ANASAYFA GÜNDEMSİYASETMANŞET HABEREKONOMİSPORRÖPORTAJLAR YAZARLAR VATANDAŞ DİYOR Kİ KURULUŞ İLETİŞİM

28.04.2020

AKILCILIK VE BİZİM AKILCILIĞIMIZ (2)

Bundan önceki yazımda Sayın Prof.Dr. Yaşar Öztürk’ün İmamı Azam Ebu Hanife adlı, Yeni Boyut Yayınları arasında 2009 yılında çıkan dev eserinden yararlanarak İmamı Azam Ebu Hanife’nin kısa bir hayat öyküsünü vermiştim. İslâm dininin dört mezhebinden Hanefi Mezhebi’nin kurucusu Ebu
Hanife’nin , devrimci düşünce ve fikirlerini , yine aynı kitaptan , esinlenerek, kısaca, aşağıdaki gibi özetlemek mümkündür . (a.g.e. 18 – 23). Kitabın sonraki sahifelerinde belirtilen fikirler , ayrıntılı bir şekilde işlenmektedir.
“İmamı Azam’ı maddesi ile şehit ettiren , manâsı ile ölümsüz kılan değerler ve sebepler şunlardır:
1- Kur’anın istediği “aklın işletilmesi”ni ve aklın egemenliğini dinin esas amacı olarak öne çıkardı,
2- Zulme karşı isyan ve ihtilâlin dinin talebi olduğunu gösteren eylemli bir aydınlığın öncülüğünü yaptı,
3- Arapçı- zorba Emevi ve Abbasi yönetimlerine karşı çıktı ve bu yönetimlere karşı kılıç kullanılması için fetva verdi, kılıç kullananları da maddeten destekledi,
4- İslâm’ın Arap ideolijisine dönüştürülmesine karşı çıktı,
5- Her Müslüman’ın kendi ana diliyle ibadet edebileceğine, bunun için de Kur’anın tercümesiyle namaz kılınabileceğine fetva verdi,
6- Uydurma hâdisleri red etti; bunun uzantışı olarak , hâdis diye nakledilen sözlerin Kur’an’a ve akla aykırı olanlarının Peygamberimize isnat edilmesine karşı çıktı,
7- İnsanı rableştirmeye karşı çıkarak Hz. Muhammed dışında eleştirilmez kişi , Kur’an dışında eleştirilmez kitap kabul etmedi,
8- Din ile şeriatın eşitlenmesini Kur’an’a aykırı buldu ve eşitlemeye karşı çıktı,
9- Batı’dan bin küsur yıl önce lâikliğin temellerini atıp müjde ışıklarını yakan şu iki fikri öne çıkardı; a)
“ İbadetler imanın olmazsa olmaz parçası değildir”, b) “azmışlarla savaş azmışlık ithamıyla yapılmalıdır, kâfirlik ithamıyla değil”
10- Ehlibeyti ( Peygamberimizin torunlarını) savunmayı ve sevmeyi bir mezhep olmaktan çıkarmanın öncülüğünü yaparak mezhep taassubuna darbe indirdi.
11- Hukuk alanında bireyin özgürlüğünü şaşmaz bir ilke olarak öne çıkardı,
12-Kadının evlenmede kimsenin velâyet ve vesayetine muhtaç olmadığını ilân edip kadın özgürlüğünün yolunu açtı; böylece geleneksel fıkhın temel kabullerinden birini yıktı,
13-Din hizmetinin rızık aracı yapılmasına karşı çıkarak din ülemasının geçimini dine bağlayan anlayışı yıktı. Kendi geçimini ticaretten kazanarak getirdiği bu anlayışı hayatıyla ödedi,
14- Alkollü içkilere geleneksel anlayıştan çok farklı baktı; şarap dışındaki içkilerin haram olmasını, sarhoş olacak kadar içme kaydına bağladı,
15- Riyakârlığı en büyük yıkım olarak gören anlayışının bir gereği olarak, fikir ve mücadele hayatında takiyyeciliğe tenezzül etmedi; sözünü hiç esirgemeden tam ve açık söyledi”

Ebu Hanife bu düşünce ve fikirlerini , zaman içinde açıkladıkça , kendisinin sapıklığından , İslâm’a kötülüklerinden , hatta kâfirliğinden yakınanlar olmuştur. Fakat bir gün gelmış Sayın Öztürk’ün de belirttiği gibi, “ İmamı Azam yani en büyük önder” ilân edilmiştir. Bir sonraki yazımda İmamı Azam hakkında bu söylenenlere yer vereceğim.
Bugün ülkemizde , mezhebine mensup olduğumuz İmamı Azam Ebu Hanife’nin , 1300 yıl önce savunduğu fikirleri ne kadar uyguladığımız konusu büyük bir tartışmaya açık bulunmaktadır. Acaba ülkemizde, bu bilgilerin ışığında, gerçek İslâm ne oranda uygulanmaktadır sorusu yanıt aramaktadır.


Bu yazı 73 defa okundu.


Yorumlar


Ad Soyad E-Mail
GÜNDEMSİYASETMANŞET HABEREKONOMİSPORRÖPORTAJLAR YAZARLAR ARŞİV

KONUMUMUZ

Altıeylül / Balıkesir
MND Ajans
©2020 | Tüm Hakları Saklıdır
MND Ajans