ANASAYFA GÜNDEMSİYASETMANŞET HABEREKONOMİSPORRÖPORTAJLAR YAZARLAR VATANDAŞ DİYOR Kİ KURULUŞ İLETİŞİM

24.04.2020

AKILCILIK VE BİZİM AKILCILIĞIMIZ (1)

Nüfusunun yüzde 95’den fazlasının Müslüman olduğu ve Müslüman nüfüsun içinde Hanefi mezhebine mensup olanların büyük çoğunlukta bulunduğu ülkemizde , bu mezhep ve mezhebin
kurucusu İmam-ı Azam Ebu Hanife hakkında , mezhep mensubu Müslümanların bilgisi çok azdır.
Hatta yok denecek kadar azdır. Bu boşluğu Prof . Dr. Yaşar Nuri Öztürk’ün Yeni Boyut yayınlarından çıkan ve Arapçılığa Karşı Akılcılığın Öncüsü İmamı Azam Ebu Hanife (Esas Fikirleri Gölgelenen Önder )
isimli kitabı doldurmaktadır. Müslüman olan ya da olmayan , konuyla ilgili herkesin okuması önerilebilecek bu kitap , İslâm dininin en iyi şekilde anlaşılmasını sağlamakta , Kur’an yorumlarına
çok geniş ışık tutmakta , bugün din gereği gibi düşünülen bir çok şeyin, geleneklerden ve hurafelerden kaynaklandığını ispatlamaktadır. İslâm dininin akla dayanan bir din olduğunu ve
Kur’an’daki İslâm’ın geçerli olduğunu göstermektedir. Böylesi, geniş araştırmalara dayanan bilimsel dev bir eseri yazdığı ve bizlere kazandırdığı için rahmetli sayın Öztürk’e teşekkür borçluyuz. Bir kaç
yazıda, 550 sahifelik bu kitapdan alıntılar yaparak, Ebu Hanife’nin görüşlerini ve Sayın Öztürk’ün Ebu Hanife ile ilgili görüşlerini özetlemeye çalışacağım.

Ebu Hanefi 699 yılında Irak’ın en ünlü kentlerinden biri olan Küfe’de doğmuş ve 767 yılında Bağdat’da ölmüştür. Ölümü ile ilgili iki söylenti vardır. (a.g.e.28) Biri, Abbasi Halifesi Mansur tarafindan atıldığı
hapishanede zehirlenmiştir. Diğer söylentiye göre ise, halifelik sarayında , bizzat Mansur tarafından şehit edilmiştir. Ebu Hanefi hayatının 52 yılını Emeviler , 18 yılını ise Abbasiler döneminde yaşamıştır.
Bu iki dönemin özelliğı “İslâm’ın Araplaştırılması ve Peygamber Ehlibeytine (dar anlamda Hz. Ali, Fâtıma, Hasan ve Hüseyin ; geniş anlamda Hz Peygamber’in bütün ev halkı ve hatta ev halkına yakın
kişiler; (Prof.Dr. Yaşar Nuri Öztürk; Kur’anın Temel Kavramları ; Yeni Boyut : İstanbul 1990) zulüm” olarak görülmesidir.
Ebu Hanife’nin babası Sâbit , Hanife doğduğunda hürdür. Fakat ondan önce köle olup olmadığı kuşkuludur. Dedesi Zota veya Zevta Horasan’ın fethi sırasında esir edilerek İrak’a getirilmiş bir
Belh’lidir, orada Müslüman olmuş ve oğlu Sabit daha sonra doğmuştur. Ebu Hanife tek kişi ile evlenmiştir. Orta boylu, güzel yüzlü, az konuşan ama konuştuğunda çok etkili ve beliğ konuşan,
tartışmayı çok seven biridir. Öztürk’ün belirttığine göre Ebu Hanife zamanın din biliminde en üstün dokuz ayrı hocasından ders almıştır.Bunların başında 22 yaşından 40 yaşına kadar öğrencisi olduğu
Hammad bin Ebu Süleyman gelmektedir. Kendisi bir çok kez Hicâz bölgesini ziyaret etmiş , oradaki bilginlerle sürekli temasda bulunmuştur . Yüzlerce öğrenci yetiştirmiştir. Bunlar arasında , İmamı
Azam fıkıh ve felsefesinin en önemli temsilcisi olan Muhammed bin Hasan eş-Şeytani bulunmaktadır.
Babadan gelen ipek ticaretini hiç bırakmayan , bu nedenle de maddi bakımdan kimseye bağlı olmayan Ebu Hanife, kendini dini bilimlere verince, işinın yönetimini ortaklarına bırakmıştır. O
devirde diğer din bilginleri gibi ,Ebu Hanife de sistematik bir eser yazmamıştır. Fikirleri ve fetvâları sonradan sistematik bir hale getirilmiştır. Onun fikirlerinin tartışmasız kaynağı öğrencileri ve onların
aldığı notlardır. (a.g.e 50 – 73). El- Alim ve’l Müteallim , O’nun eseri ve ünvanına en lâyık olanı olarak kabul edilir ve onun inançla ilgili görüşlerini kapsar.
Bir sonraki yazıda Ebu Hanefi’nin görüşlerini yine Sayın Öztürk’ün söz konusu kitabından yararlanarak özetleceğim.


Bu yazı 77 defa okundu.


Yorumlar


Ad Soyad E-Mail
GÜNDEMSİYASETMANŞET HABEREKONOMİSPORRÖPORTAJLAR YAZARLAR ARŞİV

KONUMUMUZ

Altıeylül / Balıkesir
MND Ajans
©2020 | Tüm Hakları Saklıdır
MND Ajans