ANASAYFA GÜNDEMSİYASETMANŞET HABEREKONOMİSPORRÖPORTAJLAR YAZARLAR KURULUŞ KÜNYE İLETİŞİM

05.03.2020

İNÖNÜ NEDEN BİR DEV İDİ? (4)

……..O (Churchill) yorgundu.yenilgiyi kabul etmiyordu. Türkleri bir kez daha ikna etmeye çalıştı. Geldiler ve onu sessizce , geçen zamanın farkında olmadan, onun
önümüzde yükselen kader saati konusundaki çok güzel konuşmasını dinlediler. O’nun da en az Ínönü kadar dikkati dağılmıştı….. Gece yatak odasına gittim. O’nu
başını elleri arasına almış yatakta oturur buldum . “Kendimi hiç bir zaman böyle hissetmemiştim . Bana kendimi tamamen tükenmiş hissetmiyeceğim bir ilaç verir
misin ?” dedi”.
1939 Şubat’ında Ankara’ya gelen ve 9 Eylül 1944’e kadar görevde kalan Íngiliz Büyükelçisi Sir Hughe Knatchbull – Hugessen de anılarını şöyle bitirmektedir ;
(H.K.Hugessen;Diplomat’s Peace and War;John Murray Books; London; 1949 shf; 206); “Türkiye Ísmet Ínönü’ye çok şey borçludur. Büyük zaferle adı yankılanan ,
Kurtuluş Savaşı’nda büyük rol oynayan generaline, Mudanya Mütarekesi’nin diplomatına, Cumhutiyet’in ilk yıllarının Başbakanı’na, Atatürk’ün ölümünden sonra
göreve gelen, ve ülkede bir politik sistemin kurulurken, ayni zamanda harp süresince ülkeyi yöneten Cumhurbaşkanı’na . Yüksek ilkeler ve onur sahibi ve bizim gerçek dostumuza.”
Şevket Süreyya Aydemir, Ismet Ínönü’yü anlatan Íkinci Adam (Remzi Kitabevi; Ístanbul1983; shf; 573) isimli kitabının üçüncü cildinin sonunda şöyle demektedir;
“Atatürk’e minnettardı. O’nun eseriydi denilebilir. Ama, görüş , hareket ve karar bağımsızlığını daima korudu. Kimseye kayıtsız , şartsız bağlanmamasını kitaplarımda,
onun ana niteliklerinden biri olarak belirtmişimdir. Dostları değil, arkadaşları vardı. Hem de, sınırlı arkadaşlıkları vardı.Yalnız , milletinin inandığı davalarına kendini
kayıtsız şartsız vermiştir.
Bence siyasi hayatının en mihnetli iki eseri, o dev, o korkunç Lozan mücadelesi ve bir de, Íkinci Dünya Harbine sürüklenişten, hem de nice baskılara rağmen, bu memleketi kurtarışıdır. Bu sonuncunun ne demek olduğunu, gerek o yıllardaki görevimin bana öğrettikleri, gerek Ísmet Paşa’dan dinlediklerimle yakından bilirim. Ama onun bu dev direnişinin, hem milletimizce, hele aydınlarımız ile askerlerimizce , gereği kadar bilinmediğini sanıyorum.
Íkinci Adam adlı eserimin üçüncü cildinin ilgili son sayfasında şunlar yazılıdır.
“Eğer o başarıyı sağlamasaydı ve bir maceraya milleti kaptırsaydı, şimdi şu Pembe Köşk’de Ísmet Paşa değil başkaları otururdu. Ve şu Çankaya semalarında , Türk
bayrağı değil, başka bayraklar dalgalanabilirdi.”
Bu cildi sunarken ona (Ínönüye) okuduğum zaman , onda pek rastlamadığım derin düşüncelere daldı, sonra başını kaldırdı; “Sana iltihak ediyorum”dedi.
Çilelerine, ıstıraplarına, hatta bazen hayal kırıklıklarına gelince ? Bunlar söz konusu olduğu zaman cevabı , her zaman şuydu;
“ Benim en büyük yenilgim, en büyük zaferimdir”
Bunu duyan, böyle düşünen ve buna inanan bir fikir, aksiyon ve ruh adamı için başka ne söylenebilir ?”
Ísmet Ínönü’nün 1950’de serbest seçimlerle iktidarı devretmesi ve muhalefet lideri olarak ülkenin demokratik hayatına katkıları, bu yolda yaptığı çetin mücadele , O’nu
devleştiren bir ayrı destandır.

Bugün ülkenin kuruluşuna bu denli hizmet etmiş bir dev adam için, O’nu, küçümseyici söylemler , O dev adamı hiç etkilemez aksine O’nu daha da yüceltir.
Inönü elştirilebilir fakat hiç bir eleştiri nezaket sınırlarını aşıp hakaret ve yalan üzerine kurulmamalıdır.(SON)


Bu yazı 142 defa okundu.


Yorumlar


Ad Soyad E-Mail
GÜNDEMSİYASETMANŞET HABEREKONOMİSPORRÖPORTAJLAR YAZARLAR ARŞİV

KONUMUMUZ

Altıeylül / Balıkesir
MND Ajans
©2020 | Tüm Hakları Saklıdır
MND Ajans