ANASAYFA GÜNDEMSİYASETMANŞET HABEREKONOMİSPORRÖPORTAJLAR YAZARLAR KURULUŞ KÜNYE İLETİŞİM

27.04.2020

SUSURLUK’TA BAHAR

“Susurluk’ta Bahar” adlı bu yazıyı on beş yıl önce yazmıştım. Şimdi Korona’dan dolayı oralara ailece gitmemiz mümkün görünmüyor. Kapalı kaldığımız şu günlerde yazımın içinize ferahlık vermesini dilerim.

Bandırma’dan yola çıktık. Fabrikaları, iş yerlerini geçtik. Şehrin gürültüsü, karışıklığı arkamızda kaldı. Körfezden esen sert, nemli poyraz da…
Susurluk’a doğru yol alıyoruz. Tavuk haneler bitince sağda Kuş Cenneti ve Kuş Gölü göründü. Gölde kurak geçen kış yüzünden su seviyesi azalsa da göl ve
çevresi göz alıcı! Söğütler, kavaklar, yemyeşil tarlalar, gönül okşuyor.
Yol kenarındaki sapsarı hardal çiçekleri arasına gelincikler, papatyalar öyle gizlenmiş ki… Rüzgâr hepsini belli bir ahenkle dans ettiriyor. Otlar hendeklerde diz
boyu. Karşı yamaçtan inen koyun sürüsü bu yaz, bu otları köküyle yese bitiremez!
Burada tren yolu bir süre kara yoluna yan yana gider. Rayların iki yanında akasya ağaçları, kar gibi çiçeklerini rüzgârın önüne katmış… Akasya kokusu Susurluk ovasını doldurmuş…
Dere boyu toz pembe ılgın çiçeklerinden görünmüyor. Tepelerdeki meşelerin arasında sarı katırtırnakları baygın kokusunu cömertçe ovaya yaymış…
Susurluk’ta evlerin bahçelerinde iğdeler çiçekte, hanımelleri çiçekte, güller renk ve kokularıyla tüm çiçeklerle güzellik yarışında, geç kalma korkusu içinde…
Fıstık çamlarının koyu yeşiline ateş gibi erguvan pembesi karışmış… Yürüsek, karşı tepelerde otların arasında kayboluruz! Arılar tüm çiçekleri dolaşıyor, darılan, hatırı kırılan olmasın diye. Kırlangıçlar, ok gibi fırlayıp havada dönerek yuvalarına yem taşıma telaşındalar…
Dutlar, taze yapraklarının parlaklılığı ile gururlu görünüyorlar… İncirler, küçük yeşil meyvelerini ballandırmak için daha çok güneş beklemekte… 

Yonca çiçeklerinin kokusu, asfalt yolun kokusunu bastırıyor! Susurluk’tan baharın içimize doldurduğu çiçek kokuları ve güzel duygularla çıktık… Altı kilometre
sonra yeni açılan alış- veriş merkezine geldik. Görevliler çevrenin bahar büyüsü bozulmasın diye gelen otomobilleri hemen yıkıyorlar.
Mağazalardan alış- veriş edenler güneşte parlayan otomobillerini görünce “ Bu temiz çevreye, güzel kırlara da tozlu arabam yakışmazdı zaten” diye gülümsüyorlar.
Bu arada kızımın arabası da yıkanmış, şimdi içimiz rahatladı.
Karayolunun karşısında, iki tepenin arasında, bir köy görünüyor. Dut, erik, çınar, kavak, söğüt ağaçları arasında sadece köy evlerinin kırmızı kiremitli çatıları fark ediliyor. Köy yeşilliklerin arasında kaybolmuş! Yamacın sağ tarafından keçi sürüsü atlaya zıplaya dereye iniyor… Sol tarafta yeni yavrulamış koyunlar kuzularıyla emişiyorlar…
Leylek yuvaları kuru ağaçların üzerinde… Deredeki sazlıklardan onlarca sığırcık kuşu, kekliklerden sonra havalanıyor. Kuş sesleri, derenin şırıltısı, poyrazın taşıdığı çiçek kokuları Susurluk ovasını kaplamış…
Suyun ve sazlıkların bol olduğu ovada kuşların barınması da çok kolaylaşmış… Kuşlar, kavaklıklardan kalkıp söğütlüklere; söğütlüklerden kalkıp
mürver çiçeklerine konuyorlardı… Böğürtlen çalılarının altından ok gibi fırlayan yeşil kertenkele, sinekleri, böcekleri kovalıyor…
Çayırda kırmızı, sarı, eflatun, mavi, beyaz çiçeklerden yeşil bir halı serilmiş… İnekler süt torbalarını taşıyamaz olmuşlar ot yemekten… Atlar, taylarıyla çimenlerin
üzerinde oynaşıyordu… Bahar tüm coşkusuyla Susurluk ovasına yerleşmiş…


Bu yazı 157 defa okundu.


Yorumlar


Ad Soyad E-Mail
GÜNDEMSİYASETMANŞET HABEREKONOMİSPORRÖPORTAJLAR YAZARLAR ARŞİV

KONUMUMUZ

Altıeylül / Balıkesir
MND Ajans
©2020 | Tüm Hakları Saklıdır
MND Ajans