ANASAYFA GÜNDEMSİYASETMANŞET HABEREKONOMİSPORRÖPORTAJLAR YAZARLAR KURULUŞ KÜNYE İLETİŞİM

21.04.2020

23 NİSAN KUTLU OLSUN

İçinde bulunduğumuz hafta, çok önemli bir günün yıldönümünü kutlayacağımız haftadır.

     23 Nisan 1920’den

     23 Nisan 2020’ye. 100’üncü yıl dönümü. Yüzüncü yıl olması nedeniyle daha görkemli kutlanması gerekirdi. Ancak salgın nedeniyle evlerimize kapanmak zorunda kaldık. Balkonlardayız.

                                                 ****

     Altı yüz yıl ülkeyi yöneten bir ailenin egemenliğinden, millet egemenliğine geçildiği tarihtir 23 Nisan.

     Yönetme yetkisinin yani egemenliğin, bir kişiden, bir aileden, bir sülaleden kurtarılıp, tüm millete verildiği tarihtir. O nedenle adı ‘’ Ulusal Egemenlik’’ bayramıdır.

     Büyük Atatürk engin ileri görüşlülüğü ile bu bayramı, toplumun yarınları olan çocuklarımıza armağan etmiştir. Böylece bayramın tam adı ‘’ 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’’dır.

     Yüzüncü yıl, tüm çocuklarımıza ve tüm halkımıza kutlu olsun.

     Neden çocuk, neden genç? Çünkü toplumun geleceği onlardır. Her ülke çocuklarına ve gençlerine önem verir. En büyük yatırım çocuklarımıza yapılan yatırımdır. Yani çocuklarımızı ülkemizin ihtiyaçlarına ve içinde bulunduğumuz çağın gereklerine göre iyi eğitmektir. Bilgi ile, bilinç ile iyi donatmaktır.

                                                        ****

     Geçtiğimiz hafta içinde de Köy Enstitüleri’nin 80’inci kuruluş yılı kutlaması vardı. 80 yıl önce Köy Enstitüleri adı ile köylere öğretmen yetiştirme amaçlı bu okullar kuruldu. Çünkü o zamanlar nüfusumuzun yüzde sekseni köylerde yaşıyordu. Bu insanlarımız çok ihmal edilmiş, cahil bırakılmış, savaşlarda büyük kayıplar yaşamış, zavallı durumda idiler. Türkiye’nin belirlenmiş  21 ayrı bölümünde kurulmuştur. Haritada kurulduğu yerlere bakanlar görürler. ‘’ Vatan bir bütündür, bölünmez ‘’ sözü ile laf ebeliği yapmak değil, uygulama ile oluyor. İşte böyle vatan bütünlüğü sağlanır. Yerli ve milli işte böyle olunur. Milliyetçilik işte budur.

     Köy Enstitüleri’ne alınan köy çocukları, belki de ilk kez uygulanan parasız yatılı ( leyli meccani ) okudular. Dünya, özellikle Avrupa 2. Dünya Savaşı’nda boğuşurken, kan akıtırken bizim yöneticilerimiz;                                                   

Cumhurbaşkanı İsmet İnönü,                                                               

Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel,                                             

İlköğretim Genel Müdürü İsmail Hakkı Tonguç,  köy çocuklarını parasız yatılı okutmanın olanaklarını yaratıyorlardı. Hem de seksen yıl önce.

                                                        ****

     Ben de parasız yatılılıktan yararlanarak okudum. Ne demek bu; bilmeyenlere anlatalım. Sınavla girerek bu okullarda okuma hakkı kazanan öğrencinin yeme- içme, yatma-kalkma, giyim-kuşam, kırtasiye ihtiyaçları verilir. Okul bitip göreve atanınca belirlenen bir süre ‘’ mecburi hizmet ‘’ zorunluluğu konurdu.

     Benim devletim 80 yıl önceden, son yıllara kadar köy çocuklarını, muhtaç aile çocuklarını parasız yatılı okutabiliyordu. Kendine, ailesine, vatanına yararlı olacak insan yetiştiriyordu. Biz bu sayede okuyup köylerimizden çıkabildik. Yoksa köylerimizde kalmak zorunda olabilirdik

     23 Nisan’ın yüzüncü yıldönümünde durum nedir? Çocuğunu okutanlara sormak gerekir. Şu yıllardaki eğitim ortamından memnunlar mı? Güvenle, çocuklarını okutabilecekleri bir imkan var mı? Bugün parasız yatılı hangi okul var?

     Uzak, çok uzak köylerdeki anneler, babalar çocuklarını okutmak isterlerse ne yapıyorlar? İşte iktidarlardan isteyecekleri budur. Parasız yatılı imkanları istemektir. Yoksa parasız yatılı okullar kapatılarak, yok edilerek sizin çocuklarınızın okuması engelleniyor mu? Düşünmek, sormak gerekir.

     23 Nisan’ın yüzüncü yılında; şehirlerde oturan ya da durumu iyi olan ailelerin çocukları okuyacak, fakir-fukara çocukları tarikatların eline mi bırakılacak? Oralarda neler neler olabildiğini son yıllarda yaşananlarla gördük, duyduk.

                                                          ****

     Devletimiz güçlüdür. Türkiye Cumhuriyeti büyük devlettir. İsterse yapar, yapabilir. Hm de 3-5 yılda. Buradan öneriyorum:

     Her il ve belirlenecek öncelikli ilçede ortaöğretim öğrenci yurtları, her üniversite olan yerde yüksek öğretim öğrenci yurtları yapılmalı ve acilen hizmete sokulmalıdır.  

     Devlet parasız yatılılık sınavları tekrar konulsun ve bu sınavlara kimlerin girebileceği belirlensin. Köy çocukları, yoksul aile çocukları, yetim çocuklar, şehit çocukları bu olanaktan yararlanabilsin. Devletin ‘’sosyal devlet’’ ilkesi işletilsin. Fakir fukaranın sorunları, sadaka türünden yardımlarla çözülmez.

       Bayramda birkaç çocuğu resmi makamlara oturtup kameralara poz vermekle sorunlar çözümlenmiyor. Çocuklarımızı eğitip okutalım. İş ve meslek sahibi olmalarına olanak yaratalım. Çocuklar o zaman 100 kere bayram yapsınlar. Her an bayram yapsınlar.

     23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nız kutlu olsun.


Bu yazı 170 defa okundu.


Yorumlar


Ad Soyad E-Mail
GÜNDEMSİYASETMANŞET HABEREKONOMİSPORRÖPORTAJLAR YAZARLAR ARŞİV

KONUMUMUZ

Altıeylül / Balıkesir
MND Ajans
©2020 | Tüm Hakları Saklıdır
MND Ajans