir'le birlikte Rozewitha'nın evine gidiyoruz. Böylece gölde bir saat süren sandal sefası bitiyor. Çoğunlukla Avusturya'nın bu bölgesi Bregenz'de, evlerin güzel bahçeleri olur. Bu ev de öyle. Geniş bir bahçenin ortasında, iki buçuk katlı, sevimli, ahşap bir evle karşılaştık. Sol tarafta büyük bir elma ağacı, yanında çocukların küçük havuzu var. Ev, üst katta yatak odaları, orta katta yaşam alanları ve zeminde kiler, odunluk, çamaşırlık gibi bölümlerden oluşuyordu.

Yemek odasında, Selçuklu desenlerinden oluşan üç Türk kilimi bize gülümsüyor. Biri, oturduğumuz kanepeye serilmiş, ikincisi duvara çakılmış, üçüncüsü de balkon kapısının üzerine kalın bir kornişle perde gibi asılmış. Bizim merak ettiğimizi gören Rosewitha'nın kocası Helmut:

“Bunları, kırk sene önce, evlendiğimiz zaman Türkiye'de yaşamış bir Avusturyalı'dan satın almıştım,” diyerek, antik kilimleriyle gurur duyduğunu söylüyordu (1991).

Avusturya'da çeşitli dükkânlarda Bergama, Maraş, Sındırgı kilimlerini, Bünyan halılarımızı “Orient Tepih” adıyla sattıklarını görmüştüm. Hiçbir yerde gerçek isimleriyle satılmıyordu! Anadolu kilimleri ve halıları özel yer isimleri ile bilinse diye,  vitrinlerde seyrederken kızım ve eşimle, içimizden geçenleri tartışmıştık.

Rozwitha, bizi güzel yemekleriyle ve tatlı sohbetiyle ağırlıyor. Türkiye gezilerinde çektiği fotoğraflarını, devam ettiği Türk yemekleri kursunun yemek tariflerini, ebru kursunda yaptığı eserlerini sevinçle inceliyoruz. Derken bir Türk şarkısı notaları çıkıyor defterinin arasından.

“Yine bir gül nihal aldı bu gönlümü.”

Biz, eşim, kızım ve oğlum söylemeye başlıyoruz. Onlar da katılıyor. Müziğin, insanlar arasındaki sihirli, ortak dil oluşunu bir kez daha tatlı bir heyecanla yaşıyoruz. Birkaç şarkı ve türküyü aralıksız, coşkuyla, hep birlikte söylüyoruz. Bundan müthiş bir keyif alıyoruz, neşeleniyoruz.

Rozwitha'nın torunları ahşap merdivenlerden kayıyor, bahçedeki çimenlerde koşuyor, yuvarlanıyor, ping pong oynuyor, daha sonra da yaptıkları resimleri anneannelerine göstermek için getiriyorlar. Oda kapılarının camları üzerine pastel boyalarla yapılmış, küçük ressamların eserleri sergilenmiş bile...

Çağlayan'ın Hair (Saç) müzikalindeki fotoğraflarını yeniden hep beraber inceliyoruz.

Rosewitha Çağlayan'a şöyle diyor:

“Çok sesli müzik çalışmaları ve şan dersleri bakıyorum iyi sonuçlar vermiş Çağlayan! Sen, yakında bankacılığı, üniversiteyi unutacaksın korkarım. Yolunu değiştiriyorsun sanata doğru.”

Rozwitha, Çağlayan'a takılıyor. Çağlayan gülümseyerek bakış açısını dile getiriyor:

“Sanata hizmet, barışa hizmettir. Biz de barış yolunda çok sesli müziğe gönül vermiş kırk kişiyiz, Wamco derneğimizin adı,” diyor. 

Rozwitha'nın gözleri doluyor. İkinci Dünya Savaşı'nın acı günleri gözlerinin önünden hızla geçiyor...

“Barışa sanatla ulaşılır Çağlayan. Çok sesli müzikle siz, çiçekli bir yol açıyorsunuz barışa doğru.”

Hair (Saç) müzikalinde, Vietnam Savaşı'na gitmek istemeyen bilinçli Amerikalı gençlerin direnişi anlatılır. Çağlayan'ın katıldığı amatör “Wamco (Batı Avusturya Müzik ve Tiyatro Topluluğu)” grubu da meslek sahibi gençlerden oluşuyor. Bankacı, öğretmen, memur, üniversite öğrencisi gibi... Geceleri ve hafta sonları bir araya gelip, çalışarak müzikalleri İsviçre, Almanya, İtalya, İngiltere ve Avusturya'da beş yıldır sergiliyorlar. Kendi parasal güçleri ile yaşatmaya çalıştıkları kırk kişilik bir müzik derneği Wamco. Eserlerin bazıları şöyle; West side story (Batı yakasının hikâyesi), Peygamberin son beş günü, Kabare, Hair(Saç)) müzikalleri.

Öğrendiği Türk yemeklerini pişirebilmek için Rozwitha saksıda maydanoz yetiştiriyor. Ebru kursunda yaptığı kartları dostlarına gönderiyor, yeni yıl kutlamalarında. İpekli bir kumaştan eşi için kravat nakışlamış ebru süslemeleriyle. Eşi de bu güzel kravatı, sevgiyle hep boynunda taşıyor. (1991)


Bu yazı 69 defa okundu.


Yorumlar


Ad Soyad E-Mail
GÜNDEMSİYASETMANŞET HABEREKONOMİSPORRÖPORTAJLAR YAZARLAR ARŞİV

KONUMUMUZ

Altıeylül / Balıkesir
MND Ajans
©2020 | Tüm Hakları Saklıdır
MND Ajans