ANASAYFA GÜNDEMSİYASETMANŞET HABEREKONOMİSPORRÖPORTAJLAR YAZARLAR KURULUŞ İLETİŞİM

21.04.2020

BİZ VE BİZDEN OLMAYANLAR

Mustafa Kemal Atatürk’ün yazdığı, Cumhuriyet okullarında okutulan Medeni Bilgiler kitabında ‘’Bütün insanlar, sosyal bir vücudun organlarıdır ve bu nedenle birbirine bağlıdır. Bu karşılıklı bağ, herkesi başkasının sorumluluğuna da karıştırır. Bir de, insanlar, ölenlerin kültürel mirasçıları olduklarından, aralarındaki bağlar, zamanı ve mekânı kapsar’’ der.
Devamında ‘’Eğer öyle ise, yani eğer her yerde, insanın insana karşı bir borcu varsa, bütün borçlar gibi bunun da ödenmesi gerekir.’’
Cumhuriyet’i kuranlar böyle yazdırır ders kitaplarına…
Doğal, sosyal, ekonomik bağ der…
İnsanın insana borcu varsa, bütün borçlar gibi ödenmesi gerekir der. Ne zaman mı der bunları tam 90 yıl önce.
Lafa geldi mi ‘aynı gemideyiz’ veya ‘birlik beraberlik’ zamanı. Hangi gemi? Sizin geminizde sizin gibi düşünmeyenlere yer yok ki.
İhtiyaç duyduğunuz anda ‘birlik beraberlik’ ama hangi birlik beraberlik? Bu sıkça kullandığınız ‘birlik beraberlik’ yüzyılın salgın krizi bugünlerde olmayacak da ne zaman olacak? Ama siz zaten kapsayıcı bir birlik beraberlikten bahsetmiyorsunuz. Siz sadece, sizin gibi düşünenlerin bir arada olduğu birlik beraberlikten bahsediyorsunuz.
AYRIŞTIRIYORSUNUZ, BÖLÜYORSUNUZ, YOK SAYIYORSUNUZ
Evet, siz ve biz diye. Bizimle birlikte olanlar ve bizimle birlikte olmayanlar diye.
Sizin dışınızdaki belediyeleri, devlet içinde devlet olarak görüyor; geçmişte yasak olmayan yardım ve bağış kampanyalarını, devlet içinde devlet olarak görüp yasaklıyorsunuz.
Geçmişte merkezi yönetimin, yerel yönetimlerin yetki alanlarına karışmaması gerektiği, yerel yönetimlerin yetkilendirilmesi görüşünün aksine belediyelerin halka yardım yapmasını, hizmet etmesini bile engelliyorsunuz.
Çünkü 19 yıllık uzun iktidarınız süresince yoksulluğu ortadan kaldırma politikaları üretmek yerine, yoksulluğu yönetme politikalarıyla yoksulluğu yönettiniz. Ve yoksulluğu en iyi ben yönetirim iddianızla, çözemediğiniz yoksulluğa sizin dışınızdakilerin yardım yapması elinizdeki en büyük silahı alacak korkusuyla; halka gidecek yardımların önüne engel çıkarıyorsunuz.
Yüzyılın salgın krizinde değil de ne zaman?
Derdiniz insanımızın derdine derman olmak değil, derdiniz CHP’li belediyelerin ihtiyaç sahibi insanlara ulaşmasını engellemek.
Yardım ve bağış kampanyasını engellediniz, hesaplara el koydunuz. Sonra ‘biz bize yeteriz’ diye kampanya başlattınız. Başlattığınız kampanya bile bölücü ve ayrıştırıcı. Biz bize den kastınız sadece kendinizsiniz. Sizinle birlikte olanlar, sizin gibi düşünenler. Yani ‘ biz bize’ o biz’inizin içinde sizin gibi düşünmeyenler zaten yok.
Maske dağıtımına engel çıkardınız. Yoksula gidecek gıda yardımlarını sabote ettiniz.
Yetmedi; MERSİN Belediyesinin ücretsiz ekmek dağıtımını bile engellediniz. Hem de, yoksulun en çok ihtiyaç duyduğu; ekmek ekmek… derdiniz vatandaşın ekmeksiz kalmaması değil, yoksulluğu üzerinden siyasi prim yapmak.
Geçtiğimiz hafta sonu uygulanan sokağa çıkma yasağında CHP’li Mersin BB bağlı MER-EK Halk Ekmek Fabrikasınca üretilen ekmekler vatandaşların evlerine götürülerek bedava dağıtıldı. Belediye başkanı Vahap Seçer dağıtımın valilik kararıyla yasaklandığını açıkladı. Vahap Seçer’in açıklamasından hemen sonra valilik ‘ekmek dağıtımını engellemedik, ekmek ve yardımları Vefa Sosyal Destek Grupları’ dağıtacak diye açıklama yaptı.
Kim bu Vefa Sosyal Destek Grupları? CHP’li belediyelerin halka ulaşmasının önünü kesmek, halka yardım götürmesini engellemek için devlet tarafından oluşturulan (AKP’li) bir oluşum mu? Amaç sadece ve sadece belediyeler ile halkın bağını kesmek, halkın derdine derman olmak umurunuzda bile değil.
İstanbul ve Ankara’da çıkardığınız engellerin haddi hesabı yok. Adana Büyükşehir Belediyesinin kurmaya çalıştığı sahra hastanesine destek olmak, eksiklerini tamlamak yerine kapatmak; halkın yararına bile olsa CHP’liler yapıyorsa engellenmelidir diyorsunuz.
Kadıköy belediyesinin 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı için hazırladığı kutlamalar Kadıköy Kaymakamlığı tarafından iptal ediliyor. İzmit belediyesinin 23 Nisan hazırlıklarına yönelik astığı Türk bayrağı ve Atatürk’ün fotoğraflarını Büyükşehir Belediyesi söktürüyor.
CHP’li belediyelerin halka ulaşması kimyanızı o kadar bozmuş ki; halkın derdiyle dertlenmeyi, halka yardım götürmeyi FETÖ’cülük ve PKK’lılıkla suçluyorsunuz. Halkın seçtiği sizden olmayan belediyeler FETÖ’cü ve PKK’lı ise; onları seçen milyonlarca halk ne oluyor, onları seçen milyonlarca halkta FÖT’cü ve PKK’lı mı?
Bütün bu gayretlerinizi görünce, tekrar ettirdiğiniz seçimle bile muhalefetin kazanmasının önüne geçemediğinize göre; yaptıklarınızdan daha radikal tedbirler düşünüyorsunuzdur!
Oldu olacak, belediye seçimlerini kaldırın; tarafınızdan atanan kaymakam ve valileri ilçe ve il-büyükşehir belediye başkanı atayın gitsin!
Siz size yetin de, hiç değilse geçmişte kendinize tanınmadığını iddia ettiğiniz siyaset yapma hakkını sizin dışınızdakilere de tanıyın! Size tanındığı kadarını siz de tanıyın, yeter!
Derdi dünya olanın dünya kadar derdi olur…
Kaygısı olana, derdi olana borcumuz var…
   

Bu yazı 27 defa okundu.


Yorumlar


Ad Soyad E-Mail
Röportajlar
GÜNDEMSİYASETMANŞET HABEREKONOMİSPORRÖPORTAJLAR YAZARLAR ARŞİV

WHATSAPP HATTI

0 533 792 29 72

KONUMUMUZ

Altıeylül / Balıkesir

MAİL ATIN

bilgi@balikesiryenihaber.com
MND Ajans
©2020 | Tüm Hakları Saklıdır
MND Ajans