ANASAYFA GÜNDEMSİYASETMANŞET HABEREKONOMİSPORRÖPORTAJLAR YAZARLAR VATANDAŞ DİYOR Kİ KURULUŞ İLETİŞİM

20.02.2020

100 YIL ÖNCE 1920-23 NİSAN 1920 (4)

Çeşitli Çerkez ve Türk eşkiya çetelerinin yanısıra Rum çeteleri de güvenliğin bozulmasının nedenlerinden biri idi. Yerli Rum çeteleri daha çok Erdek, Bandırma ve Marmara Adası çevresinde etkin olmuşlar, oralardaki yerli Müslüman halka korkunç zulümler yapmışlardı. Bu çetelere Sisam adasından gelen , yerli Rum elbiseleri giyen ,Yunanlılar da katılmıştı.
İşgal kuvvetlerine karşı yer yer oluşan karşıt hareketlerin koordinasyonu ve genel bir politika uygulama amacı ile bölgesel kongreler toplanmaya başladı. Sivas Kongresi 23 Temmuz 1919’da, Birinci Balıkesir Kongresi 26 Temmuzda , Erzurum Kongresinin kapandığı 7 Ağustos’ta Nazilli, 16 Ağustos Alaşehir ve 18 gün sonra Sivas Kongresi toplandı. Bu kongreler Mustafa Kemal Paşa’nın milli devlet kurulması ile ilgili hedeflerinin temelini teşkil ediyordu. İzmir’in işgalinden sonra Çerkez Ethem Gönen, Manyas, Balıkesir ve Bandırma’dan , muhtemelen Susurluk’taki Çerkez köyleri olan Sultançayır, Aziziye ve Demirkapı köylerinden ve Borasit
Madeni’ninde çalısan tanıdığı Çerkezleri yanına çağırarak 2000 kişilik bir süvarı birliği kurdu.
Sonradan bu birlik mevcudu 5000 kişiye ulaştı. İlkin Kuşçubaşı Eşref Bey’in çiftliğinin bulunduğu Salihli’nin ilerisinde bir savunma hattı kurdular. Çiftlik Teşkilat – ı Mahsusa’nın merkezi durumunda idi. Daha sonra başlangıçta Marmara bölgesinde olmak üzere çıkan iç karışıklıkların ve isyanların bastırılmasında önemli hizmetlerde bulundular. Fakat bu Çerkez Ethem kuvvetleri kendi başına buyruk ,bir anlamda başı bozuk alayı idi. Yağma ve zulüm hareketlerine de karıştılar.Kişisel ve
toplumsal ilişkileri Çerkezlerin aşiret kurallarına göre işlemekteydi. Düzce, Konya ,ve Yozgat isyanlarının bastırılmasında büyük rol oynadılar. Ayni zamanda evlere silah aramak bahanesi ile girdiklerinde kadınların sandık eşyalarına ve takılarına kadar el uzattıkları da bilinmektedir.
Ankara’da askeri bir güç olmadığından onlar el üstünde tutuluyordu.
Bölgede zamanın önemli olaylarından biri Çerkez Ethem , Anzavur Ahmet çatışmasıdır. Anzavur Ahmet Marmara Bolgesi’nde Biga’da yerleşen Çerkezlerin bir kolundandı, gençliğinde jandarma eri olarak hizmete girmiş, eşkiya takiplerinde bulunmuştu. Aydın – Ödemiş arasında türeyen ve
Meşrutiyetin ilk yıllarında ortadan kaldırılan Çakırcalı’nin takibine katılmıştı. Böylece jandarmalıkta ilerleyerek alaylı yüzbaşılığa kadar yükseldi. Bazı yolsuzluklar nedeniyle emekliye sevkedildi. Anzavur Milli Mücadele’nin en buhranlı günlerinde huzursuzluk ve kargaşalık kaynağı oldu. Cahil ve tutucu idi.
Gözüpek , kanun ve nizam tanımayan karaktere sahip bir çeteci idi. Hapishanelerdeki ağır cezalı mahkümların serbest bırakılmasıyla çetesini tamamladı. İngilizlerin ve sarayın desteği ile işgal makamlarının istediği yerlerde ayaklanmalar çıkardı ve ciddi tehlikeler yarattı. Bir ara İzmit
mutasarraflığina , valilik ve kaymakamlık arası bir makama, atandı.
Anzavur’un kımıldamaları 21 Eylül 1919’da başladı. Sivas Kongresinden sonra ortaya çıktı. Izmir’den gelmekte olan Yunan birlikleri daha isyan bölgesine ulaşmamıştı. I. Anzavur isyanı adı verilen hareketle 2 Kasım 1919’da Susurluğa, 12 Kasım’da Gönen’e girdi. Girdiği Susurluk, Manyas, Uluabat,
Kirmastı ( Mustafa Kemeal Paşa), Gönen taraflarını alla bullak etti. Işgal ettiği köy ve kasabalarda halkı camilere, meydanlara topluyor askerliğin kalktığını, askerlerin memleketlerine dönmeleri gerektiğini, ya da kendisine katılmalarını,Kuvvay-ı Milliye’nin “İttihat ve Terakki “ eşkiyaları olduğunu, onların silineceğini, Yunanlılara karşı durmaya padişahın rızası olmadığını ilan ediyordu.


Bu yazı 71 defa okundu.


Yorumlar


Ad Soyad E-Mail
GÜNDEMSİYASETMANŞET HABEREKONOMİSPORRÖPORTAJLAR YAZARLAR ARŞİV

KONUMUMUZ

Altıeylül / Balıkesir
MND Ajans
©2020 | Tüm Hakları Saklıdır
MND Ajans